Soru ve Cevap Dini konularda aklınızı karıştıran/ aklınıza takılan öğrenmek istediğiniz, merak ettiğiniz soruları sorabilirsiniz...

 

 

Cevapla
Seçenekler
Okunmamış 06.01.10, 10:29 PM   #1
alihan33
Kardeş
 
alihan33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 2
Tesekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5
alihan33 is on a distinguished road
Standart SORU: ZAMANIN MÜRŞİDİ KAMİLİ KİMDİR?

BİRAZ ÖNCE TASAVVUF KISMINDA MÜRŞİDİ KAMİL DEN BAHSEDİLİYORDU.ONUN ALAMETLERİNDEN İŞARETLERİNDEN LÜZUMUNDAN İSBATINA KADAR.
forumankebut.net - SORU: ZAMANIN MÜRŞİDİ KAMİLİ KİMDİR? YALNIZ KAFAMA TAKILAN ŞEY ACABA ZAMANIMIZDA MÜRŞİDİ KAMİL VAR MI?
VARSA KİMDİR?
YOKSA NEDEN YOK? GELECEK MİDİR
alihan33 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 06.01.10, 10:57 PM   #2
Ankebut
 
Ankebut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 129
Tesekkür: 18
14 Mesajına 23 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 7
Ankebut is on a distinguished road
Standart Cevap: SORU: ZAMANIN MÜRŞİDİ KAMİLİ KİMDİR?

Huzur ve ferahı nede buluyor ve kalbini mutmain edebiliyorsan mürşidin odur.
Ankebut isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 07.01.10, 10:45 AM   #3
fefirru
 
fefirru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 257
Tesekkür: 0
101 Mesajına 234 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 7
fefirru is on a distinguished road
Standart Cevap: SORU: ZAMANIN MÜRŞİDİ KAMİLİ KİMDİR?

Büyükler, kişinin himmetini, kendisinde gerçek susuluğun tahakkukuna sarf etmesini,o zaman her yerin kaynak olup su fışkıracağını söylemişlerdir.
__________________
Görmek değilmiş görmek
Bulmak değilmiş bulmak
Evliya'ya gönül vermek
Rengine boyanmak imiş..
Ahmed Sârbân K.S.


-Sözün çoğu bizlik ve benlik davasıdır. Mevlana Hz.
fefirru isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 07.01.10, 10:49 AM   #4
Mekselina
Guest
 
Mekselina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: n/a
Standart Cevap: SORU: ZAMANIN MÜRŞİDİ KAMİLİ KİMDİR?

Kardeşim zamanımızda mürşid-i kamiller var...
Onları şeri'-i şerîfe ittibâlarından,mahviyetlerinden,yüzlerindeki nurdan tanıyabilirsin...
Ve bu arayışta samimi olasın ki onlar seni bulsun...
  Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 08.01.10, 09:24 PM   #5
ÜSTAD
Genel Sorumlu
 
ÜSTAD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2006
Nerden: Türkiye
Mesajlar: 3.815
Tesekkür: 941
646 Mesajına 1.078 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 12
ÜSTAD is on a distinguished road
Standart Cevap: SORU: ZAMANIN MÜRŞİDİ KAMİLİ KİMDİR?

Soru:-Mürşidi kamil nedir. Kimler mürşidi kamil olabilirler. Mürşidi kamilde olması gereken vasıflar nelerdir?

*****

Cevab:-Sevgili alihan hem siz sordunuz ,hem bizlerde sizler sayesinde bilgi sahibi oluyoruz ve hepimiz için güzel bir yazı tespit ettim ,buyrun hep birlikte okuyalım.Diyorki mürşid-i kamil için ise Sırat-ı Müstakimi (dosdoğru yol, yani İslam’ı) gösteren, dalaletten hidayete sevkeden kişidir. Mürşid-i Kamil, tasavvufta seyr-i sülûkunu tamamlayıp, irşada ehliyetli ya da icazetli olan kişiler için kullanılan bir tabirdir. Şeyh ile aynı manaya gelir.
Mutasavvıflara göre üç türlü şeyh vardır: Bunlara şeyh-i ta'lim, şeyh-i sohbet ve şeyh-i tarikat denir. Şeyh-i ta'lim, ilim sahibi bir öğretici, tasavvufi konularda bilgi verip, insanları aydınlatmakla yetinen mutasavvıftır. Şeyh-i sohbet, her isteyenin sohbetine katıldığı, sözlerini dinlediği, hâl ve hareketlerini örnek aldığı mutasavvıfa denir. Şeyh-i terbiye, şeyh-i irşad, şeyh-i taslik de denilen şeyh-i tarikat ise mürid ve müntesiblerini tasavvuf yolunda eğitip yetiştirerek Allah'a ulaştıran önderdir.
Şeyhin uyması gereken kimi kurallar da vardır. Her şeyden önce diğer şeyhler arasında sivrilmek, öne çıkmak için çalışmamalı, müridlerinin çoğalması için gösteriş yapmamalıdır. Nefsini bütünüyle altettiği, nefsinin tehlikelerini tamamen yok ettiği düşüncesine kapılmamalı; halkın arasına karıştığında tüm varlıklarla ilişkisini kesebileceği özel bir halvet yeri ve zamanı olmalıdır. Kendisine bağlanan müridlere iyi davranmalı, diğer şeyhlere saygı göstermelidir. Müridlerini sevmeli, onları sağlık ve hastalıklarında yalnız bırakmamalı, haklarını yerine getirmelidir. Nefislerine karşı verdikleri savaşta zaaf gösteren müridlere hoşgörülü davranmalı; müridlerinden gelecek herhangi bir fayda ve hizmete tenezzül etmemelidir. Müridlerin kusurlarını yüzlerine vurmamalı, onları dolaylı biçimde uyarmalıdır. Müridlerinde gördüğü değişiklikleri başkalarına açıklamamalıdır.
Tasavvuf kaynaklarında tasavvufî hayata girmek, bir mürşide bağlanmak isteyenler için gerçek bir şeyhte aranması gereken niteliklerin dökümü yapılır. Bunların başlıcaları şöyle özetlenebilir: Şeyh ilim, irfan ve eserleriyle temayüz etmiş olmalıdır. Veli olması yeterli değildir, aynı zamanda mürşid olmalıdır. Günlük hayatı müstakim olmalıdır. Belli bir tarikatın kuralları doğrultusunda tasavvufi eğitimini (seyr ü süluk) tamamlamış olmalıdır. Müridlerini yetiştirmekteki yeteneği kabul edilmiş olmalıdır. Dini görevleri yerine getirmede ciddiyet sahibi olmalıdır. Tekelci olmamalı; kendi dışındaki şeyhleri kötülememeli, küçük görmemelidir. İnsanları eğitmek bir yetenek işidir. Öğretmek ve eğitmek herkesin yapabileceği bir iş değildir. Bu nedenle şeyh, Allah vergisi bir kabiliyete sahip olmalıdır.

Sorularla İslamiyet
__________________
Ben nur talabesiyim deyipte biri size hakaret ediyorsa,iftira ediyorsa,küfürlü konuşuyorsa,isterse yüz kere külliyatı bitirsin katiyyen bilinki nurla alakası yoktur. Malumdurki üstadın hayatı ortada en zalim en gaddar şahıslara karşı değil hakaret beddua dahi etmemişken bu insanlara ne oluyorki ben nur talabesiyim iddasında bulunuyor
ÜSTAD isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 26.01.10, 01:38 PM   #6
dindar
Kardeş
 
dindar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 1
Tesekkür: 0
1 Mesajına 2 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5
dindar is on a distinguished road
Standart Cevap: SORU: ZAMANIN MÜRŞİDİ KAMİLİ KİMDİR?

Tasavvuf Yoluna Bağlanmanın Önemi

Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adı İle

İnsanın eğitim süreci Hz.Adem(a.s.) ile başlamış ve kıyamete kadar devam edecek olan bir süreçtir.İlk eğitim, daha dünyaya inmeden evvel Hz.Adem ve tertemiz eşi Hz.Havva'ya, şeytanın nasıl bir düşman olduğunu anlatmak ve insanın kendi nefsine uyunca neler kaybedeceğini göstermek amacı ile meşhur meyvesi yenmesi yasaklanan ağaç olayı ile verilmiştir.


Dünyaya iniş ve imtihan olma sürecinin başlangıcı ile birlikte uyarı ve peygamberlik misyonu da başlamıştır.Yaşanan hayatın çekiciliği, nefsin hazır olan lezzetlere duyduğu haz onu erdemlerden geri bırakmakta ve uzun emelli olmaya sevk etmektedir.Öfkesine ve şehvetine tabi olan insanın her geçen gün biraz daha dünyaya bağlılığı artmakta ve artan hevesini tatmin için daha çok çaba göstermektedir.Bu ise insanın zulüm etmesine sebep vermektedir. Kişi kendi arzularını elde etmek için aklını, gücünü ve diğer yeteneklerini devreye sokmakta ve hile, desise, yalan, iftira, öldürme, aç bırakma vb. yollara başvurmaktan çekinmemektedir.Aklı, heva ve hevesinin elinde adeta bir köle olmaktadır.Adeta aklın ve vicdanın önü bir perde ile örtülmüştür.

Peygamberler (a.s.) işte bu durumdan insanları kurtarmak ve onları kemallere yöneltmek için gelmişlerdir.Onlar insanoğluna sunulan en büyük nimetlerdendirler.Varlıkları ile alemi şereflendirmiş ve her asra damgalarını vurmuşlardır.Bu gün dünyanın neresinde hayırdan ve iyilikten yana birşey varsa, bu onların irşadlarından kalan bir parıltıdır.

Bu cehd ve gayret yolunda nebiler yanlız olmamışlardır.Her devirde onlara destek çıkan ve yollarını sürdürmelerinde yardımcı olan kişiler muhakkak çıkmışlardır.Son peygamber, efendimiz ve rehberimiz Hz.Muhammed'in (s.a.v.) ahirete irtihalinden sonra her ne kadar nübüvvet sona ermişse de insanların terbiye edilmesi ve ıslah yolu kıyamete kadar devam etmektedir.Gerçek alimler peygamberlerin varisleri olarak bu vazife ile vazifelendirilmişlerdir.İnsanoğlu kıyamete kadar eğitime muhtaç olacaktır.

Bir insanın kendi kendine bir sanatta veya bir ilimde ustalaşması ve derinleşmesi, bir eğitmen ve hoca olmaksızın imkansızdır.Onun tecrübelerinden,göstereceği açılımlardan ve ona sunacağı eskilerin mirasından yararlanmadan kendi kendine uğraşmak hem çok zor,hem gereksiz ve hem de abes bir iştir.Herhangi birimizin kendi kendine tıp ilminde derinleşmesi ve kendisini ameliyat etmesi mümkün olmayan bir iştir.Ya da kendi kendine ders görmeden,bir hocadan ilim okumadan en karışık mühendislik hesaplarını yapması,uzay matematiği ile ilgili problemleri çözmesi düşünülemez.Bu işte muhakkak bir üstada ihtiyacı vardır.Aynen bunun gibi de insanın ahlakını düzeltmesi,erdemlerle dolabilmesi için bir ahlak hocasına ve ruh terbiyecisine ihtiyacı vardır.Kendi kendine ahlakını düzeltmek ve kamil bir insan olmak mümkün değildir.

Nefis gizli,sinsi,gaddar ve ne zaman,hangi şekilde saldıracağı belli olmayan bir düşmandır.Şeytan ve dünya ise aldatıcı ve hileci düşmanlardır.Bunların elinden kurtuluşun çaresi;selim bir kalbe sahip olmaktır.Eğer insan böyle bir kalb-i selim sahibi değilse,bu yolun üstadları olan sadatlara yani ruh terbiyecisi, hikmet ehli insanlara tabi olmalıdır.Onlar insan sarraflarıdırlar.Keskin zekaları ve ferasetleri ile kişiyi gördüklerinde veya onunla konuştuklarında halini hemen anlamakta ve ona gerekli kurtuluş reçetesini sunmaktadırlar.Bu babta Şeyh İzzeddin Hazretleri(k.s.) bir sohbetlerinde binaları yapan,köprüler inşa eden bir mühendis topluluğuna ; “Sizler ilminiz ile bu yapıları inşa edebilirisiniz.Binaları dikip, köprüler inşa edebilirsiniz.Peki bir insanın kalbinden kini ve nefreti sökebilir misiniz!Ondan dünya sevgisini giderebilir misiniz İşte bu da bizim işimizdir.” demişlerdi.



Bir mürşide bağlanmak ve kendine bir ahlak hocası belirlemek,onun tedrisine girmek özgür olmak içindir.Bu bağlanış birinin bir iple bir ağaca bağlanması gibi bir bağlılık değildir.Çünkü böylesi bir bağlılık kendi alanını daraltmak ve kendini güdükleştirmektir.İrfan yoluna giriş ve maneviyat önderlerine bağlanış zerrenin kendi varlığından geçip,okyanusa dalması ve umman olmasına benzemektedir.Su damlasının bulut olabilmek için kendi nefsinden geçip,eriyerek buhar olmayı kabul etmesi gibidir.Kendini gören,ilmine ve değerine güvenen kimse,ucb belasına düşmüş ve kibre kapılmıştır.Bundan kurtuluş tevazu,ilim ve irfan yolunun ufuk insanlarına tabi olmaktadır. Öyle büyük islam alimleri vardır ki,koca koca külliyatları kaleme aldıktan sonra,kalplerindeki problemleri çözmek için, yaşları ilerlemiş olmasına rağmen tasavvuf ehli alimlerin tedrisine girmiş ve onların rehberliğinde nefis tezkiyesi uygulamışlardır.


Ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: [Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
dindar isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
dindar Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
pasaoglu (17.04.12), srab (04.06.12)
Cevapla

Tags
kamİlİ, kımdır, mÜrŞİdİ, soru, zamanin


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283