Cevapla
Seçenekler
Okunmamış 11.05.08, 07:02 PM   #1
hakancayir
Erkek Üye
 
hakancayir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 5.876
Tesekkür: 0
983 Mesajına 1.495 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 13
hakancayir is on a distinguished road
Standart Pırlanta Notlar - İnancın Gölgesinde


forumankebut.net - Pırlanta Notlar - İnancın Gölgesinde
•Kullarına karşı bu kadar şefkatli davranan Rabbimiz ne büyük ve büyüklük ifadesi, O’nun gerçek büyüklüğü yanında ne kadar küçüktür!.. s:28

•Gayba imân, mü'minin en mümeyyiz vasfıdır s:31

•Ülfet ve alışkanlığın orta yolu, düşünerek ve tefekkür ederek yaşamak; ifratı, tefekkürü öldürmek ve tefriti de, hayatı zehir etmektir. Mü'min ise, her mevzûda olduğu gibi bu mevzûda da orta yolu seçendir s:33

•Beşerin zulmüne ve cür’etinin derecesine bakın ki, terzinin, model olarak kullandığı insan üzerinde elbiseyi biçip kesmesine ve uzatıp kısaltmasına hakkı olduğunu kabûl eder de, aynı hakkı Cenâb-ı Hakk'a çok görür! S:42

•Cenâb-ı Hakk, Kendini bize bu sonsuz isimleriyle tanıtmakta ve bizlere Celâlî ve Cemâlî tecellilerini göstermektedir. Bir gülün dikenine Celâlî isimleriyle tecelli edip bize Celâlini tattırdığı gibi, gülün nazik yapraklarına da Cemâlî isimleriyle tecelli eder ve bize Cemâlini tanıttırır s:43

•Belli ki insanlık, ancak İlâhî sistemle kurtulacaktır! S:50

•Bir cemaatin yetişmesinde başa gelen belâ ve musîbetlerin rolü çok büyük ve büyüklüğü nisbetinde de mühimdir.s:54

•İşlenen günah ve isyanlar, belâ ve musîbetlere davetiye çıkarmak gibidir s:54

•Atı çok severiz. Atın yurdu, yuvası, evi barkı ve istirahat edeceği bir döşeği yoktur. Dur durak bilmez, yorulmaz ve hedefine varıncaya kadar koşar da koşar.. nihayet “çatladım” der, durur ve kalır orada, meçhul asker gibi. S:68

•At, ruhuyla beraber gitti.. Şimdi, sirklerde ve hipodromlarda o. Ya süvarisi? Kim bilir, hangi semerler altında! Tekevvünde olanlar var gerçi; zaten bütün ümidimiz de onlar s:68

•Ruh, mahiyeti anlaşılamadığından dolayı tarif de edilemez. Bu mes'elenin ifratı, ruhu inkâr, tefriti de, tıpkı bir madde gibi onu tarif etmeye kalkışmaktır s:73

•Yüz hatlarınız ve yüz çizgileriniz, azıcık feraseti olan bir insana, sizin ne kıymette bir ruha sahip ve hangi değerde bir insan olduğunuzu gösterir. İnsanın fizyolojik yapısı, siması, onun ruh ayarının ve ruh kıyafetinin bir kılıfı gibidir. S:111

•İşlenen her bir günah, şeytan ve habis cinlere açılan bir kapı ve pencere durumundadır. s: 154

•Cinlerin her türlü kötülüğünden emin olmak isteyen, her şeyden önce günahlardan şiddetle kaçınarak, onların girecekleri delikleri kapamalıdır. S: 154

•“Sihir (büyü) yoktur, inanmam” diyenler, ya mes'eleyi dinî menşeli görüp, küfürlerinin muktezası olarak reddeden inkârcılardır; ya da hiç okumamış, duymamış ve dünyâda yaşayıp yaşamadıkları belli olmayan gafil tiplerdir. S: 154

•Umûmî ma'nâda Ümmet'in bu mes'elelerle uğraşması tasvip edilmese dahi, belli bir kuvvete, ruh gücüne sahip olan ve ma'nâya gözleri açık bulunan zevatın cinleri hayır istikametinde kullanmasında da herhalde bir mahzur olmasa gerek. S: 156

•Her nebî, Cenâb-ı Hakk'ın isimlerinden birine mazhardır; aynı zamanda nebîler, kendi isimlerinin de mahzarıdırlar s:157

•Şeytanın bir insana, bilhassa mü'mine karşı oynayacağı son oyun, kullanacağı son siper, son mevzî ve silah, vesvesedir s: 176

•Vesvese, daha çok kendini can ü gönülden Din'e vermiş, zimamı ve dizginleri şeytanın elinden koparıp almış, Allah (cc)'a karşı ubudiyetini az çok yapan ve iman mevzûunda da terakki edip saffete ulaşan bazı müslümanlarda olur. S: 177

•Vesvese, biraz da iman babındaki derinlik ve isti’dât’a karşı şeytanın bir kıskançlık ve reaksiyonu oluyor. S:177

•Vesvese, bazen asabî ve hassas ruhlarda, bazen de fazla gıda alan tenperverlerde olur. S:177

•Her vesveseye müptelâ insanın mutlaka müterakkî ve yükseliyor olması gerekmediği gibi, vesveseye ma’ruz kalmayanın da sükut ediyor olması lâzım gelmez. S: 178

•Vesveseler ibâdetle alâkalı olabileceği gibi, akide ile ilgili mevzûlarda da olabilir. Bunun ötesinde şeytan, günahları süsleyerek hayâli bulandırır, hissiyatı tahrik eder ve insanı akıl, mantık, muhakeme dinlemez bir hezeyancı haline de getirebilir. S:179

•Beşinci kol faaliyetleri, şeytanın soldan gelip yardımcılarına gördürdüğü faaliyetlerdir. Günümüzde çok yaygın olan bütün haram yolları, şeytanın soldan çarpmasının neticesidir. S:181

•Yaptıklarımız ve anlattıklarımızdan ötürü başkaları tarafından medh ü senâ edilmeyi hedefliyor, iş ve hizmet değil de övülmeler hoşumuza gidiyor ve bu övgülerle coşuyorsak, şeytan bizi sağdan vuruyor demektir. Evet, böyle birinin, Kâbe'de tavaf ederken de, cephede en ön saflarda savaş verirken de işi bitiktir. S:182

•Yaptığımız işler, vazifeler ve hizmetlerden dolayı nefsimizde bir çoşma, bir sevinç meydana geliyorsa, işin içine şeytandan bir şeyler karışmış olabileceği mülahazasıyla Cenâb-ı Hakk’a yönelmeli ve biatımızı yenilemeliyiz. Evet bize gereken, nefsimizin hoşuna giden şeylere iltifat etmemek; yaptığımızı Allah (cc) emrettiği için yapmak, amelin lâzımı olan hazları da ahirete bırakmaktır. S: 182

•Gaflet ve dikkatsizlik, şeytan ve şeytanî şeylere birer hüsn-ü istikbalse, evrad u ezkâr, Allah’ı ilan ve O’nunla irtibatlanma, bütün şer kuvvetlere karşı bir müdafaa, hatta bir taarruzdur. S:191

Notları alıntıladığımız. [Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...] ve Salih Okur Bey'e teşekkür ederiz.
hakancayir isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 11.05.08, 07:04 PM   #2
hakancayir
Erkek Üye
 
hakancayir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 5.876
Tesekkür: 0
983 Mesajına 1.495 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 13
hakancayir is on a distinguished road
Standart Cevap: Pırlanta Notlar - İnancın Gölgesinde



•İnsan, düşünce ve da’vâsını en canlı ve heyecanlı olduğu gençlik yıllarında yaymaya çalışır.. s:12

•Sîmâ, anlayan ve görebilen için rûhun aynası ve iç âlemin tanıtıcı satırlarını yansıtan bir kitap hükmündedir. S:13

•Önemli olan bir da’vâ ile ortaya çıkmak değildir; önemli olan getirdiği prensipleri bizzat tatbik edip, da’vâsına mükemmel bir nümûne olabilmektir. S:14

•“Yazık, uykusuz kalmasın” diye çocuğumuzu sabah namazına kaldırmamak, ona acımak değil, bilakis en büyük kötülüktür. S:20

•İrşad adına, muhatabın durumunu, seviyesini ve şartları nazara almadan bütün doğruları sıralayıvermek irşad olmadığı gibi, sıraladığımız doğrular adına da hem bir ihânet, hem de cinâyettir. S:20

•Güzel ahlâk, ancak doğruluk toprağında yetişip, sümbül verebilir. S:22

•Yalan söyleyen bir insanın daha başka söz ve davranışlarında da za’f ve lekeler bulunmaması mümkün değildir. S:22

•Yalan, âdeta fâsit bir dairenin başlangıcı gibidir. Zincirleme, arkasından her türlü kötü ahlâkı da sürükler getirir. Tıpkı doğruluğun güzel ahlâkı sürükleyip getirdiği gibi. S:22

•Kelleler koparıp, kalbler parçalayarak hiç bir inanç ve düşünce sistemi yerleştirilemez; yerleştirilse bile asla uzun ömürlü olamaz. S:27

•Kim nefsini terbiye etse, hemen rûhunun terakkî edip, yükselmeğe başladığını görür. İki sene riyâzet ve tezkiye-i nefste bulunun; sizler de hemen yukarılara doğru urûc ettiğinizi fark edersiniz. S:71

•Her şeyi ilimlerle izâha kalkışmak ve ilmin izâh edemediğine ‘efsâne’ deyip geçmek, esasen ilmi efsâneleştirmektir.s:72

•İnsanın hayatının hayırlı, müteyemmin ve mübârek olması, Kur’ân-ı Kerim’i hayatına düstur yaptığı nispette olur. Kur’ân’dan uzak bir hayat uğursuzdur, bereketsizdir. Kur’ân’dan uzak bir milletin hayatında dedikodu, keşmekeşlik ve uzaklığın çapına göre anarşi vardır. S:96

•Her şeyden önce belirtmeliyiz ki, din-ilim tenakuzunu iddia eden kişilerin bahsini ettiği şey, ‘ilim’ değil, ‘bilim’dir. İlim, ‘aydınlık’ kokan ‘din’ kokan bir kelimedir; hakikat soluyan ve kişiyi Sırat-ı Müstakîm’e götüren bir ışık kaynağı, bir gerçekler manzumesidir. ‘Bilim’ denilen şey ise, kendisine biçilen elbise, yüklenen fonksiyon ve kazandırılan ma’nâ ile karanlıklar, kaos ve karadelikler manzumesidir. S:126

•Kur’ân ve ilimler münasebeti mevzuunda düşülen vahim hatalardan birisi de, Kur’ân’ı mevcud ilimlerin peşinden koşturmak ve onlara tâbi kılmaktır. İlimleri Kur’ân’dan, Din’den ve îmandan ayrı ve müstakil görmek bir tefrit, Kur’ân’ı müsbet ilimlerin peşinden koşturmak ve onu âdeta bir fizik, kimya, tıb, matematik, astronomi kitabı saymak da bir ifrattır.. s:131

•Kur’ân’ın hakkaniyeti için hemen ilmî mesned ve takviyeler, payanda ve koltuk değnekleri aramaya kalkışmak, O’nu küçültmek olur. S:132

•İlmî bir gerçekle, veya gerçek sanılan bir mes’eleyle bir âyet ya da hadîs arasında tam bir mutabakat görülse bile, yine de her zaman için mümkün olan değişmeleri ve kendi anlayış ve seviyemizi hesaba katarak çok dikkatli ve ihtiyatlı olmak zorundayız. S:133

•Pozitivizmin îdam sehpasına çekildiği ve rasyonalizmin pabucunun dama atıldığı günümüzde, âyet ve hadîsleri pozitif ilimlere tatbik etmek ve onların ardısıra koşturmak, bırakın âyet ve hadîse parlaklık kazandırmayı, tam tersine âyet ve hadîse karşı bir cinayettir. S:138

•İslâm dünyasının son yüzyılda maruz kaldığı yıkımın ve çok mühim şahısların bile içine yuvarlandığı fikrî, ruhî krizin temelinde bir bakıma, pozitif ilimler karşısında aşağılık kompleksine kapılma yatmaktadır. S:142

•Günümüzde ilimleri ön plâna alıp, Kur’ân’ı ikinci plânda düşünmek ve O’nun sanki ilimlerin tezkiye ve tebriesine muhtaçmış gibi gösterilmesi o kadar yaygın ki, görüp duydukça insan kahrolup gidiyor s:142

•Fenâ fi’l-ilm, yani ilimde fâni olup, Allah (cc), kalblerimiz ve vicdanlarımızda unutulmamalıdır. Hep ilimlerle meşgul olup, vicdan ve kalbin katmanlarına seferler tertip edememe insanı maddeci ve naturalist bir kabuk içine sıkıştırabilir. İlimleri birer süpürge, anahtar, basamak ve vasıta bilip, yerli yerince kullandıktan sonra onlardan sıyrılamamak, kalben ve ruhen terakkiye mânidir. Evet, bir noktadan sonra herşeyi bırakıp doğrudan Kur’ân’ın aydınlatıcı tayfları altında kalbin nurlu ikliminde yürümek, mesafe almak ve Allah (cc)’a îmanla başbaşa kalmak esas olmalıdır.. s:142

•Dînî hizmetler, ülfete karşı önemli bir sütredir. İnsan hizmetle, sürekli meşgûliyetin yanısıra beklenmedik İlâhî te'yîdata da mazhar olur ve hep canlı kalır. S:146

•Kalpte yaralar, kafada şüphe ve tereddütler, elde, dilde, gözde ve hayâlde günâhlar varken ibâdetlerle kanatlanmak, zikir ve fikir ile süslenmek çok zordur. S:147

•Hakk’a doğru kanatlanma, fena duygu ve tutkulardan arındıktan sonra gelir. S:147

•İnsanın mahiyetinden ilk defa sökülüp atılması gereken bir şey varsa, o da benliktir. S:147

•Nefsin istek ve alışkanlıkları, insan için öldürücü birer zehir ve insanı aşağılara çeken ağırlıklar gibidir. Ruh, nefsin rağmına gelişir ve yükselir. Tersi yönde, nefis beslendikçe ruh küçülür, sıkışır, ağırlaşır. S:148

•Aklına her estikçe yiyen, çeşitli yiyecek ve çerezlerle beslenen bir insanın şehvetine düşkün olması gâyet normaldir. S:148

•Allah’ın marifetiyle tatmin olup huzura ermiş bir kalbe teklif edilen bütün yabancı tadlar ve zevkler, çok sönük ve çok silik gelir.s:149

•Malûmatı olmayan insanın tefekkür etmesine imkân yoktur. s:150

•Malûmattan mahrum, âmice ve cahilce tefekkürler, öze inemez; üst katmanlarda, kabukta kalır ve aynı zamanda ülfet ve ünsiyet meydana getirir.s:150

•İstikamet üzere tefekkür veya tefekkürde istikamet, ancak vahyin ışığı altında eşyâ ve hadiseleri hallac etmekle mümkün olacaktır. S:151

•Bir insan kaç ayarda ise, hayâlleri de o ayarda olur.s:153

•Gözyaşı, ihlâs ve samimiyet sahibi bağrı yanık, ciğeri dağlanan insanlar için bir boşalma ameliyesidir. S:161

•Sâdık, âşıktan ileridir. S:163

•Ağlama, insanın önünü alamayacağı şekilde iç tazyiklerle bir boşalma şeklinde ve meşru çizgide olursa makbuldür, matlubdur, Hakk indindeki değeriyle de dünyalara bedeldir. S:163

•Gecelerini teheccüd feneriyle gündüz gibi aydınlatmış olanlar, berzah hayatlarını da aydınlatmış sayılırlar. Teheccüd, berzah karanlığına karşı bir zırh, bir silah, bir meş’ale ve kişiyi berzah azabından koruyan bir emniyet yamacıdır. S:164

•Ülfetin dağılmasında, kalblerin yumuşamasında ve şeytanların, günahların tesirlerinden korunmada, Allah korkusu, Allah haşyeti ve muhabbetinden gecenin zülüfleri üzerine bırakılan bir kaç damla gözyaşı ve herkesin uyuduğu saatlerde uyumayan gözlerle eda edilen zikirler, tesbihler, kılınan namazlar ve mütalâa edilen derslerin kalblere ne kazandırdığı, ancak tatbikatla ve tadıp bilmekle anlaşılır. Geceleri aydın olan insanların, gündüzleri hiç aydın olmaz mı?. S:165

•Eğer rahmete açık semereli bir ağaç olmak istiyorsanız, orman içinde bir ağaç olmaya bakınız; tek başınıza kaldığınızda hiçbir rahmet düşmez. S:174

•Şeytanın zihne ve hayâle attığı her kötü düşünce, yalnızlık ve can sıkıntısı toprağında boy atıp gelişecek bir çekirdek gibidir. Fikir, gönül ve ruhunu kötülük ve günah çekirdeklerinin doldurduğu yalnız bir insanda, bu çekirdeklerin er-geç iç tazyik ve zorlamalarla dal-budak halinde dışarı taşarak, günah meyvelerini vermemesi imkânsız denecek derecede zordur. S:175

•Hizmetteki kardeşlerimiz ve arkadaşlarımız, zihin, kalb ve ruhumuzun şeytana ait kötülük tohumlarınca işgal edilmemesi ve daha başlangıçta bunların temizlenmesi adına bizim son derece faydalı yardımcılarımızdır. S:176

•Can sıkıntısı, kalbin tatminsizliğinden, Allah ve Rasûlü ile münasebet kurulamayışından, ibâdetlere bağlı olamamaktan, arkadaşsızlıktan, okuma ve tefekkür adına boş bulunmaktan, meşguliyetsizlikten, hizmet etmemekten kaynaklanır. S:185

•Günahların seylap halinde aktığı yerlerden herhangi bir iş, ya da imana hizmet adına herhangi bir vazife bahis mevzûu olmadığı sürece uzak kalmak lâzımdır. S:186

•Her şeyden önce günah, kulun Cenâb-ı Hakk’ın inayet atmosferinden dışarı çıkması ve İlâhî teminatı reddetmesi demektir. Ayrıca kul, günah işlemekle şeytana tam hedef olmuş sayılır; günahlar arttıkça da Allah’ın himaye ve koruması azalır. S:189

•Meşguliyetsiz insan, fıska açık yaşar, dolayısıyla da şeytana fırsat vermiş olur. Bu sebeple, boş durmamalı ve bizi daima gerilim, coşkunluk, tazelik içinde tutup, günahlardan da koruyacağı için hep hizmete koşmalı, ‘emr-i bi’l-ma’ruf, nehy-i ani’l- münker’le irşad faaliyetinde bulunmalıyız. s:190

•Şeytan, daha ziyade âtıl insanlara, atâlet ve tembellik içinde miskin miskin oturanlara hücum eder. S:190

•Biz vefa gösterip, Allah’ın Dini’ne omuz verdiğimiz sürece, Allah’ı her zaman bize karşı vefalı bulacağız ve O, bizi şeytanın vesveseleri ve nefsimizin arzularıyla başbaşa bırakmayacaktır. S:192

•Allah’ın yardım ve korumasına en büyük davetçi, mukaveleye sadakat içinde O’nun Dini’ne omuz vermektir. S:193

•Yeryüzünde irşad, tebliğ, cihad ve Din’e hizmetten daha büyük bir vazife yoktur; olmuş olsaydı, Allah, seçip gönderdiği peygamberlerine o vazifeyi yüklerdi. S:196

•Nuranî olmalıyız; olmalıyız ki, başkasını da aydınlatabilelim. S:198

•Sadece ilim yapmak, fişlemek veya kitaplardan aktarma yaparak yeni kitaplar meydana getirmek değil; kitaplarda yazılanları hareketlerimize aktarma ve yaşamakla ilim yapıp, kitap yazmalıyız. Başkalarının menkıbe ve destanlarını anlatmak yerine, kendimiz gökler ötesi âlemlerde menkıbe ve destanlara mevzû olmalıyız. S:198

•Cihad çok şümullü ve çeşit çeşittir; birisini vasıtaya bindirip imana, ibadete ısındırmak için sohbete getirmekten, malla bu işi yapanlara destek olmaya kadar; Mehmetçiğe top, tüfek almaktan, talebeye burs vemeye kadar; üniversiteye hazırlık kurslarından mektepler açmaya kadar çok geniş dâirede ve değişik usûllerle gerçekleştirilebilir.. yani, her halin gereğine göre ayrı bir Cihad şekli vardır. Yerinde yazıyla, yerinde dille, yerinde arabayla, yerinde malla ve yerinde halle. S:201

•Devrimizde en ehemmiyetli mes’ele, imanın kurtarılması, kalbin salâhının temin edilmesi, ma’şerî vicdanın imanla beslenip açlığının giderilmesi, gönüllerin itmi’nana ulaştırılması ve nesillerin ateşten kurtarılmasıdır. Bir kere de kalbler salâha erdi mi, artık salih ellerde çok müesseseler islah edilip, emniyetin, güvenin ve itmi’nanın kaynağı haline gelecektir. S:201

•Bir kaç asırdır kâfirin elinde Allah'ı inkâr vesilesi olarak bir silah gibi kullanılan fenleri dinî ilimlerle mezcedip, devrin mantık, kültür ve düşünce seviyesi içinde takdim etmek esastır.s:202

•Fizik, Kimya, Astronomi, Tıp ve Botanik gibi ilimlerin en azından felsefesine, mantık ve düşünce temellerine ve ansiklopedik olarak fezlekelerine vâkıf değilsek, keza, hiç olmazsa aynı seviyede dinî ilimlere de ittılaımız yoksa, bu takdirde başkalarına birşey anlatıp onları ikna’ etmek bir yana, dalâlet rüzgarlarına kapılıp gitmemiz bile mukadder olacaktır. S:204

•Bir toplumda Allah ve Rasûlü, Kur’ân ve İslâm bilinmiyor, düşünce hayatında şüpheler, tereddütler cirit atıyorsa, o zaman kalkıp o topluma içtimaî, iktisadî, siyasî doktrin ve prensipler ihtiva eden kitapları tavsiye etmemiz bir işe yaramayacak ve zihin ve ruhlardaki hiçbir problemi çözemeyecektir. S:205

•Felsefî ve benzeri eserler okuyarak, ya da sadece günlük gazete malûmatı, aktüel mes’elelerin yorumları veya eskilerin menkıbeleriyle, kafalarında ilim ve fikir adına pek çok tereddüt taşıyan insanların karşısına çıkmak, ağızdan dolma tüfekle makinalı tüfeğe karşı koymak gibidir. O halde, evveliyetle günümüzün dertlerine, neslimizin kalb ve vicdan hastalıklarına ve düşünce bozukluklarına derman olacak kitaplar okunmalıdır. S:205

•Efendimiz’in (sav) takip ettiği stratejinin bilinmesi için Mekke ve Medine dönemleri bütün yönleriyle çok iyi kavranmalıdır. s:206

•Efendimiz’in Ashabıyla beraber olan hayat-ı seniyyeleri, Kıyamet’e kadar cereyan edecek bütün hâdiselerin mikro plânda yaşanması ve temsil edilmesi demektir. S:206

•İhlâsla kalbin ta derinliklerinden uzay boşluğuna bırakılan herhangi bir söz, bir de bakarsınız hiç ummadığınız bir anda binler-yüzbinler filiz vermiştir. S:208

•Hata yapmama veya onu asgariye indirmenin en önemli vesilelerinden biri de, istişâre ve başkalarının düşüncesine değer atfetmektir. S:208

•Bütün dinî hakikatları karşımıza çıkan şahsın yüzüne ağızdan dolma tüfek gibi birden sayıp-dökmeden önce muhatabımızı dinleyip, iç durumunu tesbit ettikten sonra muhtaç olduğu şeyleri vicdan ve ruhunun aradığı bir üslupla anlatmak icabeder ki, celbedelim derken kaçırmış olmayalım. S:210

•Kalb ve fikir tatminsizliği içinde bulunan neslimize yumruk ve huşunet göstermek, zaten her şeyden mahrum olan kalb ve kafalarını yumuşatma yerine dinamitlemek demektir. S:211

•Müslümanlık bir hak da’vâ ise, ki öyledir, onun cihanın dört bir yanında şehbâl açması da, bâtıl vesilelerle değil, hak vesilelerle olacaktır. Neticeye götürücü her vesileyi mübah görmek ve batıl vasıtalarla netice aramak kâfirce bir sıfattır. S:212

•Bizim kitle ve çokluk diye bir derdimiz yok; bizim, dünyayı yeniden çimlendirecek nüve, çekirdek ve haslara ihtiyacımız var. S:214

•Ehl-i Sünnet çizgisinde hakka hizmet eden herkes alkışlanmalı; hakka hürmet ve hakkın hatırı adına hiç kimse tenkit edilmemeli, çürütülmemeli ve hizmet hesabına herkesin enerjisinden istifade edilmelidir. S:216

•Alnı kirli ve nasır bağlamış, kalbi mühürlenmiş, belli bir zihniyete bağlı, dönmeme niyetinde ve hasım vaziyeti almış kimselerle meşgul olmak boşunadır; hattâ, böyleleriyle meşgul olmanın bazı zararları da vardır. S:216

•Hiç kimsenin yıllarca taşıdığı inanç, kanaat ve düşüncelerini bir hamlede, bir konuşmada kafasından çıkarıp atmasının mümkün olamayacağını kabullenme mecburiyetindeyiz. S:218

•Müminlerin de belli bir siyasî kanaatı olabilir. Bizim tenkid ettiğimiz husus, bizzat siyaset bulaştırılmış irşad metodudur. Şu da var ki, siyasî kanaat seçim zamanı bir haftalık geçici bir vâkıa olarak kalmalı; zamanımızın bütünü, iman ve ibâdete ait hakikatları nesillere intikal ettirmekle geçmelidir. S:221

•Her meşreb kendi sahasında bir hakikatı temsil edip, mühim bir rüknü ikâme etmektedir. Meselâ, Mısır’daki kalemler ictimaî hayat ile alakalı mes’eleleri işliyorlarsa, başka ülke düşünürleri başka mes’eleler, daha başkaları da daha başka mes’eleler üzerinde çalışmaktadırlar; her cemaatin stratejik realitesi başka başkadır. S:224

•Her şeyden evvel, gökten sarkıp gelen ve bütün düşünce dünyamızı saran bu kadar ‘bir’lerimiz dururken, incir çekirdeğini doldurmayacak kadar küçük teferruata dair mes’elelerle meşgûl olmak, abesle iştigâl olsa gerektir. Evet, “..ci...cu” takılarıyla mes’eleyi gündemde tutmamalı, tutmaya çalışanları da ikaz etmeliyiz. S:226

•İrşad ve tebliğde bulunan, Din’e hizmet eden bütün mü’minler, bütün cemaatler alkışlanmalı ve haklarında dua edilmelidir; evet, Allah’ı ve Rasûlü’nü seven ve anlatan herkes, Allah ve Rasûlü’nden ötürü sevilip tebcil edilmeli, muhterem bilinmeli ve kendisine saygı duyulmalıdır. s:230

•Bizim işimiz, gönülleri yıkmak değil, gönülleri yıkamaktır. İtab başkasına değil, nefsimizedir. Başkalarını kusurlarıyla yakalama değil, bilakis onları aklamadır. S:232

•Evet, tırmanma şeridindeyiz; yükümüz çok ağır ve zirvelerde bizi görmeye tahammülü olmayan bir sürü hasımlarımız var; o halde, kardeşlerle sulh olma, sövülsek de dövülsek de sîneye çekme ve asla mukabele etmeme mecburiyetindeyiz. S:234

•Akıllı ve kâmil mü’min, mü’min kardeşiyle düelloya girişmez; müştereklere sadakat içinde müştereken omuzlarımızda taşımaya çalıştığımız hazineyi düşe-kalka götürürken, düello yapmaya zaman olmadığını her mü’min anlamalıdır ve anlar da.. s:235

•Birlik, beraberlik, ittihad ve ittifaka davet ve bunları telkin edip, ruhlarda bu duyguyu mayalamak güzeldir ama, kâfi değildir. Aslolan, -yerinde temas edildiği gibi- birleşmeye götürücü söz ve davranışlarda bulunmaktır. Bir de, ittifak adına iltihaka çağırmak, böylesine ulvî mefhumları pratiğe dökmek yerine, birleştirme havariliğinden ve lafazanlıktan öteye geçmeyecektir. S:235

•Birleşelim” derken kasdımız, herkes bizim çatımızın altında toplansın, şemsiyemizin altına girsin, firmamıza, tarikatımıza katılsın misillü düşünceler ise, bu takdirde asla birleşme olmayacağı gibi, şiddetli “gel” arzu ve çağrısı, şiddetli bir “hayır” reaksiyonu görecektir. S:235

•İttifak ve birleşme olmuyor diye, niye ihtilâf ve husumet olsun ki? Yanımda bulunmuyor, benim gibi düşünmüyor diye neden karşısına geçeyim? Ve arkamda değil diye, neden darılayım! S:236

Notları alıntıladığımız. [Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...] ve Salih Okur Bey'e teşekkür ederiz.
hakancayir isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 11.05.08, 07:05 PM   #3
iraz
Genel Sorumlu
 
iraz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2005
Nerden: Gönülden gönüle
Mesajlar: 4.645
Tesekkür: 1.524
740 Mesajına 1.074 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 15
iraz will become famous soon enoughiraz will become famous soon enough
Standart Cevap: Pırlanta Notlar - İnancın Gölgesinde

Allah razı olsun hakan abi. Güzel bir çalışma olmuş...
__________________
Alçakça söylenen bir söze karşılık vereyim deme,
çünkü o sözün sahibinde onun gibi daha nice sözler vardır.
Cevabınıza yine onlarla cevap verirler.

HZ. ALİ (ra)
iraz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 11.05.08, 11:00 PM   #4
LeoparGS
Guest
 
LeoparGS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: n/a
Standart Cevap: Pırlanta Notlar - İnancın Gölgesinde

Yıllar önce annesi ateist olan bir arkadaşım din dersinde yardımcı olmamı istemişti çünkü bu konuda hiç bilgisi yoktu dersin konusu Allah’ın varlığına ve birliğine deliller idi ve 10 soru vardı bende hiç tereddütsüz İnancın Gölgesinde kitabından soruların cevaplarını bulup verdim kitapta sende kalabilir dedim ve ertesi gün arkadaşım ve annesi bize gelip kim bu kitabın yazarı daha yakından tanımak istiyorum ben hayatımda böyle bir anlatım görmedim çok etkilendim demişti ve iman etmesine vesile olmuştu.

Bu anımı paylaşmak istedim sizlerle hocamın kitapları bu kadar tesirli biiznillah.

Paylaşım için Allah cc razı olsun.
  Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 06.07.08, 01:35 AM   #5
hakancayir
Erkek Üye
 
hakancayir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 5.876
Tesekkür: 0
983 Mesajına 1.495 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 13
hakancayir is on a distinguished road
Standart Cevap: Pırlanta Notlar - İnancın Gölgesinde

Sizlerden de Allah razı olsun.
hakancayir isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 06.07.08, 01:36 AM   #6
hakancayir
Erkek Üye
 
hakancayir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 5.876
Tesekkür: 0
983 Mesajına 1.495 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 13
hakancayir is on a distinguished road
Standart Cevap: Pırlanta Notlar - İnancın Gölgesinde

İnancın Gölgesinde konu konu linkler:

[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
hakancayir isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
gölgesinde, notlar, pırlanta, İnancın


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Pırlanta Notlar - Sonsuz Nur hakancayir Pırlanta Eserler 10 05.01.09 11:01 AM
İnancın Gölgesinde" Kitabına Takriz BelinAY Pırlanta Eserler 2 23.08.08 07:39 PM
Pırlanta Notlar-Hitap Çiçekleri hakancayir Pırlanta Eserler 4 06.08.08 11:50 PM
Pırlanta Notlar-İrşad Ekseni hakancayir Pırlanta Eserler 7 24.07.08 01:13 AM
Pırlanta Notlar-Çekirdekten Çınara hakancayir Pırlanta Eserler 4 20.07.08 12:15 AM


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283