Soru ve Cevap Dini konularda aklınızı karıştıran/ aklınıza takılan öğrenmek istediğiniz, merak ettiğiniz soruları sorabilirsiniz...

   

Cevapla
Seçenekler
Okunmamış 31.05.08, 05:34 PM   #1
_NUR_
 
_NUR_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 235
Tesekkür: 8
2 Mesajına 4 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 8
_NUR_ is on a distinguished road
Standart namusunu korumak için..?

Selamünaleyküm arkadaşlar.bi kaç sorum olcak.bir bayanın namusunu korumak için cinayet işlemesinin günahı nedir?
forumankebut.net - namusunu korumak için..? ikincisi ise namazlarda sünnet yerine kaza namazı kılınabilirmi?
üçüncüsü ise sehiv secdesi namazda bi sureyi yanlış okuyuncamı yapılır yoksa namazda kaç rekat kılındıgını karıştırıncamı yapılır yanı hangı durumlarda sehiv secdesi yapılır hangı dırumda yapılmaz?
_NUR_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 31.05.08, 07:33 PM   #2
bulut_bey79
YA SABIR ÇOK ŞÜKÜR
 
bulut_bey79 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: istanbul
Yaş: 34
Mesajlar: 7.784
Tesekkür: 828
1.525 Mesajına 2.045 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 15
bulut_bey79 is on a distinguished road
bulut_bey79 - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: namusunu korumak için..?

ffetlinin eşi de iffetlidir
İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
(Aklı dinlemeyen, en çok ona isyan eden şehvettir. İnsanların, başkalarının ayıplamaları gibi sebeplerle bu şehvetten kaçınmaları faydalı ise de, büyük sevap alamazlar. Fakat günah işlemek için bütün imkanlara sahipken, ortada hiçbir korku yok iken, sırf Allah rızası için, Allah’tan korktuğu için şehvetine esir olmazsa, ona mani olursa, en büyük fazilete kavuşur. Bu derece sıddıklar, şehidler makamıdır.) Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Haya, iffet, dile hakimiyet ve akıl, imandandır. Böyle kimselerin ahiret arzusu çoğalır, dünya hırsı azalır. Cimrilik, müstehcenlik, çirkin sözlülük, hayasızlıktan, nifaktan ileri gelir. Böylelerinde dünya hırsı çoğalır, ahiret arzusu azalır.) [Beyheki]

Erkekler, iffetsiz olursa, yakınları da kötü yola düşebilir. Peygamber efendimiz, (Siz iffetli olursanız, kadınlarınız da iffetli olur) buyurdu. (Taberani)

İbni Neccarın bildirdiği (Zina eden, aynı şeye maruz kalır) mealindeki hadis-i şerif, iffetli olmayanın yakınlarının da, iffetsiz olabileceğini göstermektedir. İffetli olmaya gayret eden bunu başarır. (İffetli olmak isteyeni Allahü teâlâ iffetli kılar) hadis-i şerifi buna delildir. (Hakim)

Gayrı meşru işler, dünyada insan için yüzkarasıdır. Ahirette ise, azabı çok şiddetlidir. “Ben ölmem” veya “Cehennem ateşi bana zarar vermez” diyen varsa, dilediği kötülüğü işlesin! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Dünya için, dünyada kalacağın kadar çalış! Ahiret için, orada sonsuz kalacağına göre çalış! Allahü teâlâya, muhtaç olduğun kadar itaat et! Cehenneme dayanabileceğin kadar günah işle!) [Eyyühel veled]

Öleceğine inanan ve öldükten sonra başına gelecekleri düşünen, kötülük işleyebilir mi?

İffetli olmak için
İnsana en büyük zarar, kötü arkadaştan gelir. Kötü arkadaşlarla düşüp kalkan, kılavuzu karga olan nasıl her zaman temiz olabilir?

İyi insanlarla beraber olan kimse, bir müddet onlar gibi iyi iş yapmasa bile, onların yanında kötülük edemez. Hadis-i şerifte,
(İnsanın dini arkadaşının dini gibidir) buyuruluyor. (Tirmizi)

Şu halde yapılacak iş, arkadaşlık edilen kimselere dikkat etmek ve kötü arkadaşlardan uzak durmaktır. Namuslu, iffetli yaşamak isteyene cenab-ı Hakkın bunu nasip edeceği din kitaplarında yazılıdır. Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(İffet talep edeni, Allahü teâlâ iffetli kılar.) [Hakim]

İffetli olan, aile efradının da iffetli olmasını ister. Onları da kötülükten korur. Kendisi kötü olursa, bir gün çoluk çocuğu da Allah saklasın kötü yollara düşebilir. Çocuklarının iffetsiz olmasını hangi ana-baba isteyebilir?

Çocuklara iyi örnek olmak gerekir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(İffetli olursanız, kadınlarınız da iffetli olur. Ana-babanıza ihsan ederseniz, çocuklarınız da size ihsan eder!) [Taberani]

(Kötülükten korunmak için, nikahlı yaşamak ve iffetli olmak gerekir.) [İbni Asakir]

Sünnet ve kaza namazında niyet
Sual: Sünnetleri kılarken kaza namazına nasıl niyet edilir?
CEVAP
Kaza namazlarını kılıp bir an önce farz borcundan kurtulmak lazımdır. Fırsat buldukça kaza namazı kılmalıdır. Hesabın kolay olması için, sünnetleri kılarken kazaya da niyet edilirse ve aşağıda bildirildiği gibi kılınırsa, bir günlük kaza namazı kılınmış olur.

Sabah namazının sünnetine vacib diyen âlimler de olduğu için sabah namazının sünnetine sünnet diye niyet etmelidir.

Öğle namazının ilk dört rekat sünnetini kılarken, (İlk kazaya kalmış öğle namazının farzını ve öğlenin ilk sünnetini kılmaya) diye niyet edilir. Aynen farz gibi kılınır. Son iki rekatta zamm-ı sure okunsa da olur, okunmasa da olur. Çünkü dört rekatlı farz namazların son iki rekatında zamm-ı sure okumakta mahzur yoktur.

Öğle namazının son sünnetini kılarken, (İlk kazaya kalmış sabah namazının farzını ve öğlenin son sünnetini kılmaya) diye niyet edilir.

İkindi namazının sünnetini kılarken de, (İlk kazaya kalmış ikindi namazının farzını ve vaktin sünnetini kılmaya) diye niyet edilir.

Akşam namazının sünnetini kılarken, (İlk kazaya kalmış akşam namazının farzını ve vaktin sünnetini kılmaya) diye niyet edilir ve [akşam namazı gibi] üç rekat kılınır. Üç rekat nafile olmadığı için, böyle niyet uygun olmaz sananlar var. Peygamber efendimiz, akşamın farzından sonra 2, 4, 6 rekat sünnet kılmıştır. Bir kimse de akşamın farzından sonra herhangi bir namaz kılarsa, bu sünneti yerine getirmiş olur.

Yatsı namazının ilk sünnetini kılarken, (İlk kazaya kalmış yatsı namazının farzını ve vaktin sünnetini kılmaya) diye niyet edilir.

Yatsının son sünnetini kılarken de, (İlk kazaya kalmış vitir vacibi ve yatsının son sünnetini kılmaya) diye niyet ederek üç rekat vitir namazı kılınır. Burada da farzdan sonra, bir namaz kılındığı için sünnet yerine gelmiş olur.

Böylece bir günlük kaza namazı kılınmış olur, sünnetler de terkedilmiş olmaz. Bir kişi, böyle kaza kılarken vaktin sünnetine diye niyet etmese de yine sünneti terk etmiş olmaz. Çünkü sünnet, vaktin farzından başka bir namaz kılmak demektir. (N. Fıkhıyye)

Kaza namazı her zaman kılınır. Sadece akşama 45 dakika kala, güneş doğduktan sonra 50 dk geçinceye kadar ve öğleye 20 dk kalınca kaza kılınmaz. Bunun haricinde her zaman kaza kılınır.

Cumanın sünnetlerini ve teravih namazını, kuşluk, evvabin, teheccüd gibi nafile namazları kılarken de aynı şekilde niyet edilir. Mesela gece kalkan kimse, abdest aldıktan sonra, (İlk kazaya kalan … namazının farzını ve teheccüd namazı ve sübha namazı kılmaya) diye niyet edebilir.

İstihare namaz, hacet namazı gibi nadiren kılınan istisna nafile namazlarda, küsuf ve husuf namazları cemaatle kılındığı zaman, kazaya niyet edilmez. Bunlar ne namazı ise o niyetle, yani nafile niyetiyle kılınır.

Kaza kılarken erkeklerin ezan ve ikamet okuması sünnettir. Birden fazla kaza namazı kılarken, her defasında ezan okunmasa da olur. İkameti okumalıdır.

Cumanın ilk sünnetini kılarken, (Cumanın sünnetini ve ilk kazaya kalmış öğle [ikindi veya yatsı] namazının farzını kılmaya) diye niyet edilir. Cumanın farzından sonra 10 rekat namaz kılınır. Bunun ilk dört rekatını kılarken, (Cumanın son sünnetine ve ilk kazaya kalmış öğle [ikindi veya yatsı] namazının farzını kılmaya) diye niyet edilir. İkinci dört rekatı kılarken, (Vaktine yetişip kılmadığım son öğle namazının farzını kılmaya) diye niyet edilir ve farz gibi kılınır. Buna zuhr-i ahir namazı denir, mutlaka kılmalıdır. Cuma namazı kabul olmazsa, bu namaz o günün öğle namazı yerine geçer. Sonra iki rekat daha kılınır, buna da (Vaktin son sünnetini ve ilk kazaya kalmış sabah namazının farzını kılmaya) diye niyet edilir.

Teravih namazını cemaatle kılmak, sünnet-i kifayedir. Yani, cemaatle kılanlar varsa, bu sünnet yerine gelmiş olur. Teravih kılarken, kazaya da niyet etmelidir. (İlk kazaya kalan … namazına ve teravih namazına) diye niyet edilir. Teravih namazı da, bir günlük kaza namazı da, 20 rekat olduğu için, bir günlük kaza kılan, teravihi de kılmış olur. Kaza kılarken, teravih dualarını da bunların arasında okuyabilir.

Camide veya evde, cemaat ile teravih kılındığı zaman, kaza borcu olan veya imamın namazının sahih olduğuna güvenmeyen kimse, namaza yeni başlayanlara önayak olup, onları namaza alıştırmak ve dedikodu, fitne çıkmasını önlemek için, cemaat ile teravih kılar. Fakat, bu imama uymaz. Niyet etmiş görünür. Kendisi, yapabilirse kaza kılar. İmam, iki rekatta bir selam veriyorsa, sabah namazı farzlarını, dört rekatta bir selam veriyorsa, diğer farzları kaza etmeğe de niyet eder. Kaza namazına da niyet edince, imamın hareketlerine uyamaz ise, yalnız teravih kılmaya niyet ederek böyle imama da uyar. Fakat, imama uymaya niyet etmeden, imamla birlikte hareket ederek kaza kılmak zor olduğu için, camiye gitmek zorunda kalan, yalnız teravih kılmaya niyet ederek imama uyar. Şafii’de ise, başka namaz kılan imama uymak caiz olduğu için, teravih kılan imama uyarak kaza namazı kılabilir.

Sual: Diğer sünnetleri kılarken kazaya niyet ettiğimiz halde sabahın sünnetini kılarken niye kazaya da niyet etmiyoruz?
CEVAP
Sabahın sünneti, diğer sünnetlere göre çok kuvvetlidir. Bazı âlimler vacib olduğunu bildirmişlerdir. Bunun için özür yokken sabahın sünnetini oturarak veya hayvan üzerinde kılmak caiz değildir. (Dürr-ül-muhtar)

Nafileleri özürsüz oturarak kılmak caizdir. Yalnız sabah namazının sünneti bundan müstesnadır. (Merakıl-felah)

Nihaye, Hazain ve diğer kitaplara göre, sabah namazının sünnetinin vacip olduğunu bildiren âlimler vardır. (Redd-ül-muhtar)

Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:

(Sizi atlılar kovalasa da, sabahın iki rekat sünnetini bırakmayın.) [Ebu Davud]

(Vitir ile sabah namazının sünneti bana farzdır.) [İ. Ahmed, Taberani]

(Sabah namazının iki rekat sünneti dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır.) [Müslim, Tirmizi, İ.Ahmed]

Hazret-i Aişe validemiz, (Resulullah, sabah namazının iki rekat nafilesine [yani sünnetine] diğer nafilelerden daha çok önem verirdi) buyurdu. (Buhari)

Resulullahın, sabahın farzından önce iki rekat nafileden sonra, öğlenin farzından önce de dört rekat nafile namaza da önem verdiği bildirildi. (Buhari)

Yukarıda bildirilen sebeplerden dolayı, sabah namazının sünneti yerine kaza kılınmamaktadır
Secde-i sehv
Sual: Secde-i sehv, hangi hallerde ve nasıl yapılır?
CEVAP
Secde-i sehv [yanılma secdesi], farzın gecikmesi, farzın tekrarı, vacibin terki, vacibin gecikmesi, vacibin tekrarı ve vacibin değişmesinden dolayı, o namazın sonunda yapılması gereken iki secde ile teşehhüt, salli barik ve Rabbena âtina okumaktan ibarettir. Şöyle yapılır:

Son oturuşta Et-tehıyyatü okunduktan sonra sağa selam verilir. Ondan sonra Allahü Ekber denilerek secdeye varılıp üç kere Sübhane Rabbiyel-â’la okunur. Ondan sonra Allahü Ekber denilerek doğrulur. Az bir miktar duraklamadan sonra tekrar Allahü Ekber diyerek ikinci secdeye varılır. Yine üç kere Sübhane Rabbiyel-â’la okunduktan sonra Allahü Ekber denilerek doğrulur ve oturulur. Tehıyyat, salli barik ve Rabbena âtina okunup önce sağ, sonra sol tarafa selam verilir.

Sual: Secde-i sehv nasıl yapılır?
CEVAP
Secde-i sehv yapmak için, tehıyyat okunup, bir tarafa selam verildikten sonra, iki secde yapıp oturulur ve Tehıyyat, Salli barik, Rabbena okunarak namaz tamamlanır.

Sual: Secde-i sehv yaparken, selam iki tarafa da verilebilir mi?
CEVAP
Evet iki tarafa da selam verdikten sonra veya hiç selam vermeden de secde-i sehv yapılabilir. Cemaatle yapılırken sadece sağ tarafa vermek daha uygun olur.

Sual: Hangi haller secde-i sehvi gerektirir?
CEVAP
Secde-i sehvi gerektiren haller şunlardır:
1- Farzın tehiri [gecikmesi]
2- Farzın tekrarı
3- Vacibin terki
4- Vacibin tehiri
5- Vacibin tekrarı
6- Vacibin tebdili [değişmesi].

Sual: Namazda sıra ile kılmak yani tertip farz mıdır?
CEVAP
Evet farzdır. Secdeler önce yapılsa, rüku sonra yapılsa namaz sahih olmaz.

Farzın tehiri halinde:
Sual: Her farzın tehirinde secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Her farzın tehiri secde-i sehv ile kurtarılmaz. Mesela rüku ve iki secde tehir edilemez. Tehir edilirse namaz bozulmuş olur. Kıraat de tehir edilemez. Kıraati [Kur'an okumayı] unutup sadece Sübhaneke okuduktan sonra rükuya veya secdeye giden kimse, geri dönüp kıraati yaptıktan sonra, tekrar rüku ve secdeyi yapması gerekir. Yapmazsa namazı sahih olmaz. Çünkü namazda tertip yani farzları sıra ile yapmak farzdır.

İki secdeden biri unutulup namaz içinde hatırlanınca hemen o secde yapılır, namazın sonunda da secde-i sehv gerekir. Son teşehhüdde Ettehıyyatü okuyacak kadar oturmayanın da namazı sahih olmaz. İki rekatlı namazda, ikinci rekatta değil de üçüncü rekatta otursa, 4 rekatlı namazda, dörtte oturmayıp beşinci rekatta otursa namazı sahih olmaz; çünkü farz yerinde yapılmamış oluyor.

Farzın tekrarı halinde:
Sual: Üç secde yapan veya iki rüku yapanın, secde-i sehv ile namazı tamam olur mu?
CEVAP
Evet tamam olur.

Vacibin terki halinde:
Sual: Zammı sure, Fatiha veya Kunut dualarını okumayı unutanın secde-i sehv yapması gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir. Çünkü vacip terk edilmiş oluyor.

Sual: Oturması gereken yerde kalkan, mesela 4 rekatlı farzlarda ilk teşehhüdde oturmayıp, kalkan secde-i sehv yapması gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir. Çünkü vacip terk edilmiş oluyor.

Sual: Kalkması gereken yerde, mesela ilk rekatı kılıp oturana secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir. Çünkü vacip geciktirilmiş oluyor.

Sual: Teşehhüdde dua okunacak yerde Kur'an okuyana, mesela teşehhüdde Ettehıyyatüyü okumayıp Fatiha veya başka bir sure okuyana secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir. Çünkü dua yerinde Kur’an okunmuş oluyor.

Vacibin tekrarı halinde:
Sual: Fatihayı peş peşe iki defa okuyana secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir. Çünkü bu durumda vacip olan zammı sure gecikiyor ve vacip tekrar edilmiş oluyor.

Sual: Fatiha ve zammı sureden sonra tekrar Fatiha okunsa, secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Fatiha tekrar edildiği halde secde-i sehv gerekmez. Çünkü orası kıraat mahallidir, orada ne kadar çok âyet okunursa okunsun secde-i sehv gerekmez.

Vacibin tehiri halinde:
Sual: Zammı sureleri birinci ve ikinci rekatlarda okumayı unutup üçüncü ve dördüncü rekatlarda okuyunca secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir. Çünkü vacip tehir edilmiş oluyor.

Sual: Ettehıyyatüyü de okuyup tamamlamış olduğu namazdan sonra, unutup ayağa kalkarak vacip olan selamı geciktiren mesela iki rekatlı namazda, üçüncü rekata, üç rekatlılarda, dördüncü rekata, dört rekatlılarda ise beşinci rekata kalkan, secde yapmadan önce hatırlarsa, hemen oturup secde-i sehv yapması gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir. Çünkü vacip olan selam geciktirilmiş oluyor.

Vacibin tebdili halinde:
Sual: Kur'an okunacak yerde dua okuyana, mesela kıyamda Fatihayı unutup Ettehıyyatü okuyana secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir. Çünkü vacip olan Fatiha terk edilmiş oluyor.

Sual: Eğer kıyamda Ettehıyyatüyü okuduktan sonra, Fatihayı da okursa secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Gerekmez. Fatiha okunmuş oluyor. Kıraat mahalli olduğu için Ettehıyyatünün veya başka duaların okunması secde-i sehvi gerektirmiyor.

Sual: İmam, öğle ve ikindide hafif okuması gerekirken sesli okursa, secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir. Çünkü vacibin vasfı değiştirilmiş oluyor.

Sual: İmam, akşam, yatsı ve sabahta sesli okuması gerekirken hafif okusa, secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir. Çünkü vacip terk edilmiş oluyor.

Secde-i sehv gerektiren haller

Sual: Fatihayı birinci veya ikinci rekatta peş peşe iki kere okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet gerektirir.

Sual: İlk Ettehıyyatüyü okuduktan sonra, yanılıp Allahümme... demek secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet gerektirir.

Sual: Tadil-i erkanı terk etmek veya Kunut dualarını unutmak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet gerektirir.

Sual: Son rekatta, Ettehıyyatüden önce Fatiha okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet gerektirir.

Sual: Son rekatta Ettehıyyatüyü okuduktan sonra, kalkıp bir veya iki rekat daha kılmak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet gerektirir.

Sual: İmamın, sesli okunacak yerde, Fatihanın yarısını gizli okuması secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet gerektirir.

Sual: Namaz içindeki bir şeyi, bir rükün miktarı düşünmek, sonraki rüknün veya vacibin gecikmesine sebep olursa secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet gerektirir. [Başka namazdakini veya dünya işlerinden birini düşünmek secde-i sehvi gerektirmez. Rükün: Üç kere sübhanallah diyecek kadar zamandır.]

Sual: Unutarak iki rüku veya üç secde yapmak, secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet gerektirir.

Sual: Zammı surenin bir kısmını rükuda okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet gerektirir.

Sual: İlk oturuşta Ettehıyyatüden sonra az da olsa bir şey okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet gerektirir.

Sual: Ettehıyyatüyü okuyacakken Fatiha okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet gerektirir.

Sual: İlk oturuşta, iki tarafa selam verince hatırlayıp namaza devam edilse, namaz bozulmuş olur mu?
CEVAP
Hayır namaz bozulmuş olmaz, ama secde-i sehv gerekir.

Sual: Kaç rekat kıldığını unutan ne yapar?
CEVAP
Zannının kuvvetine göre kılar. Kuvvetli zan edemezse, az kıldığını kabul ederek tamamlar ve secde-i sehv yapar.

Sual: Oturmayı unutup, üçüncü rekata kalkarken hatırlarsa geri dönüp oturur mu?
CEVAP
Dizleri yerden kesilmişse oturmaz, namaz sonunda secde-i sehv eder.

Sual: Ayağa kalkınca, oturmaması gerekirken oturmuşsa ne yapar?
CEVAP
Namaz sonunda secde-i sehv yapar.

Sual: Son rekatta oturmayıp ayağa kalkarsa, secde etmeden hatırladı ise, ne yapar?
CEVAP
Hemen oturur ve oturmayı geciktirdiği için, secde-i sehv eder.

Sual: Dördüncü rekatta teşehhüd miktarı oturup, selam vermeden beşinciye kalkarsa, ne yapar?
CEVAP
Beşinci rekatın secdesini yapmadan hatırladıysa oturur, secde-i sehv ile namazını tamamlar.

Sual: Beşinci rekatın secdesini yaptıktan sonra hatasını anlarsa ne yapar?
CEVAP
Altıncı rekatı da tamamlayıp, secde-i sehv yapar. Farzı tamam etmiş olur. İki rekatı da nafile olur.

Sual: Namazda bir secdeyi unutan ne yapar?
CEVAP
Secdeyi unutan kimse, rüku’da veya secdede hatırlarsa, rüku’dan hemen; secdeden ise, oturduktan sonra, o secdeyi yapar, sonra rüku ve secdeyi iade eder. Farzı geciktirdiği için namaz sonunda secde-i sehv yapar. Yahut, bu secdeyi ve son oturuşta hatırladığı secdeyi son oturuş arasında veya sonunda yapar ve tekrar oturarak Ettehıyyatü’yü okur ve secde-i sehv yapar. Tekrar oturmazsa, namazı bozulur. (S. Ebediyye)

Sual: 4 rekatlı farzların ilk teşehhüdünde oturmayı unutup kalkmak, secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet gerektirir.

Sual: Birinci rekatı kılıp ikinci rekata kalkması gerekirken unutup oturmak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Birinci teşehhüdde Ettehıyyatüyü okuyacakken Fatiha veya başka bir sure okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Ettehıyyatüyü bitirmeden selam verilirse, o anda hatırlanınca, hemen secde-i sehv yapılır mı?
CEVAP
Evet.

Sual: Zammı sure unutulunca secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Kunut dualarını okumadığını rükuda iken hatırlayan ne yapar?
CEVAP
Geri dönmez. Namazın sonunda secde-i sehv yapar.

Sual: Yanılıp Fatihayı ilk rekatta peş peşe iki kere okuyana secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir. Ancak, Fatihayı sureden sonra da okursa, secde-i sehv gerekmez.

Sual: Kıyamda unutup Fatiha yerine Ettehıyyatü okursa, secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir. Eğer o anda hatırlayıp Fatihayı okursa secde-i sehv gerekmez. Çünkü kıyam kıraat mahallidir. Fazla bir şey okumak secde-i sehvi gerektirmez.

Sual: İlk Ettehıyyatüyü okuduktan sonra, yanılıp Allahümme salli dedikten sonra ayağa kalkan, secde-i sehv yapar mı?
CEVAP
Evet.

Sual: Son rekatta salli bariki okuyup kalkan secde-i sehv yapar mı?
CEVAP
Vacib olan selamı geciktirdiği için, secde-i sehv gerekir.

Sual: Son rekatta, Ettehıyyatüden önce Fatiha okunsa, secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Vacip olan Ettehıyyatü geciktiği için secde-i sehv gerekir.

Sual: Son rekatta Ettehıyyatüyü okuduktan sonra, kalkıp bir rekat daha kılanın namazı sahih mi?
CEVAP
Son rekatta oturduğu için secde-i sehv ile namazı sahihtir. Fakat bir rekat daha kılıp sonra selam verseydi, son kıldığı iki rekat nafile olurdu.

Sual: Vitri kılarken Kunut dualarını okumayı unutan ne yapar?
CEVAP
Namaz bitmeden hatırladı ise, namazın sonunda secde-i sehv yapar. Secde-i sehvi de unutana bir şey gerekmez. Yani tekrar kılmak gerekmez. Çünkü unutmak özürdür.

Sual: Sünnet kılarken, zammı sure yerine Kunut okuyana secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Vacip olan zammı sureyi terk ettiği için secde-i sehv gerekir.

Sual: Kıldığı namazdaki bir şeyi bir rükün miktarı düşünene secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Evet secde-i sehv gerekir. Bir önceki namaz hakkında düşünseydi secde-i sehv gerekmezdi.

Sual: Dört rekatlı bir namazın birinci rekatında zammı sureyi unutup ikinci rekatta hatırlarsa ne yapar?
CEVAP
Hatırlayınca üçüncü rekatta okur, burada da unutursa dördüncü rekatta okur. Farzların 3. ve 4.rekatlarında da zammı sure okumanın mahzuru olmaz. Namazın sonunda secde-i sehv yapar. Dördüncü rekatta da okumayı unutursa, secde-i sehv yapar. Secde-i sehvi de unutursa, bir şey yapmak gerekmez.

Sual: Bayram namazında imam ilk rekatta zevaid tekbirlerini getirmedi. Namazın sonunda secde-i sehv yaptı, namaz sahih oldu mu?
CEVAP
Vacipler unutulunca secde-i sehv kurtarır.

Sual: İki veya dört rekatlı bir farzın son rekatında yanılıp oturmadan kalkan ne yapar?
CEVAP
Secdeye varmadan hatırladı ise hemen oturur, sonunda secde-i sehv yapar. Secdeyi yaptıktan sonra hatırlamışsa, bir rekat daha kılar. Namazı nafileye döner. Farzı yeniden kılması gerekir.

Sual: Namazda ilk teşehhüdde oturmayıp kalkarken hatırlayan yapar?
CEVAP
Eğer iki diz yerden kesilirse, bir daha dönülmez yani oturup tehıyyat okunmaz ve namazın sonunda secde-i sehv yapılır.

Sual: Dört rekatlı bir namazın ikinci rekatında iken namaz bitti sanarak iki tarafa selam veren ve hemen hatasını anlayan kimse kalkıp namaza devam edebilir mi?
CEVAP
Evet namaza devam eder ve sonunda secde-i sehv yapar.

Sual: Son rekatta Ettehıyyatüyü okuduktan sonra, kalkıp bir rekat daha kılan ne yapar?
CEVAP
Altı rekata tamamlar. Sonunda secde-i sehv yapar.

Sual: Dört rekatlı bir namazın ilk teşehhüdü unutulursa ne yapılır?
CEVAP
Secde-i sehv yapılır.

Sual: Namazda fatihadan sonra her hangi bir sure okumayı unutunca secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Birinci veya ikinci rekatlarda okumazsa secde-i sehv gerekir.

Sual: Vitir namazında Kunut dualarını okumadığını teşehhüdde iken hatırlayan ne yapar?
CEVAP
Secde-i sehv yapar.

Sual: Bazen neler okuduğumuzu, kaç rekat kıldığımızı şaşırıyoruz. Bu durumda ne yapmak gerekir?
CEVAP
İbadetlerde zan geçerlidir. Yani hangi taraf ağırlık basıyorsa öyle hareket edilir. İki tarafa da bir meyil yoksa iki taraf da % 50 ise buna şüphe [kuşku] denir. Mesela üç rekat mı dört rekat mı kıldım diye şüphe edilirse, iki tarafa da bir zan meydana gelmezse, yani galiba üç kıldım veya galiba dört kıldım gibi bir düşünce gelmezse, üç kılmış kabul edilerek bir rekat daha kılınır ve üçüncü rekatta oturulur. Çünkü üçüncü rekatın dördüncü rekat olma ihtimali vardır. Sonra da secde-i sehv yapılır.

Sual: Namazın ilk rekatında oturup bir şey okumadan kalkmak secde-i sehv gerektirir mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Kaç rekat kıldığını şaşırıp, namazda düşünmesi, sonraki rüknün veya vacibin, bir rükün zamanı kadar gecikmesine sebep olursa, bu arada, âyet ve dua okusa secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir.

Sual: Son rekatta oturmadan ayağa kalkan, o rekatın secdesini yaptıktan sonra hatırlarsa ne yapar?
CEVAP
Farz namazı, nafile şekline döner. Bir rekat daha kılıp, altıncı rekata tamamlar. Farzı nafileye döndüğü için yeniden kılması gerekir.

Secde-i sehv gerekmeyen haller

Sual: Zammı sureden önce ve sonra Fatiha okuyana secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Hayır gerekmez.

Sual: İkinci rekatta Fatihadan önce, Ettehıyyatü veya başka duaları okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez.

Sual: Farzın son iki rekatında zammı sure okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez.

Sual: Farzın son iki rekatında, Fatihadan sonra besmele çekmek veya herhangi bir dua okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez.

Sual: Son rekatta, Ettehıyyatüden sonra birkaç dua okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez.

Sual: Unutup salli barikleri, iki defa okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez.

Sual: Ettehıyyatü veya Sübhanekeden önce unutup Besmele çekmek secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez.

Sual: 3. ve 4. rekatlarda Fatihadan önce herhangi bir dua okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez.

Sual: Namazda unutup estağfirullah, elhamdülillah, Allahümmağfirli demek secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez.

Sual: Sübhanekeden sonra, Ettehıyyatüyü, sonra da Fatihayı okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez.

Sual: Birinci rekatta okuduğu zammı sureyi, unutup ikinci rekatta okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez. Unuttuğu için mekruh da olmaz.

Sual: Daha sonraki zammı sureyi okuyacak yerde daha öncekini okumak. Mesela Kevser suresini okuyup ikinci rekatta da, İhlası okuyacakken, unutup Fil suresini okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez. Unuttuğu için mekruh da olmaz.

Sual: Zammı sure okurken bir veya birkaç âyet atlamak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez.

Sual: Son teşehhüdde Ettehıyyatüden sonra Fatiha veya başka dua okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez. Çünkü orası dua okuma yeridir.

Sual: Seferde, dört rekatlı namazları unutarak tam kılmak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Sureyi yarısına kadar okunduktan sonra, şaşırıp, yeniden başlamak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez.

Sual: Ettehıyyatüyü veya Sübhanekeyi yarısına kadar okuduktan sonra, şaşırıp, yeniden başlamak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez.

Sual: Güneş doğarken, güneş batarken secde-i sehv yapılır mı?
CEVAP
Hayır yapılmaz.

Sual: Başka bir namazı kılıp kılmadığını veya dünya işlerini düşünen, bir rüknün gecikmesine sebep olsa secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Hayır gerekmez.

Sual: Salli barik, iki defa okunsa, secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Gerekmez.

Sual: Tehıyyattan önce yanılıp Besmele çekilse, secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Hayır gerekmez.

Sual: Namaz içinde secde-i sehv gerekip gerekmediğini düşününce secde-i sehv yapmak lazım mı?
CEVAP
Hayır.

Sual: Hiç lüzum yokken ihtiyaten secde-i sehv yapılabilir mi? (mesela, kıraatte bir hata yapılması veya tadil-i erkanın tam yerine getirilmemesi gibi şüpheleri gidermek için...)
CEVAP
İhtiyaten secde-i sehv yapılmaz. Şüphe üzerine secde-i sehv olmaz. Kıraatte hata için yapılmaz. Kıraatte bir kelimeyi yanlış okuyunca veya bir harf sessiz çıkınca tekrar düzgün olarak okunduğunda, secde-i sehv gerekmez.

Sual: Namazda unutarak, ikinci rekatta, önceki rekatta okuduğu zammı surenin evvelindekini okumak veya bir sure atlayarak okumak mekruh olur mu ve secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Secde-i sehv gerekmez, unutarak bir önceki sureyi ve bir atlayarak okumak da mekruh değildir. Bunlar unutmadan da yapılsa secde-i sehv gerekmez.

Sual: İmam secde-i sehv yaparken de, camiye gelip, uymak caiz midir?
CEVAP
Evet caizdir.

Sual: Secde-i sehv yaparken, bir yanlış daha yapılsa, tekrar secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Hayır. Her namazda bir secde-i sehv yapılır. Bir namazda birkaç defa yanılan kimse de bir defa secde-i sehv yapar.

Sual: Sehv secdesi yaparken sadece tehıyyatı okumak yeterli midir?
CEVAP
Sadece tehıyyatı okumak yeterlidir. Evla olanı salli barikleri de okumaktır.

Sual: Namazda secde-i sehv yaparken iki secde yerine bir secde yapsak sakıncası var mı?
CEVAP
Secde-i sehv yaparken secde bir defa yapılmaz, iki defa secde yapmak şarttır.

Sual: Secde-i sehvde Ettehıyyatüyü okumak vacip midir?
CEVAP
Evet.

Sual: Secde-i sehv unutulursa namazı tekrar kılmak gerekir mi?
CEVAP
Hayır gerekmez. Unutmak özürdür.

Sual: Mesbuk, imam selam verdikten sonra namazını tamamlarken, secde-i sehvi gerektiren bir iş yapsa, sonunda secde-i sehv yapması lazım mıdır?
CEVAP
Evet secde-i sehv lazımdır.

Sual: İmam, zammı surede yanıldı veya yanlışlıkla başka âyetlere atlayıp okumaya devam etmiş ise, ne yapmak gerekir?
CEVAP
Bir şey yapmak gerekmez. Öyle yapılır. Secde-i sehv de gerekmez. Devam eder. Bilmeden müdahale etmemelidir.

Sual: İmama uyup cemaatle namaz kılarken, şaşıran kimse secde-i sehv yapar mı?
CEVAP
Hayır yapmaz.

Sual: Namaz kılması haram olan üç vakitte, secde-i sehv caiz midir?
CEVAP
Caiz değildir.

Sual: Maliki’de, namazdan çıkmak için, selam vermek farz olduğuna göre, secde-i sehv yapmak gerekince, selam vermeden mi, secde-i sehv yapmak gerekiyor?
CEVAP
Secde-i sehv yaparken, selamdaki niyetimiz, namazdan çıkmak olmadığı için, bir veya iki tarafa selam vererek, secde-i sehv yapmanın mahzuru olmaz.

Sual: Namazda zamm-ı sureden sonra yanlışlıkla, sadakallahülazim deyince secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Hayır gerekmez.

Sual: Ettehıyyatü’yü yanılıp iki defa okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Ettehıyyatü okumak vacibdir. Vacibin tekrar edilmesi halinde secdei sehv gerekir.

Sual: Namazda, Sübhaneke’den önce veya sonra Ettehıyyatüyü okumak yahut Sübhanekeyi veya salli barikleri ikişer defa okumak, Rabbena’dan başka, birkaç dua daha okumak, secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hiç birisi gerektirmez. Sübhaneke okunacak yer, dua okuma yeridir. Orada başka dualar da okunsa yine secde-i sehvi gerektirmez. Yanılarak iki kere sübhaneke okunsa, üç kere okunsa yine secde-i sehvi gerektirmez. Salli barikten sonra, Rabbena ile başlayan bir çok âyeti kerimeyi dua niyetiyle okumak veya hadis-i şerif ile bildirilen duaları okumak selamı geciktirmek sayılmaz, secdei sehv de gerekmez. Çünkü orası dua mahallidir.

Sual: Zammı sureyi okumadığını rükûda veya rükûdan kalkınca hatırlayan ne yapar?
CEVAP
Rükûda hatırlayan hemen kalkar, zammı sureyi okuyup tekrar rükûya gider. Secde-i sehv yapması gerekmez. Rükûdan kalkınca veya daha sonra hatırlarsa geri dönmez. Sonunda secde-i sehv yapar.

Sual: Şafii ve Malikide selam verilince namazdan çıkılıyor. O halde, Hanefi bir imam sehiv secdesi yaparsa, Şafii veya Maliki biri ne yapmalıdır?
CEVAP
Onlar da selam verir. Çünkü secdei sehv olduğunu biliyorlar. Namazdan çıkmaya niyet etmek farzdır. Burada secdei sehv için selam verilince namazdan çıkmış olmuyorlar.

Sual: Vitirde kunut dualarını okumak vacib, zammı sure okumak da vacib iken, ne diye zammı sureyi okumadığını rükuda hatırlayan kalkıp zammı sureyi okuyor da, kunut dualarını okumak için geri dönemiyor? Dönerse ne mahzuru vardır?
CEVAP
Unutulan kunut için kıyama dönemez. Döner de, kunut dualarını okursa, rükua gitmeden secdeye gitmesi gerekir. Rükuu tekrar ederse, kasten iki rüku yaptığı için namaz bozulur. Çünkü rükuu kıraatten hemen sonradır. Kunutu okumasa da secde-i sehv gerekir, dönüp geriye okusa da secde-i sehv gerekir. Uygun olanı, rükuda kunutları okumadığını hatırlayan kimse, artık geri dönmez. Secde-i sehv ile namazını tamamlar. (Redd-ül-muhtar)

Sual: İmâm, secde-i sehv yaptıktan sonra, cemaate uyan kimse, cemaat sevabına kavuşur mu?
CEVAP
Evet.

Sual: Herhangi bir rekatta Fatiha okumayı unutan, bunu namaz içinde telafi edebilir mi?
CEVAP
Hanefi’de, Fatiha okumak vacibdir. Fatihayı unutan, secde-i sehv yapar. Maliki’de ise, Fatiha okumak farzdır. Bir rekatta, farz terk edilince, secde-i sehv ile namaz kurtulmaz. Namazı tekrar kılmak gerekir.

Sual: Üç rekatlık namazda, üçüncü rekatta oturmayı unutarak dördüncü rekata kalkan kimse, secdeyi de, yaptıktan sonra hatırlasa, rekatı beşe mi tamamlar?
CEVAP
Beşe tamamlamaz, dörde tamamladıktan sonra selam verir. Namaz nafileye döndüğü için, farzı tekrar kılması lâzım olur. Eğer üçüncü rekatta oturmuş olsa idi, beşe tamamlardı. Secde-i sehv ile, namazı da sahih olurdu.

Sual: Ettehıyyatü’den sonra az bir şey okuyarak, üçüncü rekatı geciktirene secde-i sehv gerekiyor. Burada az bir şeyden maksat ne kadardır?
CEVAP
Allahümme dese yahut sadece Al... bile dese, secde-i sehv gerekir.

Sual: Rükudan doğrulurken (Semiallahü limen hamideh) yerine, yanılıp (Allahü ekber) dense, secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Hayır, secde-i sehv gerekmez.

Sual: Namazda, secde-i sehvi gerektirmeyen bir işi yapmanın veya bir duayı okumanın mahzuru olur mu?
CEVAP
Namazda secde-i sehv gerekmese de bazı işler mekruhtur. Mesela namazda Kâfirun suresinden sonra, Nasr suresini okumak yerine Kevser suresi okunsa, secde-i sehv gerekmez ama mekruh olur. Unutularak okunursa mekruh olmaz. Sübhanekeden önce Besmele çekmek, başka dua okumak, mesela Ettehıyyatü'yü okumak gibi şeyler secde-i sehvi gerektirmese de, bunları bilerek yapmak caiz olmaz.

Sual: Namazda vacibin tekrarında secde-i sehv gerekiyor. Fatiha’yı bir defa zamm-ı sureden önce, bir de zamm-ı sureden sonra okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Gerektirmez; çünkü orası kıraat [okuma] yeridir. Fatiha peş peşe iki kere okunursa, vacib tekrar edildiği için secde-i sehvi gerektirir. Eğer farzların son iki rekâtında, Fatiha peş peşe iki kere okunsa, orada Fatiha okunması, esah olan kavle göre, vacib olmadığı için, secde-i sehv gerekmez, mekruh da olmaz. Farzların son iki rekâtında, zammı sure okunmaz, okunursa veya peş peşe iki kere okunsa, secde-i sehv gerekmez; çünkü orada zammı sure okumak vacib değildir. (Redd-ül muhtar)

Sual: Namazda sünnetleri, mesela salli barikleri birkaç defa okusak, sübhanekeyi tekrar etsek, rükû ve secdedeki tesbihleri, 21 kere, 41 kere 100 kere çeksek, celsede ve kavmede çok dursak secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Secde-i sehv gerekmez; fakat kasten yapılırsa sünnete uyulmamış, mekruh işlenmiş olur. Abdestte de, sünnet olan miktardan yani üçten fazla yıkamak mekruhtur.

Sual: Farzların veya kaza namazının 3. ve 4. rekâtlarında, kasten veya unutarak, Fatiha'dan sonra, zamm-ı sure okumak veya besmele çekmek, secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır, gerektirmez.

kaynak [Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
__________________
ALLAH İÇİN SEVMEK ALLAH İÇİN NEFRET ETMEK İYİYİLİĞİ TAVSİYE ETMEK KÖTÜLÜKTEN MEN ETMEK [Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]

Konu bulut_bey79 tarafından (31.05.08 Saat 07:44 PM ) değiştirilmiştir. Sebep: ekleme
bulut_bey79 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 01.06.08, 10:42 AM   #3
ankebut-57
Kardeş
 
ankebut-57 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2006
Nerden: İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn
Mesajlar: 258
Tesekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 9
ankebut-57 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: namusunu korumak için..?


Sünnet yerine kaza kılınır mı? Çift niyet var mıdır?


Forumumuzun Araştırmacı Yazar'ı Halis ECE Hocamızın başka bir forumda bu soruya verdiği cevabı aktarıyorum.

***


Rasûlüllah Efendimizin (s.a.v.) ve sahabenin (r.anhüm) hayatında böyle bir şey görülmemiştir. Niyetsiz ibadet olmaz, her ibadete de müstakil niyet şarttır. Keza her namaz başlı başına bir ibadet olduğuna göre, niyetleri de elbette ki kendilerine has olacaktır. Ayrıca, niyet neye ise kesin ve açık olması gerekir. Birden fazla ibadete tek niyet kafi gelmez. Kaza, kaza olarak; sünnetler de sünnet olarak ayrı ayrı kılınır.

Bilindiği üzere Şafiilere göre, kazası olan kimsenin nafile namazı kılması haram olarak kabul edilmektedir. Dolayısiyle bu mezhebe mensup olan Müslümanlardan kaza borcu olanlar, diğer sünnet ve nafile namazları da kılamazlar. Onların hiç vakit kaybetmeden hemen fazr namazların kazalarını kılmaları gerekir. Zikri geçen hüküm, zaten buna teşvik içindir. Yoksa maksat, atalet ve tembeliğe sevk değildir.

Hanefi mezhebine göre ise hüküm farklıdır. Kazası olanın, geçmiş namazlarını kaza etmesi, nafileyle meşgul olmasından evladır, efdaldir. Ancak bu hükmün istisnaları vardır. Mesela farz olan 5 vakit namazın evvelindeki veya sonundaki sünnetler ile duhâ, teheccüd, evvabin, tesbih, tehiyyetü'l-mescid namazları gibi, haklarında teşvik edici hadisler bulunan nafileler hariç tutulmuştur. Kişi, kaza kılacağım diye bu namazları terk etmemelidir.

Kısaca mesele bundan ibarettir. Aksi yöndeki kafa karıştırıcı, neyin hangi mezhebe göre olduğu belirsiz ve mutlak hüküm gibi ortaya konulan söz ve yazılara itibar edilmemelidir.

es-Selamü alâ meni't-tebea'l-hüda...

[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]


__________________
"Alimleri irfan sahib eden, üç harf ile beş noktadır." (عشقْ)
"Mü'minleri duhûlü cennet eyleyen, beş harf ile üç noktadır." (ايمان)

[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]



Konu ankebut-57 tarafından (01.06.08 Saat 10:45 AM ) değiştirilmiştir.
ankebut-57 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 01.06.08, 11:26 AM   #4
sudenaz86
 
sudenaz86 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 292
Tesekkür: 0
2 Mesajına 2 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 7
sudenaz86 is on a distinguished road
Standart Cevap: namusunu korumak için..?

cok guzel aciklamalar cok tsk ederim................

cok acik ve net olmusta
__________________
“Bir kız öğrenciyi, başını örttüğü için tahsil hakkından mahrum etmek İstiklal Savaşı başlarında ve Maraş'ta, düşmanlar tarafından başörtüsü çekilip düşürüldüğü için başlayan milli şahlanışın ruhuna tükürmektir."

N.F.K
sudenaz86 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 01.06.08, 10:01 PM   #5
ÜSTAD
Genel Sorumlu
 
ÜSTAD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2006
Nerden: Türkiye
Mesajlar: 3.808
Tesekkür: 931
641 Mesajına 1.070 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 11
ÜSTAD is on a distinguished road
Post Cevap: namusunu korumak için..?

İslam’da meşru müdafaa hakkı vardır. Can, mal, din, akıl, ırz/namus gibi değerlerin korunması, bunlara saldırılmaması konusu bütün semavî dinlerin öncelikleri arasında yer alan evrensel prensiplerdir. İslam’da bunları savunurken, canından olanların şehitlik derecesi gibi bir mükâfat kazanacakları da söz konusudur.

Böyle önem arz eden ve mahremiyetleri bulunan bu değerleri savunurken, karşı tarafı engellemek esastır. Ama bunun yanında “Ehven-i Şer” diye bir kavram da vardır. Yani en az zararla kurtulmaya çalışmak her zaman gözetilmesi gereken bir prensiptir. Buna göre, kişi kendini savunurken, mecbur olmadığı sürece karşıdaki adamı öldürmeye çalışmamalıdır. Örneğin, vurmaktan başka çare kalmamışsa, önce öldürmeyen yerlerine, bacaklarına veya silah tutan ellerine vurmalıdır. Ama her şeye rağmen, eve girmiş, hırsızlık etmeye, gasp etmeye çalışan veya ev sahibinin canına, namusuna tecavüz etmeye yeltenen kimse, bu çatışmada ölürse, bundan savunmaya mecbur bırakılmış kişi sorumlu değildir.


isterseniz birde sevgili Ahmed Sahin hocamizi dinliyelim bakalim o ne söylemis !


Meşru müdafaa nedir? Meşru müdafaa halinde adam öldürmenin hükmü nedir?

Bir insanı öldürmek ve onun hayat hakkına son vermek yargının işidir.

Herhangi bir ferd, şahsi ölçü ve yargısıyla kimseyi öldüremez, ölüme layık olduğunu iddia ederek kişinin hayatına son veremez. Verirse, katil olur, cinayet cezasına müstehak olur. Dünyada ve ahirette katil kimse muamelesi görür. Öldürdüğü insanın hakkını, günahını yüklenir, ayrıca azabını da çekerek öder.

Ancak, bazı mecburi durumlar var ki, o durumlarda, karşılaşılan mecburiyet, gösterilen mukavemeti meşrulaştırıp, mübah hale getirir. Katili de cinayet suçundan muaf kılabilir.

Bu istisnai durumlardan bazılarını sıralayalım:

1- Bir kimseyi öldürmek üzere faaliyete geçilse, o da nefsini kurtarmak için bütün çarelere başvurduğu halde kurtulamasa da, mütecavizi öldürmek zorunda kalsa, ne kısas (öldürme suçuna karşı ölüm cezası), ne de diyet (kan bedeli) lazım gelir.

Zira maktul, onu öldürmek üzere harekete geçmiş, onu fiilinden vazgeçirmek için başka çare kalmamış, nefsi müdafaa zarureti doğmuştur. Ancak, bağırmak gibi herhangi bir çare ile etraftan insanları çağırıp da mütecavizi kaçırıp caydırmak mümkün ise, onu yapmadan öldürme fiiline başvurulmuşsa, olay nefis müdafaasından çıkar, cinayete girer.

2- Bir adam, dükkanına, evine, yahut malını muhafaza ettiği herhangi bir meskene girip de malını zorla gasbetmek isteyenle münakaşa ederken silahlı çatışma çıksa ve mal sahibi baskını yapan ve malını almak isteyen gasıbı öldürse, bu da malı müdafaa hakkıdır. Öldüren mal sahibi katil durumuna girmez, meşru mal müdafaasını yapmış olur. Ne kısas, ne de diyet gerekir. Ölen gasıbın kanı heder olmuş (boşa akmış) olur.

3- Bir kimse, evinde yahut herhangi bir yerde hıfzettiği namusuna tecavüz etme fiilinde olan birine karşı koysa, namusunu o mütecavizin elinden kurtarmak isterken, mütecavizi öldürmüş bulunsa, namus müdafaası meşru bir müdafaa olduğundan, katile kısas lazım gelmez, diyet de icabetmez.
Çünkü namusunu müdafaa etmek için o mütecaviz kişiyi öldürmekten başka bir çaresi kalmamıştır.

Demek ki, canını, malını, namusunu muhafaza etmek her insanın hiçbir suretle elinden alınmaz bir hakkıdır. Bunları müdafaa ederken mütecaviz kişiyi öldürmek zorunda kalsa, katil olmayacağı gibi, öldürülse şehid olur.


Ahmed Sahin


__________________
Ben nur talabesiyim deyipte biri size hakaret ediyorsa,iftira ediyorsa,küfürlü konuşuyorsa,isterse yüz kere külliyatı bitirsin katiyyen bilinki nurla alakası yoktur. Malumdurki üstadın hayatı ortada en zalim en gaddar şahıslara karşı değil hakaret beddua dahi etmemişken bu insanlara ne oluyorki ben nur talabesiyim iddasında bulunuyor
ÜSTAD isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 01.06.08, 10:04 PM   #6
M.B.
Guest
 
M.B. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: n/a
Standart Cevap: namusunu korumak için..?

üÜüncüsü ise sehiv secdesi namazda bi sureyi yanlış okuyuncamı yapılır yoksa namazda kaç rekat kılındıgını karıştırıncamı..?
Bunu bn de merak ediyordum ALLAH razı olsun hepinizden..
  Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 01.06.08, 10:44 PM   #7
mehmettahir
Kardeş
 
mehmettahir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2005
Nerden: ist
Yaş: 51
Mesajlar: 2.126
Tesekkür: 238
169 Mesajına 247 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 11
mehmettahir is on a distinguished road
mehmettahir - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: namusunu korumak için..?

Allah razı olsun .
__________________
VEREN DE O. ALAN DA O.
NEDİR SENDEN GİDECEK ?
TELAŞINI GÖREN DE
CAN SENİN ZANNEDECEK !

Necip Fazıl KISAKÜREK ( R A

Konu mehmettahir tarafından (01.06.08 Saat 10:50 PM ) değiştirilmiştir.
mehmettahir isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 01.06.08, 11:05 PM   #8
ankebut-57
Kardeş
 
ankebut-57 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2006
Nerden: İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn
Mesajlar: 258
Tesekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 9
ankebut-57 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: namusunu korumak için..?

Alıntı:
_LeyL_´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
üÜüncüsü ise sehiv secdesi namazda bi sureyi yanlış okuyuncamı yapılır yoksa namazda kaç rekat kılındıgını karıştırıncamı..?
Bunu bn de merak ediyordum ALLAH razı olsun hepinizden..
İlmihal kitaplarımızda sehiv secdesi "Vâcibin terk ve tehirinde (geciktirilmesinde), farzın yalnız tehirinde yapılır" şeklinden geçer.

__________________
"Alimleri irfan sahib eden, üç harf ile beş noktadır." (عشقْ)
"Mü'minleri duhûlü cennet eyleyen, beş harf ile üç noktadır." (ايمان)

[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]


ankebut-57 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 02.06.08, 12:49 AM   #9
fatihhh
Kardeş
 
fatihhh - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 1.347
Tesekkür: 215
212 Mesajına 368 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 9
fatihhh is on a distinguished road
Standart Cevap: namusunu korumak için..?

Alıntı:
ankebut-57´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
İlmihal kitaplarımızda sehiv secdesi "Vâcibin terk ve tehirinde (geciktirilmesinde), farzın yalnız tehirinde yapılır" şeklinden geçer.
Allah cc razı olsun kardeşim.

İlaveten , eğer namaz kılıyor isek namazımızın sahih olup olmadığını anlamak için,sehiv secdesi yapıp yapmayacağımızı bilmemiz için, farzlarını,vaciplerini , sünnetlerini ve namazı bozan şeyleri bilmek hepimizin üzerine bir borçtur ve farzı ayn olan ilim sınıfına giriyor diye biliyorum.
__________________


[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]

Öyleyse sen, sana vahyedilen Kur'an'a sarıl. Şüphesiz ki sen doğru bir yol üzerindesin......Siz ondan sorguya çekileceksiniz.ZUHRUF-43-44

الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
fatihhh isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
için, korumak, namusunu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Birliğimizi korumak için hatayı üzerine alma kahramanlığı sizde de var mı? BelinAY Sevgi ve Hoşgörü ekseninde İslam 0 13.05.08 11:44 PM
İmanı korumak için bulut_bey79 Sevgi ve Hoşgörü ekseninde İslam 0 11.05.08 06:24 PM
göz sağlığını korumak içnin tavsiyeler bengisu Sağlık 2 03.02.08 10:56 PM
Sağliği Korumak abdulkadir Sağlık 0 22.07.07 10:22 AM


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283