Cevapla
Seçenekler
Okunmamış 16.11.09, 03:49 PM   #1
MAHİNUR
Kardeş
 
MAHİNUR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 405
Tesekkür: 127
70 Mesajına 98 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5
MAHİNUR is on a distinguished road
Standart Çocuklarımıza Allah'ı nasıl anlatabilirim ??


forumankebut.net - Çocuklarımıza Allah'ı nasıl anlatabilirim ??

Çocuklarımıza ı nasıl anlatabilirim ??


Israrla Rabbimizi anlatırız da çocuğumuzun bu anlatımlardan zevk almadığını ve etkilenmediğini görürüz. Anne-babaların çocuğun soğukluğundan ya da yanlış tercihlerinden gerekli dersleri her zaman çıkarabildikleri söylenemez. Oysa “nerede hata yaptık?” sorusunu sıkça sormalıyız kendimize.

Mü’min anne-baba çocuklarının da mü’min olarak yetişmelerini ister. Bu aynı zamanda dini bir yükümlülüktür.
Mü’min anne-babalar doğumlarıyla birlikte kendilerine neşelerin en güzelini tattıran çocuklarının kulaklarına Ezan-ı Muhammedi’yi okurlar ki nebevi terbiyenin şartlarından birisi yerine gelmiş olsun. Özellikle de ailede salih bir mü’min aranır bu işi deruhde etmesi ve adeta bebeğin “kâlu belâ”da verdiği sözü çağrıştırması için.
Çocuk bizleri bilinçli bir şekilde izlemeye başladığı güne dek eğitim açısından her şey güzel ve nisbeten kolaydır. Aslında doğduğu anda bile annesinin sesini tanıyacak kadar yetenekli olan bu minicik varlıkların bizleri izlemedikleri an var mıdır?
Ama yine de daha zor olanı çevresiyle ilgisinin başladığı sorular sorduğu dönemdir.
Eğitimciler çocukların doğuştan dini kabule hazır olduklarını vurguluyorlar. Bizim yaşına ve dönemine uygun bir tarzda anlatacağımız dini konuları çok yadırgamayacak hemen kabullenme eğilimi gösterecektir. İşte bu noktada küçüklerin değil büyüklerin eğitime ve bilgilenmeye ihtiyaçları vardır.
Çocuğumuzun dini kabule hazır olduğunu düşündüğümüz anda en uygun fırsatı yakaladığımızı düşünür ve bildiklerimizi en ince teferruatına kadar anlatmaya başlarız. Amaç Rabbimizi tanıtmak gibi hem samimi hem de mukaddes bir amaçtır. Niyet güzeldir. Fakat yalnızca niyetin güzel olması yetmemekte niyetin nasıl gerçekleştirileceği büyük önem kazanmaktadır. Bizim için bir sınav başlamıştır artık. Dini eğitim vermek açısından çocuğumuzun ilk çocukluk yılları onun geleceğini de etkileyecek başarılı bir dönem olabileceği gibi kalıcı yanlışlar dönemi de olabiliyor.
Ulviye İmamoğlu semerkand aile dergis
__________________


Konu MAHİNUR tarafından (25.11.09 Saat 03:18 PM ) değiştirilmiştir. Sebep: kaynak belirtme
MAHİNUR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 16.11.09, 03:50 PM   #2
MAHİNUR
Kardeş
 
MAHİNUR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 405
Tesekkür: 127
70 Mesajına 98 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5
MAHİNUR is on a distinguished road
Standart Cevap: Çocuklarımıza Allah'ı nasıl anlatabilirim ??



Yanlışlarımız
Israrla Rabbimizi anlatırız da çocuğumuzun bu anlatımlardan zevk almadığını ve etkilenmediğini görürüz. Bütün çabalarımıza rağmen diğer varlıkları tanımaya çalışırken gösterdiği iştiyakı heyecanı dini öğrenme noktasında göstermez. Daha da üstüne gittiğimizde “ben ALLAH’ı sevmiyorum O’nun cehennemi var” diyerek tavrını koyacaktır. Anne-babaların çocuğun soğukluğundan ya da yanlış tercihlerinden gerekli dersleri her zaman çıkarabildikleri söylenemez. Oysa “nerede hata yaptık?” sorusunu sıkça sormalıyız kendimize.
Çocuğun sorular sormasına özellikle yaratılış ile ilgilenmesine güvenerek ALLAH’ın zaman ve mekan dışı ezeli ve ebedi oluşundan bahsederiz. Halbuki çocukta henüz sayı ve zaman kavramı oluşmamıştır. Soyut düşünememektedir; doğal olarak tanıyacağı ve seveceği her şeyi görebileceği bir varlık olarak algılama eğilimindedir. Bu nedenle biz zaman ve mekan üstü aşkın bir varlıktan O’nun sonsuz kudretinden bahsettikçe o ALLAH’ı kendinden çok uzak sevilmesi zor bir varlık olarak algılayacaktır. Bizim anlattıklarımızdan değil güleryüzle kendisine hediye veren kişiden daha çok etkilenecektir. Çocuğun duygusal ve zihinsel hazır oluşunu gözetmeden ona anlayamayacağı bir şekilde ALLAH’tan ahiretten bahsetmek çoğu zaman zararlı sonuçlar doğurabilmektedir.

Yine mü’min anne-babanın yaptığı en önemli yanlışlardan bir diğeri de çocuğu ALLAH ile korkutmaktır. Soruları ve algılama kapasiteleri gün geçtikçe büyüyen çocukların yaramazlıkları da artar. Ve anne-babanın bir yığın önemli işinin arasında bazen tahammül edilmesi zor bir “nesne” gibi durur çocuklar. İşleri akamete uğratan bir an önce aradan çekilmesi gereken bir nesne... Böyle durumlarda düşünmeden yine en kestirme ve kolay yolu tercih ederek yaramazlığına devam ettiği sürece “ALLAH’ın onu cehenneme atacağını ve yakacağını” söyleyerek tehdit ederiz. Ya da “ALLAH cezanı versin” gibi bir bedduayı layık görürüz ona. Oysa tüm bu cümleler çocuğa arzu etmediğimiz şekilde bir ALLAH tanımı vermektedir. Çocuk ALLAH’ın insanları cezalandırmak için fırsat kolladığını en küçük hatalarda bile onları ateşe atmak istediğini düşünür.
Ulviye İmamoğlu semarkand aile dergisii
__________________


Konu MAHİNUR tarafından (25.11.09 Saat 03:19 PM ) değiştirilmiştir. Sebep: kaynak belirtme
MAHİNUR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 16.11.09, 04:48 PM   #3
Sultanım Reyhanim
Kardeş
 
Sultanım Reyhanim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Nerden: BURSA
Yaş: 32
Mesajlar: 1.211
Tesekkür: 931
279 Mesajına 492 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 7
Sultanım Reyhanim is on a distinguished road
Sultanım Reyhanim - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Çocuklarımıza Allah'ı nasıl anlatabilirim ??

ÇOCUĞUMUZUN MANEVİ EĞİTİMİ


Çocuğumuzun manevi eğitimi vazgeçilmezdir
Manevi eğitim çocuğumuz için çok önemli ve vazgeçilmezdir. Manevi inançları olmayan çocuklar kendilerini eksik ve yalnız hissederler.



Depresyona girme riskleri fazla, kendilerine güvenleri yetersizdir. Oysa, hayatın bir anlamı olduğuna inanmak rahatlatıcıdır.

Maneviyat ebeveynlerden öğrenilir. Güven veren, uyumlu anne-babalar çocuklarına da inanç aşılarlar. Gördükleri ve hissedebildikleri ebeveynine güvenmeyi öğrenen çocuklar, göremedikleri bir varlığa inanmayı ve güvenmeyi de öğrenirler.



Maneviyatın günlük aile yaşantısından ayrı bir şey olmadığını, aslında aile hayatının ta kendisi olduğunu bilmeliyiz. Aslında her an maneviyatla iç içe yaşıyoruz.
Gökyüzünü, bulutları, ağaçları, bin bir renkteki çiçekleri, süt veren koyun ve inekleri çocuğumuzla birlikte seyredelim; tüm bunların nereden geldiğini ve bu nimetleri bize kimin ikram ettiğini konuşalım. Rabbimize şükredelim.


Çocuğumuz günlük hayatın manevi boyunu bildiğinde, ruh sağlığı ve mutluluğu çok şey kazanacaktır.


Onu dua etmeye, bir işei özellikle yemeğe ve yatmaya başlarken Allah’ın adını anmaya, verdiği nimetler için Rabbimizi şükretmeye, sevdirerek alıştırmalıyız.

Bayramlara, kandillere, Cuma günlerine, Ramazan ayına özel önem verelim. Bu günlerde daha mutlu ve neşeli olalım. Dini faaliyet ve ibadetlerimize çocuğumuzu da katarak heveslendirelim, zevk almalarını sağlayalım.

Unutmayalım ki inançlı çocuk, daha mutlu ve huzurlu çocuk demektir.

İnançlı olarak yetiştirelim

İnsanoğlu, kendisinden güçlü ve ulu bir varlığa inanmaya ihtiyaç duyar. Önemsiz endişelerimizi ve hayatın kısalığını, kainatın uçsuz bucaksız sonsuzluğuyla kıyasladığımızda; hayatın manasını, dünyada oluş sebebimizi, nereden gelip nereye gittiğimizi sorgulamaya düşünmeye başlarız.

Çocuklar bu konuları sorgulamaya çok erken yaşlarda başlarlar. “Annemin karnında gelişmeye başlamadan önce ben neredeydim?” “Ölen büyük annem şimdi nerede?” gibi sorular sorarlar.

Bu sorular üzerinde daha açık ve net düşünebilmeye başladıktan sonra, tatmin edici cevaplar isterler. Bu konularda onlar ile sohbet edelim. Meraklarını giderelim.

Üstelik teknolojinin geliştiği günümüzde maneviyata daha çok muhtacız. Manevi inançları olmadan büyüyen çocuklar, hayatlarının herhangi bir amacı ve anlamı olmadığını düşünebilirler. Dini ve manevi inançları zayıf çocuklar, belirsizlik denizinde kaybolabilirler veya olmadık sapkın bir inanışa bağlanabilirler.


Maneviyat, çocuklar tarafından görülemeyecek, ölçülemeyecek, ayarlanamayacak bir şey olduğundan, hayatın bu çok önemli boyutunu kaçırmamaları için yönlendirmeye ihtiyaçları vardır.

Çocuklar hayata daha derin bir anlam katmak için manevi araştırmalara bizim sandığımızdan daha çok zaman ayırırlar: “Ben dünyaya nereden geldim, nereye gidiyorum?” “Hangi yolu izlemeliyim?”

İşte manevi yönlendirme, çocukların kafalarında yer eden bu sorulara cevap verebilmeleri için bir plan ve yol haritası sunar. Aynı zamanda onlara güven, barış ve kişisel değer hissi verir.

Sonra manevi değerleri ve inançları olan kimseler, karşılaştıkları problem ve rahatsızlıklarla daha kolay baş eder, kendini daha güçlü hisseder. Yalnız olmadığını, Allah’a dayanan insana, Allah’ın yardım ederek onu sahipsiz bırakmadığını düşünür. Allah’ın himayesine girerek rahatlar, moral bulur.




Çocuklarımıza Allah sevgisi aşılayalım

Çocuğumuzu Rabbimizin sevgisi ile yetiştirelim. Evladımız Allah’ın; seven, koruyan, affeden, merhametlilerin en merhametlisi olan, cezadan çok ödüllendiren Azamet sahibi bir İlah olduğunu öğrenmelidir.

Bazı aileler, Allah korkusunu yanlış bir terbiye aracı olarak kullanmakta ve bu korkuyu, “söz dinlemeyeni Allah taş yapar!”, “yemeğini yemeyeni cehennemde yakar.”, “yalan söyleyenin dilini keser!” gibi cümlelerle çocuğun kafasına sokmaya çalışmaktadırlar.

Bunun sonucunda, çocukta yanlış bir ilah kavramı tasavvuru oluşmakla kalmaz, aynı zamanda sürekli günahlarından dolayı kendini suçlayan ve aşağılayan bu çocuğun ruh sağlığı da bozulur.

Çocuğumuzun sorularını basit, fakat doğru ve sade bir dille cevaplamalıyız. Allah’ın esirgeyen, bağışlayan, her şeyi yaratan ve bizleri koruyan tek ilah olduğunu çocuğa anlatmalıyız. Aşıladığımız Allah sevgisi, her türlü güçlüğü yenmede ona yardımcı olacaktır.

Bir başka husus da, çocuklarımızla birlikte gezilere çıkarak tabiat güzelliklerini onlara göstermeli ve kainatı onlara tanıtmamızdır.


Gökyüzünü, bulutları, ağaçları ve hayvanları beraber seyredelim; çocuğumuzla tüm bunların nereden tüm bunların nereden geldiği hakkında konuşalım. Hayvanat bahçesine götürerek Rabbimizin çeşitli yarattıklarını göstererek O’nun büyüklüğünü tefekküre teşvik edelim.

Yine, dini bayram ve kandillere önem vermeli, ibadete özendirmeli, onunla beraber camiye gitmeliyiz. Her konuda olduğu gibi bu konuda da anne/baba olarak uygun model olmalıyız.

Ailesinde sıcak ve mutlu ortam olan çocuklar bu sıcaklığa uyar, anne-babanın ahlâkî ve geleneksel değerlerini paylaşırlar. Maneviyat, çocukların kendilerine ve kendi dışındaki ilişkilere güven duymalarını gerektirir; güven de hevesli, uyumlu ve karşılık veren ebeveynlerden öğrenilir.





GÜLİSTAN DERGİSİ
DOÇ.DR. SEFA SAYGILI
__________________
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]

[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
Sultanım Reyhanim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 17.11.09, 10:17 AM   #4
MAHİNUR
Kardeş
 
MAHİNUR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 405
Tesekkür: 127
70 Mesajına 98 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5
MAHİNUR is on a distinguished road
Standart Cevap: Çocuklarımıza Allah'ı nasıl anlatabilirim ??

Allah razı olsun kardeşim paylaşımın için sağol.
__________________

MAHİNUR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 17.11.09, 10:23 AM   #5
MAHİNUR
Kardeş
 
MAHİNUR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 405
Tesekkür: 127
70 Mesajına 98 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5
MAHİNUR is on a distinguished road
Standart Cevap: Çocuklarımıza Allah'ı nasıl anlatabilirim ??


Çocuklara Allah'ın Varlığı Nasıl Anlatılır?
HANGİ YAŞTA NE ÖĞRETMELİ?
2-3 Yaş: Bu yaşlarda değer ve inançlar şekillenmeye çocuğun kelime haznesi oturmaya başlıyor. Bu yaşlarda ALLAH peygamber ve melek gibi kavramlar çocuğun çevresindeki konuşma ortamında sıklıkla kullanılmalı maşALLAH elhamdülillah bismillah gibi ifadelerle çocuğun kelime haznesinde ALLAH'ın yerini alması sağlanmalıdır.

4-7 Yaş: Bu yaşlarda çocuklar soyut kavramları anlayamadığından ALLAH'ı somut bir şeyle kıyaslarlar. Bu normal karşılanmalıdır. Cevaplarda da soyuta kaçmak yerine somutun hep daha ötesi ifadeler kullanılmalıdır. Çocuk 'ALLAH'ın boyu bulutlardan da yüksek mi?' gibi bir soru sorarsa 'ALLAH'ın boyu olmaz yavrum' demek yerine 'Onu Cennette göreceğiz ama yıldızları da o havada tuttuğuna göre çok daha büyük olmalı' demek çocuğun somut sınırlarını zorlar ama soyuta da kaçmaz. Yine bu aralıkta çocuklar sorgulamaksızın duydukları her şeyi kabul ederler. Bu yaş aralığında çocuğa dün sen uyurken bulutlar yere inip senin başının altında yastık oldu deseniz bunu sorgulamazlar. Bu yaş aralığında daha sonraki sorgulama döneminde anlatılması zor olacak olan ALLAH'ın varlığı meselesi kolaylıkla kabul ettirilebilir. Bu yaş grubunun alt bölümleri de vardır:

4-5 Yaş: Çocukların sevgiyle ilgili kavramları öğrendiği yaşlardır. Bu yaşlarda çocuklara ALLAH'ın çocukları ne kadar çok sevdiği her fırsatta anlatılmalıdır. Çocuklara 'En çok kimi seviyorsun?' gibi sıradan bir soru yerine 'ALLAH'tan ve peygamberinden sonra en çok kimi seviyorsun?' sorusu sorulmalı böylelikle ALLAH'ın herkesten çok sevilmesi gerektiği öğretilmelidir. 6-7 Yaş: Bu yaş çocuklarında kendilerini büyüklere ve özellikle de anne-babaya beğendirme eğilimi baskındır. Bu yaşlarda çocukların dua etmeleri şükretmeleri bismillah demeleri takdir edilmelidir. Çocuk 2 yaşından itibaren büyükleri taklit eder ancak özellikle 6-7 yaşlarında bunu beğenilme amaçlı yapmaya başlar. Bu yaşlarda çocuğun gördüğü yerde ibadet etmek sesli olarak dua etmek insan ve hayvan sevgisini aile içinde ifade etmek önemlidir.
7-9 Yaş: Bu yaşlardaki çocuklar ALLAH'ın zatı ile ilgili sorular sormaya başlar. Çocukların arkadaşlarına 'Sen ALLAH'a inanıyor musun?' sorusunu sormaya başladıkları yaş bu yaştır. Çocuk ilk defa bu yaşta 'İnanılan ve inanılmayan bir ALLAH'ın var olduğunun' farkına varır. Bu yaş grubu çocuğu varlıklar âlemi ile onları yaratan arasında sevginin ötesindeki yaratıcılık ilişkisini kurmaya başlar. ALLAH'ın yaratan duyan bilen gören nimetleri veren terbiye eden rızık veren hastalıkları iyileştiren ALLAH olduğu anlatılmalıdır. Bu açıdan bu yaşlardaki eğitim görme ve izleme temelli eğitim olmalıdır. Çocuğun etrafında gördüğü varlıkların renk güzellik şekil ve düzeninden haberdar olması bunları fark edebilmesi ve bunları yaratanın ALLAH olduğunu anlaması sağlanmalıdır. Bu yaşlarda çocuk anne babasıyla oyun oynamayı bırakır ve arkadaşları ile televizyon izlemeye ve oyun oynamaya başlar. Bu sebeple din eğitiminin oyunlarla neşe verici kitaplarla çizgi filmlerle ve bulmacalarla verilmeye başlaması gerekir.

9-14 Yaş: Soyut düşünebilme kabiliyeti bu yaşlarda kazanılır. Bu yaşlarda çocuk iki zihni durum geliştirir. Bir taraftan soyut düşünebilirken diğer taraftan ailesine ve aile büyüklerine karşı sorgulayıcı reddedici çatışmacı tepkiler geliştirir. Bu sebeple bu yıllardaki din eğitimi aile bireylerinden ziyade arkadaş çevresi cami ve okulla verilmelidir. Babaanne ve dede gibi figürler bu yaşlarda anne babalardan daha etkili olabilir. Çocuklar bu yaşlarda kendi başlarına kitap okumaya başlayacaklarından veya televizyon seyredip internete gireceklerinden anne babanın sorumluluğu artarken kontrolü azalır. Bu da çevre faktörlerinin kontrol edebilmenin önemini artırır.
Somuncu Baba Dergisi
__________________

MAHİNUR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 17.11.09, 10:32 AM   #6
MAHİNUR
Kardeş
 
MAHİNUR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 405
Tesekkür: 127
70 Mesajına 98 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5
MAHİNUR is on a distinguished road
Standart Cevap: Çocuklarımıza Allah'ı nasıl anlatabilirim ??

ÇOCUĞUMUZA İSLAM'I NASIL ANLATALIM ?

1)Okul öncesi:0-6 YAŞ

Bebeklik çağı:0-2=İlk çocukluk
Oyun çağı :3-6 ... 4 . yaş dinle ilgili soru sormaya başlanan yaştır.Sorulara onlarım yaşlarına uygun somut örneklerle cevaplar verilmelidir.Çocuk bu yaşta " Kişilik ve karakterini geliştirir" .Ayrıca bu yaş " Taklit " çağındadır.

2)Okul çağı:7-12

12yaş:Son çocukluk

13yaş:Erinlik öncesi

13-15yaş:Erinlik buluğ

16:Erinlik sonrası

Temyiz çağı 8-9 yaş civarıdır.Cennet cehennem bu yaşlarda çocuğa öğretilebilir.Çocuk bu yaşta korku ile tanışabilir - Cehennem - ; Sevgi doğuştandırkorku sonradan kazanılır.Engelleyici değil ufuk açıcı olmak gerekir.Yapma dediğimiz şeyin alternatifi olmalıdır.

3) Gençlik : 18-20
Bu döneme ikinci doğum adı da verilmektedir.

15-20 YAŞ ÖĞRENCİLERİNDE DAVRANIŞ PSİKOLOJİSİ

1)Bu yaş grubunda yaşanması gerekenler yaşanmalı.Bu devirde yaşanması gerekenler yaşanmazsa 30 'unda da çocuk gibi davranırlar.

2)Erken yaşta olgunlaşma sağlanmalıdır.

3)Yetişkin muamelesi yapılmalıdır.

4)Bu yaş Toplumsal gelişim açısından en zayıf dönem:Büyüklerle bir arada olmaktan hoşlanmazlar.

5)Yetişkinlere karşı isyandadırlar.Yetişkinlerde gördükleri olumsuzluklar onlarda yıkımlara sebep olur.

6)Hayalperesttirler.

7)8-10 yaşlarında idol edindikleri kişilerde gördükleri yanlışlıklar onlarda yıkıma sebep olur.

Beden kimyasında ciddi değişiklikler olur. Fiziksel olarak ta gelişir.(Gergindirler hassas dönemdedirler.Emrivaki onur kırıcı kişiliklerini aşağılayıcı davranılmamalı)

9)Sakardırlar.(Bedeni hızlı geliştiği için) daha önce kavradıkları uzandıklarına daha çabuk ulaşır ve bu onları sakar yapar...

10)Otorite kabul etmezler (Rica ile istekte bulunulmalı aksi durum nefrete sebep olur )

11)Arkadaş(akran) önemlidir.(İyi arkadaş seçimine yardım etmeli rehberlik bunaltmadan yapılmalı atılımları engellenmemelidir)Kontrollü serbesti sağlanmalıdır.

12)Aileden koparailesini beğenmez(Kompleks değildir)

13)Bağımsızlığına düşkündür(Dinin " yasaklar " bölümünü ön plana çıkarmamalıyız)

14)İdolleri iyi seçmek lazım (İdolleri iyi seçilmezse artistlere şahsiyetsiz ve karaktersizlere taparlar)

15)Şairdirler duygusaldırlar...

16)Arkadaşlıkları çok kuvvetlidir.Arkadaşı için canını verir.Arkadaşına yaptığınız bir yanlışı kendilerine yapılmış kabul ederler

17)Aşırı hareketlidirler (Enerjilerini attırtmak gerekiroyun ihtiyacını karşılamalıyız)

18)Giyim kuşama düşkündürler .

19)Monotonluktan hoşlanmazlar(Değişiklikyenilik yapmak lazım) “Din duygu eğitimidir bilgi eğitimi değildir.Bilgi eğitimi olsaydı dini en güzel İlahiyatçı mesela İlahiyatçılar yaşarlardı.”

Dini hissettirtmek ALLAH ve Resulünü hissettirtmek lazımdır.Duyguları harekete geçirerek filmlerresimler piyeslerkıssalar menkıbeler ön plana çıkarılmalıdır...

Dinimizi bilgi yığını olmaktan çıkarmalıduygu yoğunluğu haline getirmeliyiz.

20)Korkuları vardır –Gruptan dışlanma ...vs gibi -

21)İftiraya uğramaktan nefret ederler(Hayal edilemeyecek davranışlar tepkiler verirler)

22)Yalancılık itham edilmek ( "Yalan söyleme doğru söyle "sözcüğü dahi bizden nefret etmelerine sebep olabilir.Hataları Yüze vurma yapılmamalıdır-hayasızlaşırlar...)

23)Güvenlerini kendilerini sevmelerini sağlamalıyız.k.Kendileriyle aileleriyleçevresiyleYaratanıyla barışık olmasını sağlamalıyız.Toplumla iyi ilişkiler kurmasına yardımcı olmalıyız.Küçük görevlerle = başarmaları sağlanmalı = sorumluluk almaları sağlanmalı ve sonunca söz ile bile olsa takdir edilmelidirler... zaman kendilerine güven kazanabilirler .

24)Onları kırmamalıyız.

25)Onlara Öfkelenmemeliyiz.Onlarla için dertleşelim hoşlanırlar.

26)Toplantı- etkinlik yarışmagezi pikniklerküme çalışmasıEğitici faaliyetler ile kendisine Sorumluluk kazandırtmalıyız...

__________________

MAHİNUR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 17.11.09, 10:36 AM   #7
MAHİNUR
Kardeş
 
MAHİNUR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 405
Tesekkür: 127
70 Mesajına 98 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5
MAHİNUR is on a distinguished road
Standart Cevap: Çocuklarımıza Allah'ı nasıl anlatabilirim ??



BU YAŞLARDA ÇOCUĞU DİNE YAKLAŞTIRAN ŞEYLER

1)Sonsuzluk duygusu=Ebedilik arzusu=CennetCehennem

2)Sevgi ve sığınma ihtiyacı(Dini sığınak olarak verelim)

3)Güven içinde olma ihtiyacı(intiharın mutsuzlukların en ağır olduğu yıllardır.)

4)Suçluluk ve günah duygusu(Dini sığınağı için almalıyız)

5)Yalnızlık ve teselli ihtiyacı (Din içinde tövbe-Psikiyatri)

6)Çözümsüz sorular(Ölüm sonrasıRüyada gözsüz görüyoruz...Bilimin çözemediği sorular)Hepimizin cevabı BİLİMİN IŞIĞINDA DİNİ AÇIKLAMALAR İLE verilmelidir.

7)Tepkisel yapıda olanlar daha sonra dine yönelebiliyorlar ...

Toplumsal yapının bozuklu =Batının yönetmesi...vs

DİNDEN UZAKLAŞTIRAN ŞEYLER

1)Bağımsızlık ihtiyacı=Sınırsız özgürlük. “Hak'ka esir olmayan herkese kul olur.”

2)Cinsel arzuların yoğunluğu .

3)Yanlış ve hurafe bilgiler.

4)Din dilinin yetersizliği (Kelime kavramlarını anlamaması)

5)Rehbersizlik(Önder rehber idolörnek Müslüman )

6)Müslümanlık ve baskı =Baskıcı Müslüman ailede yetişen gençlere İslam'ı anlatmak - sevdirmek - özümsetmek çok daha zordur)

7)Dini konuda desteksizlik (BilgisayarInternet kitap eksikliği ...)

Modern hayatın çekiciliği.

9)Söylenenle uygulananlar arasındaki çelişki.

10)Dini kötü temsil edenlerin varlığı.

GENEL ÖZET :

1) 14-15 Yaş Din gelişimini uyanışDini duyarlılıksamimisıcak oldukları dönemdir.İbadete düşkünlük vardır.Mübarek gün ve gecelere çok önem verirler.
15-16 Yaş Din gelişimine karşı çıkar akılla doğruları bulmaya çalışır.Mantıkla din anlaşılmaz.Akıl sınırlıdırdin sınırsızdır.Akılla dini yorumlarlar olumsuzluk oluşur.

2)Cinsel konularda arzu ve istekleri meşru zeminde tatmin etmek isterler.Din buna karşı olduğu için dine karşı davranış sergilerler.

3)Özentileri vardır.Din bunu engeller.

4)Çelişkiler vardır(Dindar gibi gözükür-çelişir)

5)Sığınak ararlar.Din en büyük sığınaktır.

6)Kendilerine yalnız hissederler Din burada anlatılınca çözümdür.

7)14-16 Yaş :En problemli dönem. Dinde en kararlı dönem başlıyortoparlanma başlıyor.Zihin gelişimi en üst düzeydedir.

Dini hocaya bakarak öğreniyoridol ediniyoridoldeki yanlışlık dinden de uzaklaştırıyor.

Ergenin yetişkin olduğunda özgüveni gelişmişkişiliğini sağlıklı temellere oturtmuşkomplekslerden uzak bir insan olmasını istiyorsak onunla olan ilişkilerimizde sevgi ve ilgiye yeteri kadar yer vermeliyiz.Ergen bu özelliklerle yetiştiğinde dini fonksiyonel olarak yani sadece korkuları yatıştıran arzuları yerine getiren bir olgu olarak algılamayacaktır.Aksine onun dini anlayışı müsamaha saygı başkalarına iyi niyet dini emir ve yasaklara riayetibadetlerde devamlılık gibi pratik ve gözlemlenebilir etli ve özelliklerle belirlenmiş olacaktır.Böylece o dini içselleştirmesiyle birlikte dinin sadece öte dünya için değil bu dünyadaki çeşitli oluşumlar için gerekli olduğu bilincine varacaktır.

EĞİTİMDE 5- 10 YAŞ ARASI ÇOCUKLAR :

5-7 YAŞ EVRESİNDE ÇOCUKLARIN GÖSTERMİŞ OLDUKLARI ORTAK ÖZELLİKLER

Grup içinde çalışma ve oynamaya hazırdırlar paylaşmayı bilirler oturup ebeveyni dinleyebilirler.
Konsantre olabilirler ne zaman ve nasıl sessiz olunması gerektiğini bilirler.
Kendileri ile barışıktırlar.
Hayali oyunlar oynayabilirler mizah yüklü bir düşünce yapısına sahiptirler .
Yanlış ve doğru duygusu gelişmeye başlamıştır.
Başkaları hakkında keskin yargılar geliştirebilirler .
Cinsel kimliklerinin farkındadırlar.
Ben merkezcidirler ve sıkça kendilerini başkalarının yerine koymayı beceremezler.

BU EVREDEKİ UYARI İŞARETLERİ

•Basma kalıp ya da tekrara dayalı oyunlar yada sadece kendi başına oynama.

•Kayıtsız kalma ve duygusuz davranışlar.

•Bulunduğu çevrede sorunlar çıkararak kendini ifade etme.

7-10 YAŞ EVRESİNDE ÇOCUKLARIN SAHİP OLDUKLARI ÖZELLİKLER

Sezgisel düşünmenin yerini mantıksal düşünmeye bıraktığı’ nedensellik dönemi’ başlar.
Bilişsel düşünmenin büyük bir bölümü bu dönemde başlar.

Bu evrede çocuklar örgün eğitim için hazırdırlar.
Motor becerilerinde kaydedilir bir gelişme gösterirler.
Dinleme becerilerinde kaydedilir bir gelişme gözlenir.
Uzlaşma ve işbirliği içindedirler.
Bu özelliklerinden dolayı yakın arkadaşlıklar kurabilme becerileri geliştirirler.
Oyunlarda yenilgiyi kabul edebilirler ve yenilgiden dolayı yıkılmazlar.
Kuralları kabullenirler ve harfiyen uygularlar.
Ödül övgü gibi somut karşılıklara cevap verirler
Korkuları kabullenmezler.

BU EVREDEKİ UYARI İŞARETLERİ

*Yaş gruplarından kendini soyutlama ya da mahrum bırakma.

*İyi yapamama korkusu sürekli olarak ödül ve övgülere gereksinim duyma.

*Her zaman birinci olma kazanma gereksinimi.
__________________

MAHİNUR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 17.11.09, 10:45 AM   #8
Sultanım Reyhanim
Kardeş
 
Sultanım Reyhanim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Nerden: BURSA
Yaş: 32
Mesajlar: 1.211
Tesekkür: 931
279 Mesajına 492 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 7
Sultanım Reyhanim is on a distinguished road
Sultanım Reyhanim - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Çocuklarımıza Allah'ı nasıl anlatabilirim ??

SİZLERDEN DE ALLAH RAZI OLSUN VESİLE OLDUNUZ İNŞALLAH,RABBİM HİZMETLERİNİZİN VE İSTİKAMETİNİZİN DEVAMINI NASİP ETSİN İNSALLAH...
__________________
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]

[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
Sultanım Reyhanim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 17.11.09, 10:48 AM   #9
MAHİNUR
Kardeş
 
MAHİNUR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 405
Tesekkür: 127
70 Mesajına 98 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5
MAHİNUR is on a distinguished road
Standart Cevap: Çocuklarımıza Allah'ı nasıl anlatabilirim ??


Allah Ve Çocuk
Çocuk sağda solda dışarıda içeride evde sokakta hayatın güzelliğine dair cümleler duyamıyordu. Çocuk hayattan korkuyordu. Çevresinde olup biten şeyler ona çok karmaşık geliyordu. Can sıkıntısından patlıyordu. İçinde bir boşluk vardı. Anlam veremiyordu. Hiçbir şeye anlam veremiyordu. Oyuncaklarından sıkılıyordu. Sıkılınca oyuncaklarını sağa sola fırlatıyordu. Oyuncaklarına kötü davranıyordu. Babası ona sadece oyuncak almakla yetiniyordu. Herbir oyuncakla ilgisi birkaç günlüktü. Modern zamanın insanı neyse modern zamanın çocuğu da oydu. Çocuk mutsuzdu. Anne babalar mutsuzdu. Çocuk hayattan korkuyordu. Yaşananlar onu tedirgin ediyordu. Çocuk güvensizdi. Etrafı tehlikelerle doluydu. Her an kötü bir şey olabilirdi.

Çocuğun içindeki karmaşa diline de yansıyordu. İçinde neler olup bittiğini çözemiyor hem içindeki karmaşadan hem de dilinin henüz yeni inşa edilmesinden bunları kelimelere dökemiyordu. Dökse de onu kim dinleyecekti? O da kendisi için daha rahat bir anlatım biçimi olan resimlerle anlattı bunu. Çocukların yaptıkları resimler onların en anlaşılabilir dilidir.

KÂİNATIN İÇİNDE ÇOCUK ÇOCUĞUN İÇİNDE KÂİNAT

Yeni doğan bir çocuk bu kâinata yeni bir katılımdır. Yok olan adı sanı olmayan birisi bir anda mucizevî bir biçimde dünyaya gelivermiştir. Bu kâinat için bir kazanımdır. Kâinat muhteşem bir varlığı daha kazanmıştır. Artık kâinattaki nesneleri yaratılışı; nesnelerdeki ve yaratılıştaki mükemmelliği güzelliği estetiği anlamı idrak edecek yeni bir varlık daha vardır artık. Kâinattaki sesleri duyacak tatları tadacak kokuları koklayacak nesnelerin yüzeylerindeki kendine özgü hâle dokunacak biçimleri görecek başka bir varlık daha vardır. Kâinatı akledecek yeni bir akıl daha vardır. Kâinatı farkedecek ve farkettiğini de farkedecek yeni bir bilinç daha vardır. Kâinat eski kâinat değildir artık.

__________________

MAHİNUR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 17.11.09, 10:50 AM   #10
MAHİNUR
Kardeş
 
MAHİNUR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 405
Tesekkür: 127
70 Mesajına 98 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5
MAHİNUR is on a distinguished road
Standart Cevap: Çocuklarımıza Allah'ı nasıl anlatabilirim ??


Çocuğun akıl almaz biyolojik ve psikolojik gelişimi ile birlikte ikili bir etkileşim de olmaya başlar. Çocuğun varlığı ile kâinata katılımının ötesinde yeni bir katılım daha basamak basamak ilerler. Çocuk yerinde duramaz. Eşyalara dokunur. Karıştırır. Eline alır. İnceler. İzler. Gözlem yapar. Eline aldığı çiçeğin kokusunu hisseder. Sıcağı ve soğuğu tanır. Tam bu sırada yani çocuk kâinatın içine katıldıkça kâinatla ilişki kurdukça kâinat da çocuğun içine katılır. Bunu nasıl anlarız?

ON YAŞINA gelmiş bir çocuktan gözünü kapatmasını isteyelim. Onun eline çeşitli nesneleri bırakalım. Çocuk bir çok nesneleri dokunarak tanıyacaktır. Elindeki kalemin kalem portakalın portakal çileğin çilek olduğunu farkedecektir. Aynı şekilde ona çeşitli kokulara sahip varlıkları koklatalım. Gülün kokusunu çileğin kokusunu kekin kokusunu ayırt edecek ve bize doğru tahminlerde bulunacaktır. Yine gözleri kapalı haldeyken dalga sesini yaprakların hışırtısını kapı gıcırtısını tanıyacaktır. Çocuk nasıl oldu da bunları doğruya oldukça yakın bir şekilde tanıyabildi?

Çünkü çocuk kâinatın içine katılmakla birlikte kâinat da çocuğun içine katılmakta dahil olmaktadır. Sesler görüntüler tatlar kokular dokunma hisleri hiç durmaksızın doğumundan itibaren çocuğun içine doğru akar. Sadece beş duyuyla algılananlar katılmaz çocuğun içine. Özellikle anne babasının ilgisi merhameti şefkati değerli olduğu önemsendiği hissi de çocuğun içine katılır ve orada saklanır.

Çocukla anne babası çevresindeki nesneler toplamında kâinat arasında bir “bağlanma” oluşur. Önemli bir nokta bu bağlanmanın da çocuğun içine gelip yerleşmesi çocuğun içine katılmasıdır. Örneğin bir yaz tatilinde gördüğü bir ördekle bir bağlanma yaşayabilir. Ördeğe karşı içinde bir sevme duygusu onunla ilişki duygusu gelişir. Çocukla ördek arasında bazen tek taraflı bazen de iki taraflı bir bağlılık olur. Çocuk ördeği bırakıp evine geldiğinde onun biçimi sağa sola salınarak yürümesi çıkardığı ses tüylerinin yumuşaklığı gibi özellikler çocuğun içine katıldığı için çocuk bunları yanında taşıdığı gibi öte yandan ona olan bağlılıkta çocuğun içine yerleşmiştir. Eve gelince çocuk bir yandan ördeği özlediğini hisseder. Ancak kavuşma umudu yoksa içindeki “bağlılık hissi” ona yeter. Ördek onun yanında değildir. Ancak ördek artık onun içindedir.
KÂİNATIN kâinatta yaşananların çocuğun yaşadıklarının çocuğun içine katılması bulûğ çağında en olgun düzeyine varır. Kâinatın ve çocuğun kâinatla arasında gelişen bağlanmanın da çocuğun içine katılması ile; çocuk da artık küçük bir kâinat haline gelir. Bir hücreye bir insanı kapatsak bile bu insan ağzında limonun tadını rüzgârın uğultusunu çileğin kokusunu annesinin kendisine sarılmasını gökteki ayın biçimini duyumsar. Artık kâinat sadece insanın dışında değil aynı zamanda insanın içindedir de çünkü.

Çocuk gece üçte uyandı. Etraf karanlıktı. Etraf belirsizdi. Çığlık attı. Annesi yanına geldi. Çocuk ağlıyordu. Çocuk korkuyordu. Anne neyin var diye sordu? Çocuk yalnızca ağlıyordu.
Dağlar çok büyüktü. Kocamandı. Ulaşılamazdı. Denizler çok büyüktü. Denizler çok genişti. Denizde çok su vardı. Su çocuğu yutabilirdi. Gökyüzü çok uzaktı. Gökyüzünde çok yıldız vardı. Çocuk çok korkuyordu. Çocuk çok çaresizdi. Çocuğun gündüzdeki korkuları gece rüyasına da girmişti. Rüyasında koca koca denizlerin dalgaları üzerine doğru geliyordu. Tam o sıra çığlık atarak uyanmıştı.
__________________

MAHİNUR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 17.11.09, 10:55 AM   #11
MAHİNUR
Kardeş
 
MAHİNUR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 405
Tesekkür: 127
70 Mesajına 98 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5
MAHİNUR is on a distinguished road
Standart Cevap: Çocuklarımıza Allah'ı nasıl anlatabilirim ??



KÂİNATIN ÇOCUĞUN İÇİNE YERLEŞMESİNDE İKİ SORUN
Çocuktaki duygusal zekâ gelişimi ile nesnelerle kâinatla ilişki kurma biçimi arasında sıkı bir ilişki mevcuttur. Duygusal zekâ tutarlı derin ve anlamlı bir bağlanma ile mümkündür.

Modern yaşam nesnelerle “teğet ilişki” kurmaktadır. Teğet ilişkide ilişki biçimi anlıktır. Dokunmatiktir. Bir daireye bir doğrunun sadece bir noktadan dokunabilmesi gibi artık biz de nesnelere bir anlık dokunabiliyoruz. Nesnelerle anlık dokunmatik ya da teğetsel ilişki ile kâinatın insanın içine katılmasında ciddi aksamalar husule gelebilmektedir. Bu da çocukların dünyalarında boşluk hissinin oluşumuna yol açmakta oldukça hızlı duygusuz bir ilişki kurmakta bu da onlarda bağlanma duygusunun gelişimini engellemektedir. Zamanımızda nesnelerle kâinatla bir ilişkisizlik sorunu vardır. Bu ilişkisizlik çocukların dikkat ve algılama yeteneklerini köreltmekte dikkati dağınık hiperaktif bireylerin oluşumuna katkıda bulunmaktadır.
NESNELERLE kurulan ilişkinin teğet ilişki biçimini aldığının en önemli göstergesi nesnelerle beş duyumuzu kullanmadan kurduğumuz yüzeysel ilişkidir. Çilekler koklanmadan dokunulmadan ağızda uyandırdığı çiğneme sesi dinlenilmeden sadece bir anlık ağızdaki tat hissedilerek yenmektedir. Çocuklar oyuncak bolluğunda onlarla daha derin onlarla belli bir bağlılık fırsatı yakalayamadan onlarla beş duyularını kullanma fırsatı bulamadan ilişki kurmaktadırlar. Kullanılıp atılan teneke kutularla bir insan nasıl yüzeysel ilişki kurabiliyorsa hemencecik yenen yemekler meyveler sık sık değişen oyuncaklar da odur.
Özellikle kâinattaki canlı varlıklar ile çocuğun kuracağı bağlılıklar onları içselleştirmesi çocuğun içinde tatmin duygusu hissetmesi açısından büyük önem taşır. Kâinatla ilişkisizlik “Ne yaparsak yapalım çocuğumuz bir türlü tatmin olmuyor memnun olmuyor”nev’inden şikayetlere kapı açacaktır. Zamanımız çocuklarının tatmin olmaması anlaşılabilir bir durumdur. Çünkü kâinattan kopartılmışlardır.

KÂİNATIN çocuğun içine katılması yani nesnelerin içselleştirmesindeki ikinci sorun ise kâinatla ilişki kurarken Yaratıcı’nın dışlanmasıdır. Bir noktanın tekrar altını çizmek istiyorum. Kâinat bir odaya sayısız eşyayı yığmak biçiminde gelip insanın içine yerleşmez. Burada eşya ile çocuğun kurduğu duygusal alışveriş çocuk ile eşyalar varlıklar toplamında kâinat ile kurduğu bağlılık da gelip çocuğun içine dahil olur. Dolayısı ile kâinatın insanın içine yerleşmesi duygusuz hissiz bir yerleşme değildir.
Çocuğun kâinatla bağlanmasının güvenli bir bağlanma olması ve sağlam bir duygusal zekâ gelişimi için ikinci gerekli olan durum kâinatla ilişkiye Yaratıcının katılmasıdır. Çocukların ruhu ve kalbi yetişkinlere göre daha duyarlıdır. Çocuk ne kadar kâinatla Yaratıcı’dan bağımsız olarak derin bir ilişki kurmaya teşvik edilirse edilsin kâinat çocuğa; karmaşık incitici geçici kâinatın içine hiç katılmamasına göre daha iyi olmakla birlikte çocuğun kalbini yine de dolduramaz. Çünkü “Kalpler ancak ALLAH’ı anmakla doyar.” Bu çocuğun kalbi içinde gereklidir. Çocuğun ihtiyacı olan Yaratıcının kâinatta görünen O’nun özellikleri yoluyla insanın kalbine yerleşmesidir. Kâinat yoluyla Yaratıcı ile kurulacak bir ilişki ile ancak çocuk kendini güvende hissedebilecektir. Çocuk için birkaç temel ihtiyaçtan biri de güven duygusudur ve bu duygu duygusal zekânın gelişimi için çok elzemdir.

Yaratıcıya ihtiyacı olan sadece yetişkinler değildir. Anne babalar genelde çocukları ile ilgili olarak bir yetişkinlik projesi kurarlar. İlerde çocukları büyüdüğünde birer yetişkin olduklarında çocuklarının Yaratıcı ile bağlılık geliştirmiş birer insan olmasını arzularlar. Ancak unutulan gerçek çocuklarının çocuk iken Yaratıcıya ihtiyaçları olduğudur. Ebeveynlerin aklından çıkarmamaları gereken en önemli noktalardan biri budur.
Dışarısı karanlıktı. Rüzgar uğulduyordu. Ağaçların dalları bir o yana bir bu yana eğiliyordu. Çocuk korkuyordu. Herşey korkutucuydu. Çocuk annesinin yanına gitti. Annesinin kalp atışlarını hissetti. Annesinin kalbi korkudan her zamankinden daha çok çarpıyordu. Çocuk annesindeki korkuyu algıladı. Kendini daha güvensiz hissetti. Birden şimşek çaktı. Çocuk annesine sıkıca sarıldı. Etraf bir an aydınlandı. Çocuk dışarıda neler olup bittiğini anlayamıyordu. Şimşek neydi? Etraf neden bir an aydınlanmıştı. O gök gürültüsü neden oluyordu? Şarıl şarıl yağmur yağmaya başlamıştı. Yağan yağmurlar birikip yollar sel olur muydu? Geçen gün televizyonda gördüğü gibi bazı evleri sel basmıştı. Yağmur suları kendi evlerine kadar yükselirse ne yaparlardı? Çocuk yağmurdan korkmaya başladı.
Çocuk için herşey çok büyüktü. Her şey kocamandı.

__________________

MAHİNUR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 17.11.09, 11:00 AM   #12
MAHİNUR
Kardeş
 
MAHİNUR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 405
Tesekkür: 127
70 Mesajına 98 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5
MAHİNUR is on a distinguished road
Standart Cevap: Çocuklarımıza Allah'ı nasıl anlatabilirim ??

BEŞ DUYU MODELİ

Çocuğun nesnelerle Yaratıcısız ilişki kurması çocuğun ihtiyaç duyduğu bağlılığı ve bağlanma ihtiyacını gideremez. Her varlığın her olayın Yaratıcının eseri olduğu her olayın O’nun kontrolünde olduğu hakikatine yetişkinler kadar çocukların da ihtiyacı vardır. Yaratıcıdan bağımsız şekilde eşyalarla varlıklarla kurulacak bir ilişkide kurulan bağlanma da çocuğun kalbini yaralar. Kâinatla nesnelerle beş duyuyu kullanarak kurulacak ilişkide güvensiz bağlanma Yaratıcı ile birlikte kâinattaki nesnelerin içselleştirilmesi ise güvenli bağlanma oluşturur. Kâinatsız bir şekilde Yaratıcının tanıtılması ise karmaşık duygulu bağlanma dediğimiz bir bağlanma oluşturur.
Kâinatı çocuğun içine yerleştirmeden Yaratıcının yerleşmesi zor olduğu gibi Yaratıcısız kâinatın çocuğun içine yerleşmesi o oranda sorunludur. Hem kâinatın çocuğun içine yerleşmesi hem de Yaratıcının yerleşmesi birlikte eş zamanlı birbirini destekler bir nitelikte olabilme imkânı yok mudur?

Böyle bir imkânı kâinatla sürgit bir ilişki halinde olmamız nesnelerle teğet değil derinden bir bağlantıya geçmemizle söz konusu olabilir. Bunun için çocuk doğduğundan itibaren nesnelerle ilişki kurarken o nesnenin tüm özelliklerinin çocuğa tanıtılması bize yeni bir imkân sunar.

“Beş Duyu Modeli” adını verdiğim yaklaşımda amaç bir varlığı çocuğa tanıtırken onu içine katarken onun mümkün olan tüm özellikleri ile ilişki kurmasını sağlayarak bu birçok özelliğin çocuk tarafından farkedilerek içselleştirmesini mümkün kılmaktır. Örneğin bir çileğin sadece tadı güzel yaratılmamıştır. Kokusu da güzel yaratılmıştır. Görüntüsü de güzel yaratılmıştır. Kendine has yumuşaklığı da güzel yaratılmıştır. Çileğin sadece tadına odaklanarak onu sadece bir yeme nesnesi haline getirmek çileği tada indirgemektir. Bu çileği eksik algılamaktır. Öte yandan çileği beş duyumuzla tam olarak algılasak ancak Yaratıcıdan bağımsız olarak onunla ilişki kursak o zaman da çilek sadece çilek olarak kalır. Gerçekte ise çilekteki tüm özellikler Yaratıcının insana bir ikramı olarak algılandığında daha farklı bir anlam kazanır.
VARLIKLARLA nesnelerle kâinatla derinlemesine bir ilişki kurma yöntemi olarak “Duyular haftası” ismini verdiğim bir teknik işimize yarayabilir. Bu teknikte ailede her hafta bir duyu haftası olarak ilan edilir. Buna tüm aile üyeleri katılır. Anne babanın da buna katılması önemlidir. Şimdi duyular haftasında neler yapabileceğimizi ayrıntılandırmaya çalışacağım:

Birinci hafta: Görme haftası
GÖZ haftasında çocuklara gözün işlevi anlatılır. Kâinattaki güzellikler konuşulur. Ailecek çiçekler seyredilir. Güneşin batışı ya da doğuşu birlikte seyredilir. Evde yenen çilekler yenmeden önce birlikte bir sergideymişçesine seyredilir. Yaratıcımızın onları ne kadar güzel yarattığı vurgulanır. Bize hem çilekleri verdiği hem çilekleri güzel bir şekilde yarattığı hem de bu güzellikleri görecek kendisi de güzel yaratılmış gözler olduğunun altı çizilir. Akşam hep birlikte o günkü seyredilen güzelliklerin neler olduğu sorulabilir. Aile üyeleri o günkü kendi deneyimlerini aktarırlar.
İkinci hafta: İşitme haftası
İşitme haftasında ise kâinattaki seslere kulak kesilmenin talimi yapılabilir. Çocuklar ve aile bir hafta boyunca kâinattaki sesleri dinlemeye yoğunlaşır. Dalga sesleri rüzgarın uğultusu kapı gıcırtısı araba motorunun sesindeki ahenk çay suyunun kaynaması arının vızıltısı vs. gibi. Her gün “Bugün neler duyduk bakalım. Hadi bize Ahmet duyduklarını anlatsın” denebilir. Ya da güzel yaratılmış bir rüzgar sesi duyulduğunda ailecek rüzgarın sesi dinlenilir. “Rabbimiz bize müzik dinletiyor ağaçlarla. Şimdi gözlerimizi kapatalım ve bu sesi daha iyi dinleyelim” denebilir.
Üçüncü hafta: Koklama haftası
Koku duygusu en ilginç duyularımızdan biridir. Kâinatta milyonlarca çeşit parfüm yaratılmıştır. Çiçeklerin denizin toprağın yemeklerin keklerin böreklerin etin sütün kendine özgü kokuları mevcuttur. Çocuklara aldığımız çileği koklatabilir “ALLAH ne güzel bir koku yaratmış bunun üzerinde bizi ne kadar seviyor ve bize ne kadar değer veriyor” şeklinde yorumlar yapılabilir.

__________________

MAHİNUR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 17.11.09, 11:04 AM   #13
MAHİNUR
Kardeş
 
MAHİNUR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 405
Tesekkür: 127
70 Mesajına 98 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5
MAHİNUR is on a distinguished road
Standart Cevap: Çocuklarımıza Allah'ı nasıl anlatabiliriz ??



Dördüncü hafta: Dokunma haftası
Yaratıcımız yaratmış olduğu her varlığa çok özel bir yüzey vermiştir. Camın yüzeyi masanın yüzeyinden şeftalininki kekten taşınki deriden farklıdır. Ailecek bir ağaç görüldüğünde hep birlikte ağaca dokunulur. Çocuklar ağaçlara sarılmaya bayılırlar. Yeter ki bunları bizler garipsemeyelim. “Gözlerimizi kapatalım ve şimdi toprağa dokunup onu hissedelim” “Şimdi ağacın kabuğuna dokunup onu hissedelim” ya da “Şimdi ellerimize dokunalım ve birbirimizin ellerini hissedelim” gibi denemeler yapılır. Her denemede Rabbimizin her bir yüzeyi farklı yarattığı her bir varlığa ona uygun yüzeyler verdiği söylenir. “Ahmet’in yüzünü de Rabbimiz ne kadar pürüzsüz yaratmış maşALLAH” şeklinde yorumlar ile çocuğun hem duyuları keskinleşir hem de Yaratıcısını tanımaya çalışır.
Beşinci hafta: Tat haftası
Kâinat çok tatlı yaratılmıştır. Herbir varlığın tadı başkadır. Kekler tatlılar meyveler sebzeler.. Ailecek Yaratıcının yarattığı tatların farkına varmak için dikkat kesilinir. “ALLAH bana güzel bir yemek yaptırdı sizin için. Hep birlikte tadalım.” “Babamızın aldığı meyvelerin tadını ALLAH ne güzel yaratmış” gibi yorumlar eşliğinde bir hafta geçirilir.
Beş haftadan sonra yine bu tekrarlanabilir. Bu yöntem aylara bölünerek de yapılabilir. Bazen de beş duyunun hepsi aynı anda kullanılabilir. Örneğin akşam hep birlikte erik yenecek. Önce seyretme sonra koklama sonra dokunma sonra ısırarak yerken işitme ve tat alma duyuları ile eriğin beş duyumuza hitap eden yönü ALLAH’ın erikteki bu özellikleri ne güzel yarattığı vurgusu ile de duygularımıza hitap eden yönü vurgulanmış olur.

Önerdiğim metodun iki yönlü önemi vardır. Birinci olarak bu şekilde çocukların beş duyularını kullanmalarını sağlamış oluruz. Kâinatla beş duyularını kullanarak ilişki kurmaları

İkinci olarak da kâinattaki somut nesnelerden yola çıkarak onlara Yaratıcının varlığını ve O’nun özelliklerini öğretmiş oluruz. Bunu ise deneysel tecrübi bir yolla yapmamız çocukların kendilerine değer verildiği duygusunu uyandırır. Bu yöntemi uygularken sık sık Yaratıcının bizi/onu ne kadar çok sevdiğini çok değer verdiğini defalarca vurgulamaya dikkat edilmelidir. Çünkü çocuğun tüm hayatı boyunca ihtiyaç duyacağı en önemli şey Yaratıcının ona verdiği değer olacaktır

Bu tekniğe başka ilaveler de yapılabilir. Örneğin Pazar günü kıra veya deniz kenarına gezmeye gidilecek. Gezmelerin adı “Rabbimizin güzelliklerini seyretme gezmesi” olarak konulabilir. “Hadi ormana gidelim ya da kıra gidelim” deme yerine “Kıra gidelim Rabbimizin güzel güzel yarattığı ağaçları kuşları çiçekleri seyredelim” ifadesi tercih edilebilir. Anne yemek yaptığında “Sizin için yemek yaptım size kek yaptım” demek yerine “size ALLAH bana güzel yemekler yaptırdı. Onun ikram ettiği bu keki gelin beraber yiyelim” ifadesi neden tercih edilmesin?

Bu yöntem tek bir kere uygulamayla netice verecek bir teknik değildir. Çocuklarına masal okuyan ebeveynler bilir. Tek bir masal kitabı bile en az onbeş yirmi kere okunmuştur. Bu teknik de yüzlerce binlerce kere tekrarlanmalıdır. Hatta önerdiğim bu teknik aslında bizim yaşam biçimimiz olmalıdır. Hayat boyu gençken de orta yaşlıyken de yaşlıyken de insanın temel varoluşsal gerekçesi kâinatı tefekkür etmek Onunla varoluşsal bir bağ kurarak yaşamaktır.
Çocuk kediden korkuyordu. Annesi ona kedilerin kirli ve pis olduklarını söylemişti. Annesi bunu yüzlerce kere söylemişti. Çocuğa kediler pis geliyordu. Çocuk onlara dokunamıyordu. Dokunmayı bırakın yanına yaklaşma ihtimali olan bir kedi gördüğünde çığlığı basıyordu. Caddelerde sokaklarda yürümek tam bir işkenceydi..

__________________


Konu MAHİNUR tarafından (25.11.09 Saat 03:15 PM ) değiştirilmiştir. Sebep: kaynak belirtme
MAHİNUR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 25.11.09, 03:16 PM   #14
MAHİNUR
Kardeş
 
MAHİNUR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 405
Tesekkür: 127
70 Mesajına 98 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5
MAHİNUR is on a distinguished road
Standart Cevap: Çocuklarımıza Allah'ı nasıl anlatabilirim ??

Kaynaklar

- Ay M.Emin Çocuklarımıza ALLAH'ı Nasıl Anlatalım Timaş Yayınları İstanbul 2002.
- Nursî. Bediüzzaman Said Emirdağ Lahikası.
- Peker Hüseyin Din Psikolojisi Aksiseda Yayınları Samsun 2000.

- Yazır Elmalılı Hamdi Hak Dinî Kur'ân Dili İstanbul 1978 VI 3.3824
- S. J. M Hollenbach Christliche Tiefenerziehung Frankfurt 1960 s. 80'den aktaran Peker Hüseyin.
- Yavuz Kerim Çocukta Dinî Duygu ve Düşüncenin Gelişmesi DİBY Yay. Ankara 1983.
- Pazarlı Osman Din Psikolojisi Remzi Kitabevi İstanbul 1972.
- Buhari Cenaiz 79 Müslim Kader 23.
- Gülen M. Fethullah Çekirdekten Çınara Nil Yay. İzmir 2003.
__________________

MAHİNUR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
allahü, anlatabilirim, çocuklarımıza, nasıl


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Bizi çocuklarımıza soracaklar NurMektebi İslam'da Çocuk ve Çocuk Eğitimi 0 30.10.09 07:50 AM
Çocuklarımıza kadirşinaslık duygusu aşılamalıyız LeoparGS Pırlanta Okumalar 0 20.02.09 12:21 AM
Ateist birine ALLAH'ı (C.C) nasıl anlatabilirim? M.B. M. Fethullah Gülen Hocaefendi 5 14.07.08 03:32 PM
Çocuklarımıza Allah'ı nasıl anlatabiliriz? ÜSTAD İslam Düşüncesi 2 15.03.08 02:37 PM
Çocuğuma Allah'ı nasıl anlatabilirim mukarrabun İslam'da Çocuk ve Çocuk Eğitimi 2 19.04.07 05:38 PM


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283