Navigation » ForumAnkebut İslami sohbet,Kuran,Tefsir,Fıkıh,Tasavvuf,Risale Paylaşım Merkezi... > TASAVVUF > Mürşid-i Kamil » Mürşidi Kamil Kimdir? Nedir? Sorularına Şahsi Cevap..

   

Cevapla
Seçenekler
Okunmamış 16.09.13, 03:40 PM   #1
BARISAN
Kardeş
 
BARISAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2013
Nerden: Şanlıurfa
Yaş: 23
Mesajlar: 50
Tesekkür: 5
17 Mesajına 17 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 1
BARISAN is on a distinguished road
BARISAN - MSN üzeri Mesaj gönder BARISAN isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
icon3[2] Mürşidi Kamil Kimdir? Nedir? Sorularına Şahsi Cevap..

Esselemu aleykum,
forumankebut.net - Mürşidi Kamil Kimdir? Nedir? Sorularına Şahsi Cevap..
Son dönemlerde Mürşid-i Kamiller başta yanlış anlatan olmak üzere bir çok şeyde yanlış anlayanlar var. Bu nedenle konuya açıklık getirtmek istiyorum.

Bakınız, hiç bir peygamber dahi olsa, Allah c.c'ün izni olmadan kimsenin günahını affedemez, tövbe veremez! Çünkü, İhlas suresinde Rabbimiz c.c ayet sonunda "EHAD" diyor. Yani, "Rab teale c.c tektir, eşi ve benzeri yoktur. Hiç birşey ona denk değildir!" Olamazda!

Şimdi soru bu; Gavs Hz. Sizlere tövbe mi veriyor? Tövbe Allah c.c'dendir diyorlar.
Cevap veriyorum:
Evet, doğrudur amenna ve saddak. Zaten kul, kuldan tövbe alabilir diyenin imanında sorun olur. BİZ ŞEYHLERDEN TÖVBE ALMIYORUZ, ONLARLA TÖVBE EDİYORUZ.

Misal; Biz Menzil'de iken, Seyda Hz. geldiğinde, bizlere YA GAVSIM BEN PİŞMANIM, KEŞKE YAPMASAYDIM... demiyor! demiyoruz, dedirtmiyor! Aslen, "YA RABBİ, BÜTÜN YAPMIŞ OLDUĞUM GÜNAHLARDAN BEN PİŞMANIM, KEŞKE YAPMASAYDIM, İNŞALLAH BİR DAHA BEN YAPMAYACAĞIM.." Diyor, diyoruz.

Çünkü onlar Hak tealenin sevgili kulları, dostlarıdır, Peygamber varisleridir. HER KİM SİZE ŞEYHTEN TÖVBE ALIYORLAR DİYEN OLURSA, HER KİM OLURSA OLSUN, ONUN İMANINDAN ŞÜPHE DUYUN. Çünkü Sadatlar asla ve asla öyle birşeyi kabul etmez.

Avukatsız, hiç bir büyük davayı kazanamazsınız! Hani bazen olur ya bir işiniz olur, lla torpil ararsınız, işte buda öyledir. Sadatların nazı, Allah c.c'ün yanında büyüktür.

Bakınız, ben eczane üzerinden sizlere misal veriyorum. Biz genelde hiç bir şekilde borca ilaç vermiyoruz. Patron bizleri tembihlediği için onun emrine iteat etmek zorundayız. Velakin, bazen 1. derecede akraba veya tanıdık geldiğinde borç veriyoruz ve (sağ olsun) patronumuz bizim hatırımız için buna izin veriyor. Peki neden? çünkü onunla birlikteyiz, her zaman, günün bir çok saati.

İşte, sadatlarda böyledir. Allah c.c'ün yanındadırlar her zaman (bizde yanındayız, Rab teale c.c her yerdedir velakin kalbimiz gafildir. Çoğu zaman başka işlerle meşguldur.). Nasıl ki bizim nazımız patronumuzun yanında geçiyor, hatırımız için bazı şeylerde bizlere torpil sunuyorsa, Sadatlarda öyledir. Onlarda kul, yaşar, yer, içerler amma ilme, irfana, edebe, tasavvufa, sünnete önem verirler.

Şimdi ki zatlara baktığımız zaman, Sahabi zamanını görebiliyoruz. Kılık, kıyafet dahi onların izinde, Peygamber a.s'ın yolundadır.

Allah c.c rızası için, bu tür konular olduğunda gerekirse hangi saatte ve nerede olursa olsun sorun bu tür şeyleri. Tasavvuf ehli Allah c.c büyüktürler, onlara dokunmayın, Rab teale c.c onları sever, sizin sevdiğinizi üzersek siz ne yapardınız? ona göre davranın..

Bildiğimi tek tek yazabilirim, anlatabilirim. Yeter ki siz sorun. Başta Menzil olmak üzere bir çok şeyi yanlış anlatanlara hemen kanmayın.

Ve son olarak, her Menzil'e giden, sufi değildir. Her Hacca giden, Hacı değildir. Her sakal bırakan, Müslüman değildir.

Menzil vb. gibi mübarek beldelere gitmek moda olmuş, artık Allah c.c rızası için gidenlerin sayısı az. Genelde gezmek, görmek için. Seyyid Abdulbaki Hz.'lerinin bir sohbetinde bu konu hakkında "3 Grup var" diyerek belirtmektedir.

Hacca gidenler var, abdestsiz tavaf edenlere şahit olduk.

Keçide de sakal var, papazda da. Önemli olan niyettir, neyi ne için yaptığındır. Sadatlar, Sünnetir diye bırakır.

Soru ve görüşlerinize açıktır.

Saygı ve sevgilerimle,
Ali BARIŞAN
__________________
Hizmet, nimettir!
- Gavs-i Sani, Seyyid Abdulbaki Hz. (Ks.)
BARISAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 16.09.13, 03:41 PM   #2
BARISAN
Kardeş
 
BARISAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2013
Nerden: Şanlıurfa
Yaş: 23
Mesajlar: 50
Tesekkür: 5
17 Mesajına 17 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 1
BARISAN is on a distinguished road
BARISAN - MSN üzeri Mesaj gönder BARISAN isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Mürşidi Kamil Kimdir? Nedir? Sorularına Şahsi Cevap..

Manevi tasarruflarına misal içki kumar, zina, yalancılık ve namazını kılmamak gibi hallerin Mürşit tarafindan âli himmet, nazar ve muhabbetleri ile düzelmesi mümkün olur.

Mürşitler yoluna altın zincir, altın halka da denir. Gizli zikir ve Aşikâre Zikir olarak ikiye ayrılır. Her iki yol da doğrudur. Her zikir ehli yolunun mürididir (yolcusudur).

Zikri benimseyenler kıyamet gününün çok şiddetli azabından Cenabı Hak Celle ve Âla Hazretlerinin lütfu keremi ile kurtulacaklardır. Çünkü o gün Zikir mensuplarını Allah-û Tealâ (CC)Hz.leri hiç bir gölgenin olmadığı günde Arşının gölgesinde barındıracaktır. Çünki onlar Rıza bari için sevişmişlerdir.

Yüce Mevla (CC) buyuruyor: “Öyle ki, Allah (CC) onlardan razı, onlar da (bol ikramlardan dolayı) Allah’tan (CC)razı. İşte bunlar Allah (CC) taraftarıdır, (Dininin yardımcılarıdır). Dikkat edin ki, Allah (CC) taraftan olanlar, gerçekten onlar zafer bulanlardır. (Dünya ve ahiret saadetine erenlerdir).”[1]

Ey yolcu dostum! Allah (CC) Hz.leri’ne giden yol, kişinin başka bir şehre giden yolculuğu gibidir. Bu yolda iniş ve yokuşlar vardır, işte Allah (CC) Hz.leri’nin yoluna salik olan da böyledir. Yolu yokuş ve ızdıraplıdır. Bu yolu hakkıyla bilenler, Yüce Allah (CC) Hz.leri’nin (Mürşid-i Kamil) kullarıdır. Onlardan birine tabi olursan bu meşakkatli yollardan seni selametle Yüce Allah (CC) Hz.leri’ne vasıl ederler.

“Bize itaat uğrunda mücahede edenlere gelince, elbette biz onlara (bize götürecek) yollarımızı gösteririz. Muhakkak ki Allah iyilik yapanlarla beraberdir.”[2]

Ey kardeş! Sana ilmiyle amil olan bu Allah (CC) Hz.leri’nin dostlarıyla daima oturmanı şiddetle tavsiye ederim. Çünkü ilmiyle amil olan ve Yüce Allah (CC) Hz.leri’nin medhü sena ettiği bu bahtiyar kimsenin (Mürşidin) üstünde nübüvvet makamı vardır. Binaenaleyh bu zatı muhterem nübüvvetin varisidir. Bu bahtiyar insanlar kendilerine tabi olanları Hakk’a (CC) vuslat ettirirler.

Aziz kardeşim! Şöyle bir ferasetle düşün ve insafa gel, seni rıza bari için Yüce Allah (CC) Hz.leri’nin gerçek ehli ve veli kullarına tabi ol ve bu uçsuz bucaksız yolculukta perişan olup nefsinin esiri olma! Şayet ilmiyle amil olmayan insanların eline düşersen, senin Hak Celle ve Ala Hz.leri’ne vuslat yolunu keserler ve o zaman yolda kalırsın. Bak Yüce Mevla ne buyuruyor: “Onunla (kitapla) amel etmeyenlerin hali, cildlerle kitap taşıyan eşeğin haline benzer, Allah’ın (CC) ayetlerini inkâr eden kavmin hali ne çirkin.”[3]

“Kitabı yüklenipte muktezası ile amel etmeyenler sırtında kitapları taşıyan eşek gibidir” buyurulmuştur. Aziz dostum! İşte bu Ayet-i Kerime’ye muhatab olan zalim ve ilmiyle amil olmayan insanlardan kaç! Yoksa onların çirki sana da dokunur.

Aziz kardeşim! İşte Rabbine (CC) yönelmiş insanların nişanelerini Kur’an-ı Azimüşşan’da okuyup öğrendin. Bu, Rabbine (CC) yönelmiş, ikbal etmiş kimselerin sohbetlerini takip et, zira bu Sultanlar, Mucizel Beyan’ın emirlerini harfiyyen yaşayıp yaşatmaya rıza bari için devam ederler. Talib olanlara anlattıklarını bizzat kendileri yaşarlar. Onun için Yüce Allah (CC) Hz.leri’nin medhü senasına layık olmuşlardır ve bu Ehlüllah taifesinin her sözü geçerlidir. Onların sözlerini kabul edenler her asırda felaha ermişler, muhalefet edenler mahrum olmuşlardır.

“İndirdiğimiz apaçık hükümleri ve doğru yolu insanlara biz kitapta beyan ettikten sonra, gizleyenler (varya), şüphesiz Allah (CC) onlara lanet eder. (Onları rahmetinden kovar) ve bütün lanet edebilenler de onlara lanet okur.”[4]

“Ey Mü'minler! Allah (CC) odur ki, sizi arzın halifeleri yaptı ve derecelerle kiminizi kiminizin üstüne çıkardı. (Bunun hikmeti ise, sizi) size verdiği şeylerde imtihan etmek içindir.”[5]

Yüce Allah (CC) Hz.leri’nin Mucizel Beyan’ında olan bu sırları insanlardan gizleyen ve aleme gönderiliş gayesini bildirmeyenler, muhakkak azaba duçar olacaklardır. Bu hususta Yüce Mevlamız (CC) buyuruyor: “Onlar, hak yolu bırakıp sapıklığı, mağfiret yerine azabı satın almış kimselerdir. Onlar ateşe ne de sabırlıdırlar. Bu azabın sebebi şudur: Çünkü Allah’ın (CC) Hak olarak gönderdiği kitabın hükmünü gizlediler. Kitabın bir kısmını ikrar ve bir kısmını inkâr etmek suretiyle ihtilafa düşenler, Hak’tan (CC) uzak bir ayrılık içindedirler.”[6]

Ey ilim sahibi! Bu Ayet-i Kerimelere çok dikkat et! Sakın Yüce Allah (CC) Hz.leri’nin Ayetlerini dünya karşılığında satıp gizleme! Ebedi alemde bu insanların ellerinden yakanı kurtaramazsın ve sakın Yüce Allah (CC) Hz.leri’nin veli kullarını inkâr etmeyesin. Yukarıda Ayet-i Kerime’lerde buyurulduğu gibi Allah (CC) Hz.leri’ne harb açmış olursun. Onlar Yüce Allah (CC) Hz.leri’nin hıfzu emanındadırlar ve ilmi parayla satıp gizlemezler.
__________________
Hizmet, nimettir!
- Gavs-i Sani, Seyyid Abdulbaki Hz. (Ks.)
BARISAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 16.09.13, 03:44 PM   #3
BARISAN
Kardeş
 
BARISAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2013
Nerden: Şanlıurfa
Yaş: 23
Mesajlar: 50
Tesekkür: 5
17 Mesajına 17 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 1
BARISAN is on a distinguished road
BARISAN - MSN üzeri Mesaj gönder BARISAN isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Mürşidi Kamil Kimdir? Nedir? Sorularına Şahsi Cevap..

Resul-i Ekrem (SAV) Efendimiz buyururlar ki: “Muhammed’in (SAV) ruhu kudreti kabzasında bulunan Allah-ü Teala (CC) Hz.leri hakkı içün, Muhakkak ki Allah-ü Azimüşşan’ın (CC) en sevgili kulları, Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’ni kullarına ve kulları da Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’ne sevdirenlerdir.”[1]

Bir gün Resul-i Zişan (SAV) Efendimiz yere kum üzerine kendilerine doğru düz bir çizgi çizdiler ve: “İşte bu yol Allah (CC) Hz.leri’nin yoludur.” buyurduktan sonra o çizginin sağına ve soluna birçok çizgiler daha çektiler ve: “İşte bunlar da her birinin başında şeytanın oturduğu yollardır ki, bu yollara girenler de şeytana uymuş olurlar.” buyurdular ve şu Ayet-i Kerimeleri irad buyurdular: “Şu emrettiğim yol benim dosdoğru yolumdur; hep ona uyun. Başka yollara ve dinlere uyup gitmeyin ki, sizi onun yolundan saptırıp parçalamasınlar. İşte Allah (CC) kötülükten sakınasınız diye size bunları emretti.”[2]

Yüce Allah (CC) Hz.leri şöyle buyuruyor: “Biliniz ki Allah’ın (CC) velileri (şeriata tam olarak bağlı kulları) için hiçbir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır. Veliler, o kimselerdir ki, Allah’a (CC) iman edip emirlerine aykırı hareket etmekten sakınırlar. Onlar için dünya hayatında da (Kur’an’ın ve Peygamberin haberleriyle) ahirette de (cennette) müjdeler vardır. Allah’ın (CC) kelimelerinde (verdiği sözlerde) asla bir değişme yoktur. İşte bu (cennetle müjdelenme) en büyük kurtuluştur.”[3]

Şeyhlerin (velilerin) Allah’ın kullarını Allah (CC) Hz.leri’ne sevdirmelerinin sebebi sadık müridlerini muhlis (halis) ve gerçek taliblerini Resul-i Zişan’a (SAV) ittiba edebilecek hale getirmeleridir. Zira Yüce Allah (CC) Hz.leri buyuruyorlar ki: “(Resulüm), şöyle de: - Eğer siz Allah’ı (CC) seviyorsanız, hemen bana uyun ki, Allah da (CC) sizleri sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Zira Allah (CC) çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.”[4]

Bilmiş ol ki, şeyhler (mürşid-i kamiller) yeryüzünde Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin yiğitleridir. Hak Teala (CC) Hz.leri onlar vasıtasıyla gerçek müridleri (zatını murad eden) irşad buyurur.

“--Resulüm, şöyle de: -Ey insanlar; size Rabbinizden hak (Kur’an ve Peygamber) geldi. Artık hidayeti kabul eden, kendi nefsi için kabul etmiş olur ve sapıklığa düşen de kendi aleyhine (zararına) sapmış olur. Ben de, sizin üzerinize vekil değilim.”[5]

Sevdiği bahtiyar kulları hakkında Yüce Allah (CC) Hzleri şöyle buyurur: “Doğrusu iman edip de salih ameller işleyenler; işte bunlar da yaratıkların en hayırlısı olanlardır. Allah (CC) onlardan razı olmuştur, onlar da O’ndan (CC) hoşnud.”[6]

Zira şeyhler taliblerin çobanı gibidir, çobanı olmayan koyunu elbette kurt kapar. Bir başka delil de şudur: O iki cihanın, fahri kainatın serveri, bütün yaratılmışların beyi, Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin Habibi (SAV) iken ve hassaten kendisi için yaratılmış, kendine “Sen olmasaydın bu alemi yaratmazdım” demiş iken, Cebrail (AS) O’na (SAV) Mürşid oldu ve O’na (SAV) kılavuzluk etti. Hz. Muhammed Mustafa (SAV) Efendimiz de bu hak yolu mürşidsiz yürümedi. Cebrail (AS) geldi, O’nu (SAV) kendi makamına kadar götürdü ve: “Ya Muhammed (SAV)! Ben makamıma kadar geldim, bundan öteye bir adım atarsam yanar helak olurum.” dedi. Efendimiz de: “Ya ben ne yapayım yolu bilmiyorum, nereye gideyim?” dedi. Bunun üzerine başka bir melek geldi ve onu alarak ileri götürdü. Böylece birçok meleklerin kılavuzluğu ile Kab-e Kavseyn makamına varıncaya kadar o iki cihan fahrine (SAV) nice melek mürşid (yol gösterici) oldu.

Evet! Hz. Muhammed Mustafa (SAV) Efendimiz Habib-i Kibriya iken Cebrail (AS) kendisine burak getirdi. Sidret-ül müntehaya kadar götürdü ve kendisi daha yukarı geçmeye mezun olmadığından orada kaldı.”[7] İki cihanın serveri, ins ve cinnin Peygamberi (SAV) de Mürşidsiz gidemediğinden kendisine kılavuzluk edecek melekler gönderildi.

Ey “müslümanım” diyen kişi! Senin ise ipin henüz nefsinin elindedir. O nefis seni her gün biraz daha haktan uzaklaştırmaktadır. Böyle olduğu halde “Bana mürşid gerekmez” der durursun. Ne zaman aklın başına gelecek de Ayet ve Hadis-i Şerif’lere tabi olacaksın? Böyle bekleyip durursan bak ne olacak.

Alemlerin Halikı (CC) Nebiler Nebisine (SAV) şöyle buyuruyor: “(Ey Resulüm) de ki: Hepimiz beklemekteyiz. Siz de bekleyedurun. Çünkü doğru yol sahihleri kimler bulunduğunu ve doğru giden kim olduğunu yakında bileceksiniz.”[8]

Ey doğru yolu arayan kul! Bu Ayet-i Kerime’lere artık bir kulak ver, hakikati ara bul. Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin veli kullarının alametlerinin bazıları, onlar kendileri ile beraber bulunup meclislerinde ve sohbetlerinde bulunan kimselerin en güzel bir şekilde Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’ni anmalarına (zikretmelerine) vesile olurlar. Onların bu alametleri yüzlerindedir. Onlar gerçekten Yüce Allah (CC) Hz.leri’nin veli kullarıdır. Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin veli kulları talib olanların kalbini Yüce Allah (CC) Hz.leri’nin sevgisiyle doldururlar. Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin veli kulları karanlıklarda etrafı aydınlatan ve doğru yolu gösteren kılavuzlardır.

Ey Aziz! Ehlullah demişler ki: “Tarikata sülük, Peygamberlerin velilerin ve Allah (CC) Hz.leri’ne yakın olanların ahlaklarındandır. Şeyhler (veliler) yeryüzünde Hak Teala (CC) Hz.leri’nin askerleridirler. Onların vasıtasıyla Hak Teala (CC) Hz.leri gerçek müridleri (zatını murad edenleri) irşad eder. Şeyhler sebebiyle Hak Teala (CC) Hz.leri gerçek talihlere hidayet eder.

Şeyhler, Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin kullarını Hak Teala (CC) Hz.leri’ne sevdirmeye sebeptirler. Sakın: “Şeyhe ne ihtiyaç var?” diye kendini salıp koyverme. İyice inan ki, herkese bir şeyh lazımdır. Mürşidsiz yola çıkan kimse için sonunda azgınlığa düşer. Şeyhler din yolunun kılavuzlarıdır.

Ey “Mü'minim” diyen kişi! Acaba sen kim oluyorsun da kendi başına rehbersiz “Ben hakka giderim.” Diyorsun? Halbuki senin nefs-i emmaren olan kötü sıfatların seni ellerine geçirmişler. Nefsin islahı için elbette bir Mürşid-i Kamile ihtiyaç vardır. Zira Şeyhler, Mürşid-i Kamiller, Resülullah (SAV) Efendimiz’in Naibleridirler.

Hz. Allah (CC) Hz.leri Kur’anında, “Evliyanın korkusu ve üzüntüsü yoktur.” der. Halbuki sen: “Korkmak gerektir! dersin. Bu hangi korkudur? Evliyaullahın gönlünden silinen korku, dünyanın ve ondakilerin (yani insanların) ekserisinin cehennem ve cennete girip girmeme korkusudur. Evliyaların yaşadıkları müddetçe korkulan bu gibi bir şeyler olmayıp ancak Cenab-ı Hak (CC) Hz.leri’nin rızasını kazanamama, Resulullah’a (SAV) ünsiyet edememe (yakınlık kuramama) ve uzak kalma korkusudur. Evliyaullah Haktan başkasına gönül vermez. Dünyada Allah (CC) Hzleri’nden ayrılmaz, ancak O’ndan (CC) korkarlar.

Yüce Allah (CC) Hz.leri yukarıda beyan eylediği ayetlerinde: “Benim veli kullarıma korku yoktur, onlar mahrum olmazlar.” buyurması bunun içindir. Zira bu hususta Yüce Mevla şöyle buyuruyor: “Hakikaten insan için kendi çalıştığından başkası yoktur.- Ve Muhakkak onun ameli yarın (kıyamette) görülecek. Sonra ona en değerli mükafat verilecek.”[9]

Yüce Allah (CC) Hz.leri’nin veli kulları, dünyada ve ahirette mahrum olmazlar ve onlarla beraber olup kötülüklerden uzak kalıp rızaya, cemalüllaha nail olmaya gayret edenleri Yüce Allah (CC) Hz.leri mucizel beyanında medhü sena ediyor.

“-Ey müminler! Allah’tan (CC) korkun! (fenalıklardan sakının) İmanda ve sözünde doğru olanlarla beraber olun.”[10]

Bu sadıklar kimlerdir? Şeriat ve tarikat ile doğru çalışan Meşayıhlardır. Çünkü şeriatsız tarikat, tarikatsız da şeriat olmaz. Şeriat siyeç ve surdur. Tarikat içinde bahçedir. Şeriat olmasa tarikat bahçesini şeytan mahveder. Tarikat olmasa şeriatı şeytan mahveder.

Şeriat ve tarikatle amel eden, Resulullah’ın (SAV) izinden gider. Yukarıdaki Ayet-i Kerime’de evvela iman etmeyi, sonra Allah (CC) Hz.leri’nden korkmayı emrediyor. Sonra da “sadıklar ve doğrular ile beraber olun” diye buyuruyor. Şeriatle amel, tarikatla sülük etmeyenler, sadıklardan olamaz. Ancak şeriatı, tarikatı beraber edenler, sadıklardan olurlar. Bunların başı da, doğru olan alimler ve meşayihlerdir. İşte Cenab-ı Hak Teala (CC) Hz.leri “bunlarla beraber olunuz” diyor. Yoksa dini parayla satan ve Ayet-i Kerime’leri işine geldiği gibi konuşup, konuştuklarıyla amel etmeyen din düşmanlarıyla değil. Bu hususta Yüce Allah (CC) Hz.leri ne buyuruyor: “Benim ayetlerimi, dünya menfaati karşılığında birkaç paraya değişmeyin ve ancak benden korkun. (Kitabıma iftira ve tahrif yapma hususunda yalnız benden korkun).”[11] İşte böyle olanlarla da beraber olunmaz. Bu gibilerin şerrinden Allah (CC) Hz.leri’ne sığınırız.

Peygamberimize Cebrail (AS) delil olmuştur. Hz. Adem’e (AS) Cebrail (AS) ekmeyi, biçmeyi un etmeyi öğretmiştir. Her şey için sebep vardır. Allah-ü Teala’ya da (CC) kavuşmak için sebepler vardır.

Ey hak yolcusu! Sen Yüce Allah (CC) Hz.leri’nin sevdiği kulları olan veli kulları vasıtasıyla rızasını kazanmak istemez misin? İstersen durma! Onların (velilerin) nişaneleri vardır, ararsan bulursun.

İlim ikidir, biri Fıkıh İlmi, biri de Maneviyat ilmidir. Fıkıh şeriattır. Maneviyat ise tarikattır. Bunların yalnız şeriat ilmini bilen Ulema-i Fıkhiyye’dir. Hem şeriat hem tarikat ilmini bilen Ulema-i Billah, Yüce Allah (CC) Hz.leri’nin en çok sevdiği Mürşid-i Kamillerdir.

İşte bu yolda yukarıda Ayet-i Kerime’lerde beyan edilen Yüce Allah (CC) Hz.leri’nin sevdiği kulları hem şeriatla ve hem tarikatla suluk eden ve bu huzuru bulanlar, Yüce Allah (CC) Hz.leri’nin kullarını Yüce Allah (CC) Hz.leri’ne sevdirirler.

İrşad edicilerin var olduğu tefsirlerde geçmektedir. Hz. Musa’nın (AS) kavminden bir taife haklı olarak naşı irşad ederler ve adaletle muamele ederler. Hüküm verirler. İşte Hz. Musa’nın (AS) ümmetinde bunlar var olunca Resul-i Ekrem (SAV) Efendimiz müteessir oldu. “Benim ümmetimde böyle irşadcılar yok mu acaba?” deyince Yüce Allah (CC) Hz.leri şu Ayet-i Kerime’yi inzal buyurdu: “Yine bizim yarattıklarımızdan bir ümmet de vardır ki, rehberlik ederler ve Hak ile hüküm verirler.”[12]

Bu Ayet-i Kerime gelince Resulü Ekrem (SAV) Efendimiz çok sevinmiş ve bunun üzerine: “Elhamdülillah benim ümmetimde de Musa’nın (AS) ümmetinde Peygamberler nasıl irşad ve Hakk’a (CC) hidayete vesile oldular ise, benim ümmetimde de öyle irşad sahibi olurlar.” diye buyurmuştur.

İşte yukarıdaki Ayetlerde vesile arayınız. Allah-ü Teala (CC) Hz.lerine yakınlık için dediği bunlardır. Bunlar Ulema-i Ümmet’tir. Bunlar Arif-i Billah’tır. Bunlar her zamanda vardır. “Nerede bulayım? deme. Sen cidden Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’ne yakınlık dilersen ya O’nu (CC) sana getirir ya da seni O’na (CC) götürür kavuşturur. Bunlar yeryüzünde her zaman bulunur. En az kırk veya üçyüz, yediyüzdürler. Çünkü Kur’an-ı Kerim’in zahiri var, batını var. Batınının batını var. Hatta yedi batına kadar batını var. İşte o kör olanlar, Kur’an’ın yalnız zahirinde kalırlar. Batınına girişemezler ve anlayamazlar. Bunun için batınını bilenlerle mücadele ederler.

Ey İrşad talebinde bulunan talib! Bu hakikatlara çok dikkat et! Gerçek gözüyle gör ki, hakikatların sırrına erebilesin. Hakbeyn olanlar hakkı görürler, onlar gözlüdürler. Hutbeyn olanlar ise, Hakk’ı (CC), haklıyı haklı göremezler. Onlar da onun için kördürler.[13]

Ayetler demek, alametler demektir. Peygamberlerden (AS) zuhur eden mucizat, evliyalardan zuhur eden keramet hep Allah (CC) Hz.leri’ndendir. Her birinin yaratıcısı Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’dir ve her biri Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin alametidir. Kuldan ne olur, ne olabilir. Onların hepsi Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin alametidir ki, Enbiyasından, Evliyasından zuhur eder. Fakat hepsi O’nun (CC) nişanıdır, varlığına işarettir, yapan O’dur (CC). Layığına göre yapar.

Enbiyaları görmedinizse evliyaları gördünüz. Onlar kıyamete kadar vardır. Bunlardan (evliyalardan) neler gördük, dertliler deva buldu, hastalar şifa buldu, kalbi ölüler dirilip maksuduna erdi, rızaya Cemalüllaha nail oldu. Çünkü Allah-ü Zülcelal (CC) Hz.leri Mucizel Beyan’ında emretti. Bu manevi yoldan zatına kavuşacaklarını buyurdu ama yol kesici olanlar: “Böyle bir şey yoktur.” derler. Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin evliyaları Allah’tan (CC) gelen her şeye inanırlar ve sakınılması lazım gelen her şeyden de sakınır ve sakındırırlar. Onlar (evliyalar) için dünyada sağ iken müjdeler gelir ve ahirette de gelir. Bu Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin vaadidir. Yalan yoktur. “Bu müjde büyük kurtuluştur.” buyuruluyor.

Ne yazık ki bu müjdeyi dünyada almanın yolunu ve erkanını bilmeyenler ve hatta bu müjdenin ne olduğunu bilmeyenler var. Aksine inkar edenler var. İşte Yüce Allah (CC) Hz.leri yukarıdaki Ayet-i Kerime’lerinde beyan ediyor. Şeriatle amel ve tarikatle sülük edenler hakikat sırrına erenlere marifetullah verilir, ve Arif-i Billah olur.
__________________
Hizmet, nimettir!
- Gavs-i Sani, Seyyid Abdulbaki Hz. (Ks.)
BARISAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 16.09.13, 03:45 PM   #4
BARISAN
Kardeş
 
BARISAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2013
Nerden: Şanlıurfa
Yaş: 23
Mesajlar: 50
Tesekkür: 5
17 Mesajına 17 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 1
BARISAN is on a distinguished road
BARISAN - MSN üzeri Mesaj gönder BARISAN isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Mürşidi Kamil Kimdir? Nedir? Sorularına Şahsi Cevap..

Manevi yolda Mürşid-i Kamilin yardım etmesine lüzum olmadığına kail olan bazı kimseler vardır ki, kişinin kendi başına çabasıyla vuslatın, Allah'a (CC) vasıl olmanın mümkün olacağı fikrindedirler ve "Allah (CC) Hz.leri ile kul arasına girilmez, arada aracıya lüzum yoktur!" derler. Halbuki vasıtasız, yardımcısız vuslat mümkün değildir. Yolda tehlikeler çoktur ve bir kılavuza ihtiyaç vardır.


Her halde, Mürşid’in muavenetine (yardım etmesine) kat’i lüzum vardır. Alemlerin Sulltanı (SAV) Efendimiz Tasavvufu, Zikir Telkini’ni Yüce Rabbimizin Emriyle Cebrail (AS) dan almıştır.[1] Zikri Cehri (Aşikâre, sesli Zikir) İmam-ı Ali (KV) Hz.leri'ne Telkin etmiştir.[2] Zikri Hafi’yi de (Gizli Zikir) Ebu Bekir Sıddık (RA) HZ lerine Telkin etmiştir.[3]

Yüce Allah (CC) Hz.leri Resulü Azamı (SAV) Efendimizi Huzuruna, Mirac’a Cebrail (AS) vasıtasıyla davet etmiş, Kur’-anı Kerimi yine Cebrail (AS) vasıtası ile bize göndermiştir. Cebrail (AS) kendisine Mürşidlik yapmıştır. İnsanı Allah (CC) Hz.leri'nden uzaklaştıran ve günaha sürükleyen düşmanları vardır. Bunlar üç çeşittirler:

1. düşman, insanın kendi nefsidir.

2. düşmanımız da, şeytan aleyhillânedir.

3. düşmanımız ise, kötü arkadaştır.

Hazreti Peygamberimiz (SAV) Buyurur ki: “Bir kimse arkadaşlık ettiği kişinin huyunu farkında olmaksızın alır,onunla huylanır.”[4]

Zamanımızda bu üç düşmanımızın hileleri çok terakki etmiştir. Kendi kuvvet ve gayretimizle bu düşmanlarımızı yenemiyoruz. Bize büyük bir yardımcı lazımdır. 0 kuvvetli yardımcının sayesinde bu düşmanlardan kurtulabiliriz. Allahü Tealâ (CC) Hz.leri bizim bu durumumuzu bildiği için Peygamberimiz (SAV) in vefatından itibaren kıyamete kadar müslümanlara yardım edecek olan Mürşidi Kâmilleri gönderecektir.

Bunlar El Ulema-i Verasetül Enbiyalardır. Nefis düşmanlarına karşı biz de bunlardan yardım isteriz. Allah (CC) Hz.leri de bunları vazifelerini yapabilecek şekilde silâhlandırmıştır. Cenabı Hakk Celle ve Alâ Hz.leri Peygamberlerini (AS) nasıl ki her kötülükten mahsun ve muhafaza etmiştir, Alemlerin Sultanı (SAV) Efendimizin varisleri olan Mürşid-i Kâmilleri de her türlü korkudan, kötülüklerden muhafaza edip Mu’cizel beyanında (Kur’an-ı Kerim’de) onların hiç korkmayacağını, hiç mahsun olmayacaklarını, üzülmeyeceklerini müjde ile beyan etmiştir.[5]

Mürşid-i Kâmiller çok insanlar tarafından anlaşılmazlar, çünkü onlar sırlarını kendilerine ihsan edilen batıni İlimlerini hiç kimseye ifşa etmezler. Kendilerini insanlara ben şuyum diye açıklamazlar. Çünki onlar Levhi Mahfuzda Manevi vazife ile görevlendirilmişlerdir.

Aziz dostum! sen hesap günü gelmeden nefsini hesaba çekebilmek için bir Mürşid-i Kamil eteğine sarıl. Onlar Yüce Allah (CC) Hz.leri’nin ve O’nun Resulünün (SAV) emirlerini yaşar ve yaşatırlar. Murad edeni maksuda erdirirler. Şeyh Safi (KS) der ki: “Bir kimse kalbini kötü huylardan temizlemeye niyet etse sonra Tasavvuf (tarikat)'a girse gece gündüz Kelime-i Tevhidle (Lailaheillallah) meşgul olsa ve kalbini temizleyemeden ölse, o kimseyi kabrine bıraktıkları zaman derhal hayattaki yaptığı zikirler gelir arkadaş olurlar. Kabrinde ona zarar ve azab verecek haşaratı yılan vs. azab ve işkence mahluklarını yakar, yıkar, mahvederler. Ol kişi selamete erer. O ne güzelliktir ki, onun cilvesi ruh ve gönül perdelerini yakar ve o ne nurdur ki, onun parıltısı iki cihanın karanlığını defeder. Bu nur yapılan zikrin nurudur. Sana gelir kabrinde arkadaş olur. Bir kişi vefat etse kabrinde oturur, bakar ki, yanında karşısında etrafında dolu kimseler var, bunları görünce sorar. “Size kim derler?” Onlarda derler ki, “Biz senin iyi ve salih amelleriniziz. Senden evvel geldik ki, sen burada yalnız kalıp ürkmeyesin.” Lakin o kabre kötü amelli birini koyunca yanına çirkin yüzlüler, korkunç sıfatlılar gelir. O kişi sorar, “Siz kimsiniz? Benden evvel buraya gelmişsiniz? “Onlarda derler ki, “Biz senin işlediğin yaramaz ve kötü amelleriz” derler.

Ey kul! Şu (Aleme gönderiliş) gayesini yaşamaya bak. Takvadan (Tasavvuf, tarikat) yolundan ayrılma. Yoksa kabir aleminde elem ve kederlere gark olursun. Raviler rivayet ederler ki, gelmiş ve gelecek bütün ümmetler bir yere toplanırlar. Hak Teala (CC) Hz.leri Cebrail’e (AS) emreder: “Git cehennem ateşini getir, şimdi gelmesi zamanıdır.” Cebrail (AS) varır der ki: “Ey cehennem! Cebbari Alem Allah (CC) Hz.leri seni istiyor.” Cehennem bu sözü işitince titreyerek der ki: “Yoksa beni azab mı edecek? Cebbarı Alem Allah Hz.leri acaba beni ne için ister?” Cebrail (AS) buyurur ki: “Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin seni istemesinin sebebi, dünyada rızıkları verildiği halde Allah’tan (CC) başkasına tapıp kulluk edenlere Peygamber ve Evliyalara itaat etmeyenlere nefsinin isteğine uyanlara azab etse gerektir. Seni onun için yarattı.” der.

Ey biçare kıyamet gününün nasıl bir gün olduğunu şimdiden bilip öğrenip, o günün hazırlığını yapabilmek için gayret et. Nebiler Nebisinin (SAV) sünnetine uymak, Resülullah (SAV) Efendimiz’in sünnetine uymayı, Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şerif’ler bildirmektedir.
__________________
Hizmet, nimettir!
- Gavs-i Sani, Seyyid Abdulbaki Hz. (Ks.)
BARISAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 16.09.13, 03:45 PM   #5
BARISAN
Kardeş
 
BARISAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2013
Nerden: Şanlıurfa
Yaş: 23
Mesajlar: 50
Tesekkür: 5
17 Mesajına 17 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 1
BARISAN is on a distinguished road
BARISAN - MSN üzeri Mesaj gönder BARISAN isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Mürşidi Kamil Kimdir? Nedir? Sorularına Şahsi Cevap..

Alemlerin Fahr-i Ebedisi (SAV) buyuruyor: "Muhakkak Hak Teala (cc) Hz.leri bu ümmete bais eder gönderir. Her yüzyılda (asırda) bir kimse din işlerini yeniler, tazeler, ba'seder. Sizden bir taife halki Hakk'a (cc) davetle meşgul olurlar. Bunlar ehli haktır. Bu kimseler din işlerini yeniler, tazeler. Bu Allah (cc) Hz.leri'nin dostları, Allah-ü Teala (cc) Hz.leri'ni kullarına sevdirirler." (Sahih-i Buhari; Müslim)


Nebiler Nebisi (SAV) Efendimiz buyurur: “Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’ni kullarına sevdiriniz. Allah-ü Teala (CC) Hz.leri de sizi sever.”[1] İşte bu alimler bunu böyle ederler. Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’ni kullarına sevdirirler. O kulları da Allah-ü Teala (CC) Hz.leri sever, sevdirirler ve sevilirler. Sen ey mümin! Allah-ü Teala Hz.lerini sana sevdiren Mürşid-i Kamilin elini öpüp talib olmaz mısın? Bu Mürşid-i Kamiller seni Hakk’a (CC) götürmeye ve Hakk’a (CC) sevdirmeye sebeptirler.

Nebiler Nebisi’nin (SAV) Hadis-i Şerif’lerine devam edelim: “Ümmetimin velileri cennete çok oruç ve çok namazla girmiş değildirler. Oraya girişleri, Allah’ın (CC) rahmeti, gönül selameti, cömertlik ve bütün müslümanlara karşı olan acıma hisleri sayesinde tahakkuk etmiştir.”[2]

“Bu ümmette Abdal (veliler) otuz kişidir, kalbleri Halilürrahman olan İbrahim’in (AS) kalbinin yolu üzerindedir. Onlardan her ne zaman bir adam ölürse, yerine Allah (CC) Hz.leri bir adam getirir.”[3]

“Ümmetimin velileri otuzdur. Onların hatırı için yeryüzü ayakta durur. Onların hatırı için yağmur yağar, onların hatırı için (müminler) dünyevi ve uhrevi zaferlere koşarlar.”[4]

“Yeryüzü Halilürrahman (AS) gibi (kullara acıyan) kırk (abdal) kişiden katiyen hali kalmaz. Onların sayesinde size yağmur verilir. Onların sayesinde (dünyevi ve uhrevi) zafere kavuşturulursunuz. Onlardan (yani O hak dostlarından) biri vefat eder etmez derhal Allah (CC) Hz.leri yerine başka birini tayin eder.”[5]

“Her şeyin bir kaynağı vardır. Takvanın kaynağı ariflerin (evliyaların) kalbleridir.”[6]

“Takvaya erenler ulu kişilerdir. Alimler, fakihler öncülerdir. İlmi tebliğ edeceklerine dair kendilerinden kati söz alınmıştır. Yanlarında oturmak bereket, yüzlerine bakmak ise aydınlıktır.”[7]

“Takvaya erenler ulu kişilerdir. Fakihler öncülerdir, yanlarında oturmak kişinin (feyz ve bereketini) artırır. İlmi ile faydalanan alim, bin abidden efdaldir.”[8]

Takvaya ermiş olan (evliya)nın yanında oturmak ibadet sayılır.”[9]

“Velilerimden katımda kendisine gıpta edilecek olan kişi şudur: Rabbine en güzel itaatte bulunan, gizli hallerinde bile ona itaat eden, insanlar arasında pek ün yapmayan parmakla gösterilmeyen salih mümin kişidir.”[10]

“Dünyada zühd ve vera ehli olanlar, yarın Allah (CC) Hz.leri’nin nezdinde oturacaklardır.”[11]

Ey müslüman! Sen de bu bahtiyar Allah (CC) Hz.leri’nin razı olduğu ve rızasına Cemalüllahına nail ettiği bu Mürşid-i Kamil ile beraber olmaya dünyada iken ebedi alemde kalacağın kadar önünden ruhunun makamını göndermeye gayret edesin.

“Allah Azze ve Celle, kulunu hilafete (Nebiler Nebisi’nin (SAV) varisliğine) ehil kılarsa yedi kudretiyle onun alnını mesh eder (sıvazlar). Yani evliya sınıfına nail eylediği kulunu arındırır.”[12]

“Allah hilafet için birini yaratmak istediği zaman onun nasiyesine yedi kudretini sürer. Böylece onu gören herkes kendisini sever.”[13]

Alimler (insanların) öncüleridir, müttekiler en şereflileridir. Onlarla haşir neşir olmakla insanın feyzini artırırlar.”[14]

“Alimler yeryüzünün meşaleleri, Peygamberlerin (AS) Halifeleri, benim varislerim, Peygamberlerin (AS) de varisleridir. (Bu varisler Nebiler Nebisi’nin (SAV) varisleri ve evliya izamıdırlar).”[15]

“Ümmetim içinde Abdal (veliler) altmış kişidir. Onlar elde ettikleri dereceyi ettikleri nasihatlar sayesinde elde etmişlerdir. Ey Ali! Onlar ümmetimin içinde kibriti ahmer kadar (nadir) ve azdır.”[16]

“Abdal (veliler) kırk erkek kırk da kadındır. Onlardan bir erkek ve bir kadın vefat edince yerlerine bir erkek ve bir kadını Allah-ü Zülcelal (CC) Hz.leri yerine getirir.”[17]

Kürre-i arz üzerinde vazifeli olan kutub ve velilerin her biri, Resülullah (SAV) Efendimiz Hz.leri’ne ünsiyet şerefine nail olmakla, ayrı ayrı beldelerde kendilerine has bir takım manevi vazifelerle emrolunmuşlardır. Yukarıdaki Hadis-i Şerif’lerde de beyan edildiği gibi her yüz senede bir, bir zatı vala, kadrin uhdesine verilir. O zat Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin lütfü ile halifetullah olup iki cihanın tasarrufu bizzat kendisine ihsan buyurulur ve dilediği gibi tasarruf eder.

Gavs, Kutbül azamdır. Ulu kişi, efendi ve mübarek bir kimsedir. Mühim ve esrarlı müşkillerini halletmeye mecbur olanlar ona muhtaç olurlar. Zira onların duası asla reddedilmez. Kabul buyurulur. Nübüvvet (SAV) Hz. Muhammed Aleyhisselam’da son bulduğu halde, mirası Nübüvvet olan velayet ve velayetin en yüksek kademesi olan Kutbiyyet, Kıyamete kadar devam eder. İnsanların kabeyi tavaf ettikleri gibi Kutbül Aktab olan zatın kalbi, daima Cenab-ı Hakk’ın (CC) tecellisini tavaf eder. Her yönden ve yüzden, kalbi ile Cenab-ı Hakk’ın (CC) tecelliyatı ilahisini görür. Kabeyi tavaf edenlerin onu (kabeyi) yakinen gördükleri gibi her asırda en mübarek en mükemmel insan o asrın kutbudur. Mekke-i Mükerreme onun cesedinin benzeri, Kabe de kalbinin misalidir. Kutbül Aktabın çevresindeki Rical (evliyalar) ise, yeryüzünün en mübarek, en mükemmel insanlarıdır. Bu anlatılan kutublardan başka “yediler” ve “kırklar” tabir edilen zatlar da her biri birer kutub olmakla beraber, Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin insanıyla Kutbül Aktaba hizmetçi düşmüşlerdir. Onların her birisi hallerine göre birer yere memurdurlar. O mübarek zatlara uzaklık diye bir şey yoktur. Uzak yakın müsavidir. Bunlardan başka “yüzler” “üçyüzler”, “yedi yüzler” ve “binler” vardır. Tarafı ilahiden bunlar da Kutbül Aktabın ve diğer kutupların hizmetlerine memurdurlar. Ayrıca “üçbinler”, “yedi binler”, “onbinler” de vardır. Bunlar kamil ve mükemmeli olsa bile tasarruf işlerine asla karışmazlar.

Ayrıca her yüz senede, rivayete göre gelip geçen yüzyirmi dört bin Peygamberin, her birinin varisi olarak yüz yirmidört bin Veliyullah bulunur. Kıyamet gününe kadar da bu mevcut hiç eksilmez. Kutbül Aktab olan zat, vakti gelip emri hak vukuuyla darı bekaya intikal edince, Gavsul Azam’ı Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin ve Resülullah (SAV) Efendimiz’in emriyle Kutbül Aktablık makamına oturturlar. Bazan da emrolunur: “Falan yerde şu şekilde bir kişi var.” denilir. Kutbül Aktab ile Hızır (AS) memur olunurlar, gidip o zatı getirirler. Şöyle de vaki olur: “Varın cihanı dolaşın, gecenin yarısında uyanık agah birisini bulursanız alıp getirin.” diye emrolunur. O Hazretler gittiklerinde bir kaç kişi uyanık bulunursa, aralarında en layık olanı alırlar. Bu suretle seçilen kimseyi Kutbül Aktab olarak Resülullah (SAV) Efendimiz’in huzurundaki divana götürürler. Huzur-u saadette Hilalini giydirerek vefat edenin yerine geçirirler. (Bu hususta Hadis-i Şerif’ler yukarıda geçti) Her asırda bu suretle Kutublar ve Ehlullah bu hal üzere gelip geçmektedir ve kıyamete kadar da bu durum böyle devam edecektir.[18]
__________________
Hizmet, nimettir!
- Gavs-i Sani, Seyyid Abdulbaki Hz. (Ks.)
BARISAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 16.09.13, 03:46 PM   #6
BARISAN
Kardeş
 
BARISAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2013
Nerden: Şanlıurfa
Yaş: 23
Mesajlar: 50
Tesekkür: 5
17 Mesajına 17 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 1
BARISAN is on a distinguished road
BARISAN - MSN üzeri Mesaj gönder BARISAN isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Mürşidi Kamil Kimdir? Nedir? Sorularına Şahsi Cevap..

Mürşid-i Kamiller, Allah (cc) Hz.leri'nin askerleridirler. Bunlar, Hz. Peygamber (sav) Efendimiz'in mirasçıları olan hakiki din alimleridirler. O'nun (sav) sünnetinin manevi vekilleridirler. O'nun (sav) sünnetinin ve bizlere bıraktıklarının unutulmamasına ve değiştirilmemesine memurdurlar.


Allah (CC) Hz.leri'nin askerleri olan Mürşid-i Kâmilleri nasıl tanıyacağız. Bu hususta Alemlerin Sultanı (SAV) Efendimiz Buyurdu ki: “ İnsanlar onları görünce derhal Allah (CC) Hz.leri'ni hatırlarlar. Onlar zikre anahtar kişilerdir. Onlarda manevi bir heybet vardır.”

İnsanlar onları görünce, elinde olmayarak onlara hürmet ederler. Onların her hare keti, ibadet tarzları, gülümsemeleri, kitapların tarif ettiği şekilde kalbimiz bile bize söyler ve hatırlatır.

Mürşitlerden kendi düşmanlarımız için nasıl yardım isteriz? Mürşidlerden ziyaretlerine gidilerek hayırlı dualarını alarak, ziyarete gidemeyenleri de ziyaretlerine gidip hayırlı dualarını almalarını tavsiye etmelidir. İnsanlar, Allah (CC) Hz.leri'nin askeri olan Mürşitlerin manevi korumasından istifade ederler. Mürşidini ziyarete giden kimse, kendi durumunun ve acizliğinin bilincinde olarak, kendisinin yardıma muhtaç bir kimse olarak oraya geldiğini düşünmelidir.

Kendi derdinin ve tüm insanların dertlerinin çaresinin temini için, kalben icab ederse de lisanen mürşidinden istemelidir. Yalvarıcı olmalıdır, nasıl bir hastalığı için hastahaneye giden kişi orada yalnız kendi tedavisini düşünür, mürşidinin yanına gelen de öyle olmalıdır.

Mürşitten yardım için gittiğimizde bize yardım yapabilmesi için, evvelâ mürşidin elini tutarak tevbe etmemiz, tevbe telkini almamız lâzımdır. 24 saatte bir yapılacak talimatı iyice dinleyib kalben tam istekle yapmalıdır. Her gece yapılacak ibadet muhakkak yapılmalıdır. Yapılmayacak olursa mürşidi Kâmilden manevi yardım gelmez. O zaman manevi hastalık da tedavi olmaz.
__________________
Hizmet, nimettir!
- Gavs-i Sani, Seyyid Abdulbaki Hz. (Ks.)
BARISAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
cevap, kâmil, kimdir, mürşidi, nedir, sorularına, şahsi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283