Cevapla
Seçenekler
Okunmamış 08.03.10, 08:05 PM   #1
Mirliva
Kardeş
 
Mirliva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 1.233
Tesekkür: 31
175 Mesajına 326 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 9
Mirliva is on a distinguished road
Standart Hocaefendi'den ibretlik hatıralar

Fethullah Gülen Hocaefendi'nin sıdk, sadakat, tebliğ, iffet ve fetanet ile bezenmiş hayatından bir kesinti sunan ve naif ruh dünyasına küçük bir pencere açan “İbretlik Hatıralar” Işık Yayınları'ndan çıktı.
forumankebut.net - Hocaefendi'den ibretlik hatıralar


Muhterem Fethullah Gülen'in başlattığı “Gönüllüler Hareketi”, kavga ve çatışma yerine, sevgiye dayanan, insanı öne çıkaran, diyalog ve uzlaşma yoluyla büyük barışı hedefleyen sadece İslam coğrafyası için değil insanlık adına da mühim bir harekettir.

Osman Şimşek, Sayın Gülen'i ve “Gönüllüler Hareketi”ni daha yakından tanımak isteyenlere bir kapı aralıyor “İbretlik Hatıralar” ile.

Belli bir konunun derinlemesine tahlili mahiyetinde olmayan, karşılıklı hasbihâl şeklinde cereyan eden kısa sohbetlerden istifade edilmesi amacı ile kaleme alınan eserde, Muhterem Gülen'in, bir çay sırasında, yemek esnasında ya da üç beş kişi ile sohbet ettiği zamanlarda anlattığı mevzular ve ders alınacak vak'alar kendi dilinden aktarılıyor.

Allah yolunda hizmete ilk gönül verenlerin fedakârlık, sadakat ve vefa örneklerini, dinimizin engince yaşanabilirliği ve göz alıcı güzelliklerini hadiselerin diliyle ve Hocaefendi'nin ahvali ile anlatan “İbretlik Hatıralar”, okuyucuya yeni ve farklı vadilerde seyahat imkânı tanıyacak.

“İbretlik Hatıralar nihayet deryayı işaretleyen bir damladan ibaret. Kim bilir, belki de o büyük cisimleri küçük gösteren cinsten bir (konveks) tümsek aynadır. Fakat dışbükey bile olsa bu da bir ayna; doğru bakanlara mutlaka bazı yüce hakikatleri hatırlatacak olan basit bir vasıta.”

İBRETLİK HATIRALAR - Osman Şimşek - Işık Yayınları
Mirliva isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mirliva Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 3 Kisi:
bedi (09.03.10), iraz (15.03.10)
Okunmamış 08.03.10, 09:30 PM   #2
iraz
Genel Sorumlu
 
iraz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2005
Nerden: Gönülden gönüle
Mesajlar: 4.645
Tesekkür: 1.524
740 Mesajına 1.074 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 15
iraz will become famous soon enoughiraz will become famous soon enough
Standart Cevap: Hocaefendi'den ibretlik hatıralar

Okumanızı tavsiye ederimn. Bİrazını okudum. Yeni aldım. Osman şimşek ağabeyin her zamanki o tatlı üslubuyla bildiklerinizi yenileyeceksiniz...
__________________
Alçakça söylenen bir söze karşılık vereyim deme,
çünkü o sözün sahibinde onun gibi daha nice sözler vardır.
Cevabınıza yine onlarla cevap verirler.

HZ. ALİ (ra)
iraz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
iraz Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Okunmamış 14.03.10, 05:52 PM   #3
Mirliva
Kardeş
 
Mirliva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 1.233
Tesekkür: 31
175 Mesajına 326 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 9
Mirliva is on a distinguished road
Standart Cevap: Hocaefendi'den ibretlik hatıralar

Arkadaşımız Osman Şimşek Bey, Fethullah Gülen Hocaefendi'nin sohbet öncesi soru-cevap faslına geçmeden çaylar içilirken on-on beş dakikalık müddet içinde ya salonda bulunanlardan birisini görmenin veya o anda duyduğu bir cümlenin, yahut sağında ve karşısındaki sehpada duran iki panoda devamlı değişen tabloların veyahut gözlerini yaşartan bir mülahazanın çağrıştırdığı duygularını ve düşüncelerini ifade sadedinde söylediklerini derleyip bir kitap haline getirmiş.
Bu çalışmaya "M.Fethullah Gülen'in Ruh Dünyâsına Ayna İBRETLİK HATIRALAR" ismi verilmiş.

Bunlardan birkaç tanesini aktarmak istiyorum: (Hocaefendi, Eşrefpaşalıların anlatıldığı yerde diyor ki Birkaç tanesi bir vesile ile câmiye gelmiş, vaaz dinlemiş ve bir daha da halkadan ayrılmamıştı. Allah rahmet eylesin, geçenlerde vefat eden Zafer onlardan birisiydi. Zaman zaman ziyaretime gelirlerdi; ayrı yerleri vardı onların. Gidip yanlarına oturur ve onlara özel bir lisanla konuşurdum; bir yönüyle, onlarla hususî sohbet ederken ayrı bir ben olurdum. Bu Eşrefpaşalılardan birisi de Kumcu İbrahim Efendi idi. Bir gün benim orada olduğumu zannederek bir evi basmışlar, içeride buldukları herkesi tevkif etmişler. (...) Hemen bir arabaya bindim, İzmir Emniyet Müdürlüğü önünde arabayı âram eyledim; kapıda şöyle bir göründüm. Benim orada olduğum haberi anında İbrahim Efendi'ye ulaşmış. Polisler içeriye girip çıkarken ona, "Fethullah Hoca, Emniyet Müdürlüğü'nün önünde seni bekliyor." demişler. O, tutuklanmayı da göze alarak benim kendisinin yanına koşmam karşısında öyle moral bulmuş ki, serbest kaldıktan sonra arkadaşlarına şöyle demiş: "Hocamın gelişi beni öyle cesaretlendirdi ki, vallahi artık o andan sonra gerekirse orada altmış sene kalabilirim!.."

Bazıları duvarların inlemesini inanılmaz bulabilir. Oysa hayat şu üç buutlu âlemden ibaret değildir. Bu türlü hadiselerin benzerlerine çok rastlanmıştır ve böyle şeyler her zaman da görülebilir. İnanmayan inanmasın; size kendi başımdan geçen bir vak'ayı da anlatayım: Kestanepazarı'nda idareci olduğum dönemde, Tepecik'te bir ev tutmuştuk. Orası bir yönü ile kötülüklere açık bir mahalleydi; fakat o evde hikmetini bilemediğim bir rûhanilik vardı. Bazı geceler geç vakitlere kadar kalır ve arkadaşların arasında zamanı ihya etmeye çalışırdım. Yine mübarek gecelerin birinde, İşâratü'l-İ'caz'dan okumaya başlamıştık. Birkaç saat sonra bazı arkadaşlar istirahat için odalarına çekilmişlerdi. Birkaç kişi müzâkereye devam etmiştik. Tam, "Ey Habîb-i Şefîk! Ey Şefîk-i Habîb!" ifadesini okurken, evin duvarlarından bir inilti gelmeye başladı. Ben dört-beş defa aynı iniltiyi ve hicran dolu sesi duydum. Duvardan etrafa yayılan ses "Off!.. Off!.." şeklindeydi. Size kasemle teminat veririm; duvar âdeta bir insan gibi vuslat hasretiyle inliyordu...

Hocaefendi'nin bu son anlattığı olaydan benim de haberim oldu. Onlar (Hocaefendi, Koca Yusuf Ağabey, Muazzam Ağabey ve hatırlayamadığım birkaç kişi daha geç vakit gelmişlerdi. Üç katlı binanın üst odalarından birisine geçip sabaha kadar İşâratü'l-İ'caz tefsirini baştan sona okumak istiyorlardı. Biz öğrenci olduğumuz için odalarımıza çekilmiştik. Kahvaltıdan sonra biz Koca Yusuf Ağabey'le yolda beraberdik. Dedi ki: "Bir müddet sonra benim uykum geldi, onlar sırayla okuyarak devam ediyorlardı. Sabah namazına kalktım, abdest alıp geldim. Onlar doğrudan namaza durdular. 'Siz hiç uyumadınız mı?' diye sordum. 'Hocaefendi okurken duvarlar inledi.. Şoke olduk. Sabaha kadar da bir daha okumadık ve gözümüze de asla uyku girmedi.' dediler."

Zaten Hocaefendi o haftaki cuma konuşmasında "Materyalist kafalar inanmasalar da, hakikatleri duvarlar da tasdik eder!.." diye bir ifade kullandı. Ben olayı duyduğum için bu mesele üzerine söylediğini anladım. Eğer teyp bantları ile tespit edilen bu konuşma şimdi de bulunup dinlenilse, anlaşılacak hatta tarihi bile tespit edilebilecektir... a.aymaz@zaman.com.tr
Mirliva isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mirliva Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
iraz (29.03.10)
Okunmamış 14.03.10, 07:20 PM   #4
hakancayir
Erkek Üye
 
hakancayir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 5.876
Tesekkür: 0
983 Mesajına 1.495 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 13
hakancayir is on a distinguished road
Standart Cevap: Hocaefendi'den ibretlik hatıralar

Evet, cidden çay tadında güzel bir eser. [Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...] konumuza bakarak fikir edinebilirsiniz; ama kitabın tadı başka...
hakancayir isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
hakancayir Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
iraz (29.03.10)
Okunmamış 29.03.10, 12:25 AM   #5
LeoparGS
Guest
 
LeoparGS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: n/a
Standart Cevap: Hocaefendi'den ibretlik hatıralar

Eski bir ceketin hesabı

Kul hakkı meselesi, bugünün Müslüman'ının en büyük yaralarından biri. Günlük hayatımızda, beşerî münasebetlerimizde, bilerek ya da bilmeyerek çiğnediğimiz kul haklarını nasıl öderiz bilmiyorum.

Belki ibadetlere karşı yeteri kadar iştiyaklı olamayışımızın, dilimizin "zikrullaha" bir türlü ısınamamasının sebeplerinden biri de bu vurdumduymaz tavrımızdır. Allah dostlarının hayatlarından dinlediğimiz bir kısım menkıbeler, kısa süre iç geçirip anlık muhasebelere girmemize vesile olsa da biz yine çoğu zaman bildiğimiz gibi davranmaya devam ediyoruz.

Elimde Osman Şimşek Bey'in kaleme aldığı "İbretlik Hatıralar" kitabı var. Işık Yayınları'ndan çıkan bu kitapta Osman hoca, Fethullah Gülen Hocaefendi'yle alakalı başka yerde bulamayacağımız, bir başkasından dinleyemeyeceğimiz hatıralara yer vermiş. Her bir hatıra, ayrı bir hakikatin aynası. Her birinde ciltler dolusu kitap kadar ders var. Allah'la münasebetlerimiz, kulluk hayatımız ve tevhid telakkimiz adına öğreneceğimiz çok şey var bu kitapta. Şair Mehmet Akif'in "Kaç hakiki Müslüman gördümse hepsi makberdedir, Müslümanlık, bilmem ama galiba göklerdedir" inkisarını haksız çıkaracak bir kulluk portresiyle karşı karşıyayız. Makberde değil, gözümüzün önünde yaşanan dolu dolu bir hayat var bu kitapta. Kitabın ilk sayfalarında Hocaefendi'nin, kul hakkı üzerine anlattığı hatıralarına yer verilmiş. Belki düşünmemize, ibret alıp kendimizi sorgulamamıza vesile olur ümidiyle o hatıralardan birkaçını sizinle paylaşmak istiyorum; şöyle buyuruyor muhterem Hocaefendi:
"İnsan, altından kalkılmaz hesaplarla ötelere gitmemek için hep temkinli davranmalı, sürekli temiz yaşamalı, ezkaza kirlenmişse hemen temizlenmeye çalışmalı; elinde fırsat varken günah ve kul hakkı gibi ağırlıklardan kurtulmanın yollarını araştırmalı ve ölüme her an hazırlıklı olmalıdır. Gıybetini yaptığı, haklarını yediği, bir kötülük ettiği kim varsa, onlara ulaşmanın ve helallik almanın bir yolunu mutlaka bulmalıdır. Hatta gerekirse hak sahiplerine ulaşmak için gazeteye, televizyona, radyoya ilan vermeli; ne yapıp edip görülmemiş hesaplarla ahirete gitmeme gayreti sergilemelidir. Çünkü her şeyin hesabının inceden inceye görüleceği bir büyük mahkeme bizi beklemektedir.

Rahmetlik pederim, ömrünün âhirinde kansere yakalanmıştı. Hastalık aheste aheste her tarafını sarmıştı. Son dönemlerinde artık yerinden kalkamıyordu. Babam son anlarında zaman zaman kendinden geçmiş, sonra yeniden ayılmış. Bayılıp uğunma ve akabinde kendine gelme fasılları birbirini takip edip durmuş. Fakat ne zaman kıvrana kıvrana uyanır gibi olsa "O ceketi sahibine verin!" diyormuş. Her ayıldığında ilk cümlesi bu oluyormuş.
Meğer bir zaman yanımızda bazı işçiler çalışmış. İşi bitirip ayrılırlarken, onlardan biri eski ceketini bizim samanlıkta unutmuş. İşte babama ölüm anında o ceketin hesabını soruyorlarmış. 'Madem ev sahibi sendin, onlar da senin için çalışmışlardı; neden hemen bir arabaya atlayıp hanende kalan bir emaneti sahibine ulaştırmadın? Niçin arkasından koşup adama yetişmedin ve ceketini teslim etmedin?' tarzındaki ifadelerle eski bir ceketin hesabını istiyorlarmış. Evet, bu misal de gösteriyor ki, bizi bekleyen hesap çok çetin..."

Hocaefendi'yi dinlemeye devam ediyoruz: "Bir yönüyle, şahsî hakları takip edip onlarla alakalı helallik almak kolaydır; nihayetinde muhatap bir ya da birkaç kişidir. Fakat milletin malını veya herhangi bir vakfa, şahs-ı maneviye ait olan eşyayı haksız yere harcamak ve böyle umumu ilgilendiren bir hakkı gasbetmek altından kalkılması çok zor bir vebaldir. Çünkü o hakkın muhatabı bir toplum ya da koca bir millettir.
Bu mülahazadan dolayı çok hassa davranmaya çalışıyorum. İçinde kaldığımız bu binada kendi odam ile namaz kıldığımız salonun kirasını aylık olarak mutlaka veriyorum. Bu benim hesabım; el âlem kendi hesaplarını düşünsünler. Biz kılı kırk yararcasına yaşamak mecburiyetindeyiz. Ağzımıza koyduğumuz şu lokmalar hakkımız mı değil mi? Acaba ne yiyor, ne içiyoruz? Şu abdest suyunu kullanmaya hakkımız var mı?... İşte bu türlü sorularla her an hayatımızın muhasebesini yapmalıyız.

Ben zengin bir insan değilim; kitaplarıma takdir edilen telif ücretini de kullanmaktan endişe duyuyorum. Onun çok azını alıyor ve kira gibi borçlarımı o şekilde ödüyorum. Allah'ın huzuruna gitmemek için nerede biraz kalmışsam, oranın kirasını mutlaka ödemişimdir. Bozyaka, Yamanlar, Fatih, Kestanepazarı ve Altunizade'de ikamet ettiğim müesseselerin ücretlerini fazlasıyla vermişimdir. Hem bu hassasiyeti fevkalade bir mü'minlik de saymayın. Bu, sıradan bir mü'min olmanın gereğidir, öyle zühd, takva, incelik filan değil. Bun lar doğrudan doğruya haram-helal kategorisi içinde mütalaa edilecek mevzulardır; Müslümanlığın kendisidir. Ya Müslüman'sın, bunlara uyarsın veya uymuyorsan ötede başının çaresine bakarsın."
Evet, hocamız bunları söylüyor; bilmem başka söze hacet var mıdır?

Süleyman Sargın
Zaman

  Alıntı ile Cevapla
Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
iraz (29.03.10)
Okunmamış 15.08.10, 12:28 AM   #6
iraz
Genel Sorumlu
 
iraz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2005
Nerden: Gönülden gönüle
Mesajlar: 4.645
Tesekkür: 1.524
740 Mesajına 1.074 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 15
iraz will become famous soon enoughiraz will become famous soon enough
Standart Cevap: Hocaefendi'den ibretlik hatıralar

Hocaefendi'ye iftira edenlerin akıbetlerini bir iki misal vererek anlatan Osman Şimşek abiden ufkumuzu açtığı için Allah kendisinden razı olsun.
__________________
Alçakça söylenen bir söze karşılık vereyim deme,
çünkü o sözün sahibinde onun gibi daha nice sözler vardır.
Cevabınıza yine onlarla cevap verirler.

HZ. ALİ (ra)
iraz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 15.08.10, 01:23 AM   #7
Mabud'uma
 
Mabud'uma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2007
Nerden: İnna Lillâhi Ve İnnâ İleyhi Raciûn
Mesajlar: 1.254
Tesekkür: 64
34 Mesajına 45 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 9
Mabud'uma is on a distinguished road
Standart Cevap: Hocaefendi'den ibretlik hatıralar

Nefs odur kim cehli karanûsu kaplar gönlünü,
Rûh odur kim ilm nûru gönlüne yakar çerağ...
__________________

"Açılsın ne olur o vech-i pâkinden nikâb!
Yüzüne aşinâ-yı pür-vefâyım Efendim!
Geçerler candan, girenler nûr hâlene bir kez,
O dertten bin belâya müptelâyım Efendim..!
Olur Mecnûn görenler ruhsârını a Cânân!
Kapında mülk-i serâp bir gedâyım Efendim!


Söz biter, Resûlullah bitmez. Ömer Tuğrul İnançer
Mabud'uma isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 15.08.10, 02:01 AM   #8
hakancayir
Erkek Üye
 
hakancayir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 5.876
Tesekkür: 0
983 Mesajına 1.495 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 13
hakancayir is on a distinguished road
Standart Cevap: Hocaefendi'den ibretlik hatıralar

Eseri daha yakından tanımak için bkz. [Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
hakancayir isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
hatıralar, hocaefendiden, ibretlik


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283