![]() |
| Seçenekler |
|
|
#41 |
|
Üyelik tarihi: Aug 2010
Mesajlar: 109
Tesekkür: 246
47 Mesajına 66 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 2 ![]() |
!!!
__________________
İLAHİ ENTE MAKSUDİ VE RIZAKE MATLUBİ![]() SÖZLERİN EN GÜZELİ ALLAH ( C.C.)'IN,AMELLERİN EN GUZELI RASULULLAH (S.A.V.)'INDIR.
Konu hümeyra-pembecik- tarafından (11.11.10 Saat 03:17 AM ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
|
#42 |
|
Kardeş
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 131
Tesekkür: 125
62 Mesajına 99 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 3 ![]() |
Amin desem Yüzümü dönüp Medineye amin desem bugün Yüzünün olduğu yere baksam bugün Hıçkırıklarla amin desem, yankılarını semanın çevresinde duyup, Ey Rabbim yetişir mi nefesim Habibine Haykırsam bütün sırlarımı bugün, Su gibi ekmek gibi hasretim Sana desem ve eklesem Es selamu aleyküm Ya Rasülallah, Ne olur bir ses ver bana, son ver artık bu hicranıma… Yokluğunun gölgesi var her adımımda, Ayrılığın nakış nakış işlemiş İçtiğim suya, aldığım havaya, baktığım her yana Gözlerim sana hasret En Sevgili, istemiyor başkasını görmeyi Kulaklarım, O’ndan gelmiyorsa duymam diyor, sağır misali Kokular, O yoksa kokmam diyor mis gibi Dilim lal oluyor, söylemiyor; O’nunla olmazsa deyi, Ellerim tutmam diyor, parmaklarım oynamıyor, cansız gibi Ayaklarım hep aynı yerde gitmem diyor, yoksa O’nu görmesi Ve ruhum ey Sevgili, girmem diyor bu bedene Ruh ayrı, beden ayrı; aynı bir felçli gibi… Cuma günü ey Rabbim kaldırsam ellerimi
Amin desem yüzümü dönüp Medine’ne Gösterir misin en Sevdiğini, bu acizlerin en acizine Dursam saatlerce, Sevgilinin en çok durduğu yerde Aferinlerin hak edildiği yerde, kalsam öylece Gönderir misin Habibini, ruhumun en yakın yerine ve Alır mısın emanetini secdede, Sana en yakın, O’nu en çok özlediğim yerde Öyleyse önce dua sonra amin diyorum kendi kendime Kusurumuzu affet, bizi kendine kul kabul et Makam ı Mahmudu vereceğinin hürmetine Bizi de O’nun şefaatine mazhar eyle, Amin amin, elfü elfi amin… foreign
__________________
Yaratan,rahmetini kahrından üstün saydı, Ne olurdu hâlimiz,gözyaşı olmasaydı. Necip Fazıl KISAKüREK
|
|
|
|
| foreign Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | iraz (07.12.10) |
|
|
#43 |
|
Kardeş
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 131
Tesekkür: 125
62 Mesajına 99 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 3 ![]() |
Renklerin dilinden Renklerin dilinden yaşamak çok başkadır, Daha iyi duyarız hayatı, daha renkli görürüz dünyayı Başka başkadır renkler ve intizamlıdır onlar; hiç bozmazlar sırayı: En evvel beyazla başlar hayatımız, Doğduğunda bembeyazdır insan, tertemiz Ne güzeldir günahsız, O’nun nurundan, ilk yeşilin beyazı Derken hayat bizi kendi rengine çalmaya başlar, çok geçmeden Mavi gündüzler, sarı sevdalar, yeşilin bin bir rengi arkadaşlar, Su rengi ağlamalar, ak sakallı dostlar, siyah beyaz okumalar, Biraz ötede kara sevdalı yazılar, sevdaya yazanlar İşte renklerin en güzeli, en çok O’na benzeyeni, tarifsizdir mahareti, İsmi yoktur onun, renklerin ışığıdır, ışıkların rengi Ve işte sonbaharın rengi: Kahverengi… Sonuncusudur, renklere son verendir, Emanetin rengidir o, yolculuğun simgesi, Son model, son arabanın rengidir o Kapanınca mavi, yeşil gözler Usulca ayrılığın rengidir o Ölümü getirir sahibine, Doğumdan sonraki ilk yeşil beyazının ardından Son beyazı getirir, ruhsuz bedene Evet en başa döner insan yine bembeyaz Ama bu sefer farklıdır biraz Kefenin rengidir beyaz olan Ne insan bilir kefenin içindekinin rengini Ne de sonsuz kahverengi… foreign
__________________
Yaratan,rahmetini kahrından üstün saydı, Ne olurdu hâlimiz,gözyaşı olmasaydı. Necip Fazıl KISAKüREK
|
|
|
|
| foreign Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | iraz (07.12.10) |
|
|
#44 |
|
Kardeş
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 131
Tesekkür: 125
62 Mesajına 99 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 3 ![]() |
İçinizdeki ben’lerin sesinden haberiniz var mı? Ben biraz kulak vereyim dedim…
NERDESİN BEN Selamun aleyküm ey gönlümdeki ben. Seninle hasbihal etmeyeli ne kadar da çok oldu. Sesini duymayalı çok geçti zamandan. İkimizde ne kadar vefasızmışız meğer. Bakma hiç arayıp sormadığıma aslında her işimde sen varsın. Daha doğrusu öyleydi bir zamanlar. Senin sesine kulak verdi mi her şey yerli yerinde olur, herkes anlayış gösterir, tebessüm ederdi dışarıdaki bana. Önceleri ufak tefek tedirginlikler yaşardım, ama sana güvenirdim, bilirdim koymayacağını yarı yolda; yalnız anlatmakta zorlanırdım bunu sokaktaki bana. O hep yaşayıp görmek, tecrübe etmek isterdi hayatı, insanları. İşler pek yolunda gitmezdi ama onunla öğrenmiştim özgüven dedikleri şeyi, biraz asi olmayı. Aslında hakkını vermek gerekir bu kahramanın, üzülür ağlar ama hiç pes etmezdi. Şimdilerde yorgun savaşçı misali dinlenir vaziyette. Ondan bahsetmişken hoşgörü beni’ni hatırlamadan olur mu hiç. Nitekim sabır dedikleri, altın değerinde bir huy edinmiştim onunla kendime. Madem hayat kocaman bir imtihandı, ona sabretmek gerekirdi. Dosta düşmana, iyiye kötüye en zoru da sevgiliye sabretmek gerekirdi. Yoksa kaybederdi elindeki bütün her şeyini servet ben’i. Şimdilerde sabır ben’i de görünmüyor pek. Hatırladığım kadarıyla son sevgiliden ayrıldığım yerde kaldı. Biraz da sevgi ben’inden anlatayım sana. O olmasa ne ehemmiyeti kalır ki hayatın. Değil mi ki insan aslında sevgi hüzmeleriyle oluşmuş kendince bir umman. Anne sevgisi, aile sevgisi, okul sevgisi, arkadaş sevgisi, dost sevgisi… pusulanın ibresi misali ne yöne gideceğimize ona sorar öyle karar verirdik. Sürüklerdi bizi sevgililerimizin peşinden. Yorulunca durmaz beklemez, hep yeni heyecanlar arardı. Çok irdelemez bulduğunu, samimi gönüllerde bir yer arar, atardı kendini bilmediği yeni sevgililerin şefkatli kollarına. Çok sürmezdi bu hali, böyle yazılmıştı kaderi; gerçek sevgiliye gidene kadar hep yollarda olacaktı. Horlanacak, hakir görülecekti. Yaz sevgililerinin ardından kızgın çöllerde, kış mevsimlerinden sonra şiddetli ayazlarda bulacaktı kendini. Onu da sevmeyi öğrenecekti sonunda. Şimdilerde görünmüyor ortalarda. Korkuyorum söylemeye, aklıma kötü şeyler geliyor. Ne olur bir haber salıver, onu çok özlediğimi söyle. Artık kimseyi sevemediğimi, kin ben’ine teslim olduğumu söyle. Ne isterse başım gözüm üstüne, yeterki bileyim bir yerlerden çıkıp geleceğini. İşte geldik mi yolun sonuna. Tahmin edersin orda kimin olduğunu değil mi? Aşk ben’i. Anlatabilir miyim onu sana, hadi yardım et bana kalem ben’i. Gözyaşı ben’i de gelsin ki mürekkebimiz kandan olsun. Bir nokta vardır pek azına nasip olur varmak oraya. Sevgi ben’i kızmasın ama ondan geçmekle varılır oraya. Aşk, sevgiyi aştıktan sonra düşer yağmur gibi dertli sinelere. İki türlü derler aşk için; sümme haşa, aşk birdir. Gerçek aşk zaten O’dur, mecaz dedikleri de beşerdeki O’dur. Hallacı Mansur’a sormak gerekir anlamak için. Enel Hak derken bedeni aşk dolmuştur, dayanamaz artık, fışkırır anlayışsız beşerin yüzüne. Aslında aşkın başladığı noktadır burası. Mansur başıyla ödeyecektir zahirde, batında ise başıyla kavuşacaktır aşkına. Değil mi ki aşk yok olmaktır Sevgilide. Ruhunu en başta feda eylemiştir zaten, canlı gibi görünen cesedini de çok sürmeden harcar aşk yolunda. Karşılık bekleme yoktur onda, aksi halde aşk olmaktan çıkar da eziyet olur sahibine. Şimdilerde bende böyleyim dert ben’i. Aşkı sığdırmaya çalıştım beşerin zayıf bedenine. Heyhat, kaldırır mı onu nefis bendesi aciz kullar. Ne yapayım dünya kocaman bir yük olmuş güçsüz omuzlarımda. Paylaşayım dedim bir aşk bendesiyle. Bağışla Rabbim unuttum Seni, aşkın hakiki sahibini. Şimdilerde tek arzum o kadehten bir damla alıp uçar adımlarla gelmek Sana. Bir parça aşkından lütfeyle Rabbim bana. Sahi nerde benim ahret bineğim aşk ben’i. Yoksa o da mı kaldı bilmediğim, sahte aşıkların yalancı dillerinde. Yok canım olmaz öyle şey, nasıl nefes alıp veririm o olmadan. Kalpsiz de yaşayamaz ya insan. foreign
__________________
Yaratan,rahmetini kahrından üstün saydı, Ne olurdu hâlimiz,gözyaşı olmasaydı. Necip Fazıl KISAKüREK
|
|
|
|
|
|
#45 |
|
Kardeş
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 131
Tesekkür: 125
62 Mesajına 99 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 3 ![]() |
Kuranı okuyorum Kuranı okuyorum önce sessiz En evvel nefsime okuyorum, ne de hissiz Kulaklar da duymuyor, yok işte, çaresiz Ellerim titriyor bırakayım derken Halime ağlıyorum, dizlerim usulca çökerken Yağmur misali saçlarıma yağıyor İkra diyor bir ses yükseliyor Benimle konuşuyor ayet i kerimeler… Yasinle başlıyorum, büyük bir yeminle Yer tayin ediyorum kendi kendime Kuran nur saçıyor yolumun üzerine “Dosdoğru bir yol üzerindesin”, bekleme Durur muyum hiç, yol alıyorum ötelere Şûra’ yı görüyorum: Ayn, Sin, Kâf Tılsımını çözeyim diyorum, bekliyorum En Sevgili geliyor akla, durma diyor, demek yalnız O biliyor “Göklerde ne var, yerde ne var O’nundur” diyor Kuran İşte şimdi anlıyorum, bomboş kalıyor ellerim, var mı anlayan O’nu okuyorum her yerde, Sahibim diyorum, devam ediyorum Fatih oluyorum sanki Fetih’i okurken Şanlı bir zafer alıyorum nefsime karşı İmanıma iman katıyor Kelamullah “Müminlerin kalplerine sekinet indirendir” ne büyük ferah Cenneti müjdeliyor Sevgili, haydi Bismillah “Şahittir” diyor Rahman ve Rahim olan Allah… Hızımı kesiyor Zariyat, kanım donuyor bileklerimde “Yemin olsun o tozutup savuran rüzgâra” “Sonra o ağırlık yüklenen bulutlara” Ceza ve mükâfat günü muhakkak diyor, mum yakıyor karanlıklara Gelmeli diyorum, Filistinli çocuklar karışıyor gözyaşlarıma… Er Rahman diyorum, allem el Kuran Rabbime şükrediyorum, yola devam “Bitkiler de ağaçlar da secde ederler” sağır kulaklara bir ferman Rabbim sıralıyor nimetlerini: meyveler, tomurcuklu hurmalar Hoş kokulu bitkiler, daha neler neler… Yalancıların yüzü yerde kalıyor, ders alsınlar diye Rabbim tekrarlıyor… Duha’ ya geliyorum ama okuyamıyorum ağlamaktan Mahzun bir Nebi var, bu can tek hecesine kurban Rabbin sana küstü diyorlar, -haşa- yakışır kâfire bu yalan “Rabbin Seni ne terk etti ne de darıldı” semada yankılanan Yükseliyor Nebi her an öncesinden daha yaman Yetim kalışı geliyor hatıra ardından, Rabbim O’nu bulup barındıran Şimdi de şefaat hakkı veriyor Habibine, Ne de güzel bir makam Ona ümmet olmalı ya, nerde benim vefam… Ezan okunuyor, Rabbim huzura çağırıyor.. Namaz diyor Kuran, seccademi gösteriyor Dünyayı arkama alıp, tekbir getiriyorum Fatiha, Karia derken ruküya varıyorum Bu kez yüzümü kaldıramıyorum secdeden… foreign
__________________
Yaratan,rahmetini kahrından üstün saydı, Ne olurdu hâlimiz,gözyaşı olmasaydı. Necip Fazıl KISAKüREK
|
|
|
|
| foreign Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | Kebudî (12.02.11) |
|
|
#46 |
|
Yetkili
![]() Üyelik tarihi: May 2006
Nerden: Belçika
Yaş: 26
Mesajlar: 4.493
Tesekkür: 1.761
696 Mesajına 997 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 ![]() |
Yüreginize saglik, kaleminize kuvvet Foreign.
Diyecek baska kelime bulamiyorum. Rabbim Kur'ani anlamaya çalisarak okuyanlardan eylesin.
__________________
Nam-ı diger FeNeRLee [Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...] [Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...] ![]() ![]() |
|
|
|
| Kebudî Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | foreign (14.02.11) |
|
|
#47 |
|
Kardeş
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 131
Tesekkür: 125
62 Mesajına 99 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 3 ![]() |
Bekletme ey yar
Tak tak fikrime bir çalan var ayazda Kapıdan biri giriyor içeri, ne ki bu elindeki ferman Nurunu getiriyor gözlerimin, sen kokuyor her yan Vuslatın buz kesiyor bir anda, dur ne olur bekle Yokluğunu haykırıyorum karanlığa, gecenin ısız elleri arasında Ellerini ağzıma bastırıyor yabancı rüzgarlar, Nefesimi bağlıyor kahin üfürükler Ve Ayaklarımı birbirine doluyor, bu sonu sana çıkmaz yollar.. Seni arıyorum ey yar, bırakma beni soğuk benizli ayrılığa Bırakma ne olur, fırtınanın en keskin yamaçlarına Bak ellerim kanıyor ,parmaklarımı kopardı sensiz zamanın çarkları Kalmadı dermanı dizlerimin, tabanlarımda bin dört yüz senenin çatlakları Ne olur bekletme yar , bekletme ey yar.. Çıkardım dünyalıklarımı, bir yamalı ruhum var Söküp attım duygularımı, ne hayalim ne de sevdam var Bir sen ey yar bil sen ey yar Ve şimdi senin için kapatıyorum gözlerimi Bekletme hadi, ey yar, bekletme en yar… foreign
__________________
Yaratan,rahmetini kahrından üstün saydı, Ne olurdu hâlimiz,gözyaşı olmasaydı. Necip Fazıl KISAKüREK
Konu foreign tarafından (Bugün Saat 01:06 AM ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
|
#48 |
|
Kardeş
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 131
Tesekkür: 125
62 Mesajına 99 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 3 ![]() |
Bekletme ey yar
Tak tak fikrime bir çalan var ayazda Kapıdan biri giriyor içeri, ne ki bu elindeki ferman Nurunu getiriyor gözlerimin, sen kokuyor her yan Vuslatın buz kesiyor bir anda, dur ne olur bekle Yokluğunu haykırıyorum karanlığa, gecenin ısız elleri arasında Ellerini ağzıma bastırıyor yabancı rüzgarlar, Nefesimi bağlıyor kahin üfürükler Ve Ayaklarımı birbirine doluyor, bu sonu sana çıkmaz yollar.. Seni arıyorum ey yar, bırakma beni soğuk benizli ayrılığa Bırakma ne olur, fırtınanın en keskin yamaçlarına Bak ellerim kanıyor ,parmaklarımı kopardı sensiz zamanın çarkları Kalmadı dermanı dizlerimin, tabanlarımda bin dört yüz senenin çatlakları Ne olur bekletme yar , bekletme ey yar.. Çıkardım dünyalıklarımı, bir yamalı ruhum var Söküp attım duygularımı, ne hayalim ne de sevdam var Bir sen ey yar bil sen ey yar Ve şimdi senin için kapatıyorum gözlerimi Bekletme hadi, ey yar, bekletme en yar… foreign
__________________
Yaratan,rahmetini kahrından üstün saydı, Ne olurdu hâlimiz,gözyaşı olmasaydı. Necip Fazıl KISAKüREK
|
|
|
|
![]() |
| Tags |
| Çaresİz, foreign, foreİgn, from foreign, istiyorum, kaldim, sultanım, vuslat |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
|
|