![]() |
| Seçenekler |
|
|
#1 |
|
Kardeş
Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 3
Tesekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 4 ![]() |
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Kardeş
Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 3
Tesekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 4 ![]() |
arkadaşlar galiba yüklediğim ses dosyası olmadı nasıl yapılacağını tam öğrenemedim.yardım olursa ii olur
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Kardeş
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 176
Tesekkür: 86
91 Mesajına 132 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 3 ![]() |
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
16-22-23 . sayfaları ve tezin tümünü okuyunuz .. İlgili şahıs 11 aralık 1947 tarihli hakikat yolu mecmuası sayfa 43 de Hz Muaveye için şu ifaderi kullanmıştır. Cenab-ı Hak katili fasıkı zalimi piçi kendisine kardeş yapan İslamın esasını bozan haini Habib-i Edibine vahiy katibi vasi katibi yap o Kuran-ı Kerimi yazmaya layık bir zattır diye Cibril-i Eminle emir gönderip takdim edemez.. Nerde bir müminde olması gereken İslam ahlak ve edebi .. nerde kaldı yukardaki ondan aktarılan süslü sözler ... ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz demişler... İmam-ı Malik’in ictihadına göre, Hazret-i Muaviye dalalette idi diye kötüleyenin katline fetva verdiği birçok kitaplarda yazılıdır. ( Ö. N. Bilmen s. 84)
__________________
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Guest
Mesajlar: n/a
|
*Muvatta' yı mütalaa ederken İmam Mâlik Hazretlerinin Yalnızca Hz.Âişe (r.anha) annemize sözenlerin katline fetvâ verdiğini okumuştum.
*Ve Hasan-ı Basrî (k.s) Hazretlerinin de Hz.Muaviye (r.a)'ı tenkîd ettiğini görmüştüm. İlkesel olarak Sahâbe-i Kirâm arasında çıkan hadîselerde bir tarafı kötülememek taraftârıyım.Lakin büyük zatlardan bazıları Hz.Muaviye (r.a) i tenkîd ediyorlarsa onların da sapıtmış olmadığı görüşündeyim. |
|
|
|
#5 |
|
Kardeş
Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 3
Tesekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 4 ![]() |
arkadaşlar ne zamandan beri zalimi methedenleri savunuyoruzz..ne zamandan beri ali kelimesini kullananlara '' alevi'' diyerek horgörüyoruz.
hala anlıyamıyormuyuz babamızın dinini taklid ettiğimizi?? |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Kardeş
Üyelik tarihi: May 2010
Mesajlar: 475
Tesekkür: 799
174 Mesajına 234 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 2 ![]() |
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Kardeş
Üyelik tarihi: Jul 2010
Mesajlar: 2
Tesekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 2 ![]() |
Geredeli Yusuf ÖZCAN Hocamıza cevap :
Yusuf Özcan hocamıza; Muaviye ile ilgili Efendimizin söylemiş olduğu hadisleri ve İslamın Efendilerinin eserlerinde kaleme aldıkları hadiseleri sormuştuk! Bize göndermiş oldukları beş maddelik mektup içinde ayrıca teşekür ederiz. Fakat bizim sorduğumuz hadislerin hiç birisine deyinmedikleri için tekrar sormak zorunda kaldık. Göndermiş olduğunuz mektubun birinci bölümünde: " Muaviyenin Hz.Ali Efendimize Cuma hutbelirinde lanetlediği söyleniyor bu bir iftiradır" diye yazmışsınız. Biz sizden; Said Havva’nın Hadislerle İslam tarihinde Müslim-i şeriften aldığı, Sad Bin Vakkas’dan rivayet edilen, şu hadisi sormuştuk. Muaviye Sad’a; "Seni Ebu Turab’a sövmekten alı koyan nedir" (Hz. Ali’nin lakabıdır Ebu Turab) dedi. O da Resulullah’ın söylediği şu üç şeyi hatırladıkça ben ona asla sövmem. Bu üç şeyden birinin bende olması benim için kırmızı develere sahib olmaktan daha hayırlıdır” diye cevap verdim. Ve Şamil İslam Ansk. Saltanat babı 121.sayfasında; İlk hükümdarın başlattığı biat gereği her Cuma hutbesinde Hazreti Aliye küfür etmesi ve Muaviyenin yaptığı zulümleri yazmış. Bizde bunların doğru olup olmadıklarını sormuştuk. Ayriyeten; Kısas ı Enbiya Ahmed Cevdet paşa (Ahmet Davutoğlu Çelik Yayınları 2007 basımlı ) eserinin; 468. Sayfasında Ubeydullah’a Hz.Ali aleyhin’de söz söylemelerini Muaviye ve Amr ibni As’ın istediğini söylüyor ve Muaviye sırf saltanat sevdası yüzünden Kostantinaya yürümemiş sıffinde çok kayıp verilmesine sebet olmuştur , diye yazıyor. 477. Sayfasında Hz Alinin lehinde konuşan olursa Muaviye onu zulüm ile susturup onları öldürmeye çalıştığını yazıyor. 532. Sayfasında Ziyadın evladı ise basrada bulunduğundan onları sıkıştırarak, kendisine itaate zorlamak için Muaviye seçkin Kumandanlarından Ertat oğlu Büsr-ü Basraya gönderdi. O da minbere çıktı Hz. Aliye sövdü, kendisine karşı çıkmak isteyenleri'de öldürmeye çalışmışlar diye yazıyor. 542. Sayfasında Valilerin Ebu Turaba sövdüklerini, Hatem Tayın oğlu buna mani olmak istediğinde şehit edildiğini ve halkın Muaviyeye kin duyduklarını ve nefret ettiklerini yazıyor. Ayrıca Hasan Basri Hz.lerinin Muaviyenin dört işi vardır ki her biri helak edicidir diye yazmaktadır. MEVDUDİ Hilafet ve Saltanat Sayfa 220: Kadı Şureyh ve bir çokları Muaviye'ye "Hucr'un malı ve kanı haramdır," demelerine rağmen huzuruna getirilen muttehemin öldürülmesi için Muaviye emir verdi. Fakat hükmün icrasından evvel, başında cellat, kendisine şöyle bir teklif yapıldı: "Eğer Aliden uzaklaşır, ondan nefret eder, lanet okur ve onu kötülersen, bizde senin kanını dökmekten vazgeceriz." Hucr, bu teklif karşısında: "Ben Rabbimin rızası olmayan bir sözü ağzıma alamam" dedi. Neticede Onu ve diğer onbir zatı katletti. İçlerinden Abdurrahman ibni Hasan ı Muaviye Ziyad ın yanına gönderdi. Ziyadda Abdurrahman'ı canlı canlı toprağa gömdürdü. Bu meselenin tafsili için: Taberi C. 4 S. 190 - 207, İbni Abdulberr, El İstiyab, C. 1 S. 135 İbn-i'l-Esir, C. 3 S. 234 - 242 El-Bidaye ven-Nihaye, C. 8 S. 50 - 55 İbni Haldun, C. 3 S. 13 Bu hadise ümmetin bütün salih mensublarını kalbinden yaraladı. Hatta Hz Ayşe validemiz: Muaviye ile görüştüğü zaman kendisine aynen: "Ey Muaviye! Hucr ibni Adiyy'yi öldürdüğün zaman Allah'dan hiçmi korkmadın?" dedi. Hasan Basri Hz derki: "Muaviyenin dört işi vardırki her biri helak edicidir. Birincisi: O, ümmet üzerindeki hakimiyetini, müşavere ile değil, hep, kılıç kuvveti ile devam ettirdi. İktidarı, müslümanların reyleriyle değil kılıçla elde etti. Halbuki onun devrinde bazı sahabeler henüz hayattaydı. ikincisi: Kendinden sonra yerine geçmek üzere oğlunu veliahd tayin etmiştir. Halbuki Yezidin içkici ve keyfe düşkün bir insan olduğunu biliyordu. Üçüncüsü: Devlet memurlarına daima yakın akrabalarını getirmişti. Ziyad'ı da nesebine ilhak etmişti. Halbuki Allahın Resulü (S.A.V) "Nesebi sahih çocuk, firaşta (yatakta) doğmuş olandır. Zina edenlerin hakkı taşlanmaktır." buyurmuştu. (Ziyad çok zalim biriydi. Kısas ı Enbiya'nın 544. sayfasında; Hz.Ömerin oğlu; Allaha Ziyadın Şerrinden bizi koru diye dua ettiğini yazıyor.) Dördüncüsü: Hucr ve arkadaşlarını katletmiştir." İbnil Esir, C. 3 S. 242 El Bidaye C. 8 S. 130 Bundan sonra halk zulüm ile susturuldu. (Istiy'ab, C. 1 S. 130) İşte bu siyasettirki, o devir insanını yavaş yavaş aşağılık kompleksine düşürdü. Onları bir nevi vurdum duymaz kimseler haline getirdi..... Diye yazmaktadır. Sayın Yusuf Hocam acaba bunların hangisi iftiradır? 628. Sayfasında Hz. Ali oğlu Hasanın halifelikten çekildiği tarihten beri Emeviye Valileri hutbelerde Hz. Aliye sövmeyi adet etmişlerdi. Abdulazizin oğlu Ömer, ilk hutbeye çıktığında , bu kötü adeti kaldırdı. Acaba kim kime iftira ediyor. Resulullahın Buharideki 6956. hadisde ; Hz. Ömer'den sonra çıkacak olan Denizleri kabartan, kıyamete kadar'da devam edecek olan O Büyük fitneyi çıkartan Muaviye değilmidir? Yusuf Hocam Bunun cevabını sizden isteriz! Hocam Göndermiş olduğunuz mektubunuzun 2 ve 3.maddesinde; “Muaviye oğlu Yezidi kendisinden sonra halife olması için veliahd bıraktığı doğrudur birçok İslam alemi bunu soğuk karşılaıştır. Fakat bunun sebebi muaviyenin kendisinden sonra halifelik ve saltanat kavgalarıyla İslam diyarında kan dökülmesin'den endişe duymasıdır” ve “ Hz. Hasanın eşi Cade tarafından zehirlenerek şehit edildiği bir gerçektir. Bu cinayetin ise Muaviye ile hiçbir ilgisi yoktur. Hz. Hasanın altı aylık halifeliğinden sonra boş yere kan dökülmesin diye bazı şartlarla hilafeti devrettiğini “ yazmışsınız Gittikçe artan fitne ve fesat karşısında , İmam Hasan, Muaviye ile bir anlaşma yapmaya karar verdi ve anlaşma metni yazıldı. Metnin sureti şudur : Bismillahirrahmanirrahiym; Bu Hasan bin Alinin, Muaviye bin Ebi Sufyan ile yaptığı anlaşmadır. İmam Hasan , şu şartlarla hilafeti Muaviyeye teslim etmiştir. Muaviye ; Allahın Kitabı, Resulünün Sünneti ve Hulefa i Raşidinin sireti ile amel edecek, kendinden sonra hiç kimsyi halef tayin etmeyecek, kendisinden sonra hilafet, şura ile olacak. İnsanlar Allahın arzında , her nerede bulunurlarsa bulunsunlar , Şamda , Irakta , Hicazda veya Yemende emn u eman içinde olacak. Evlad-ı Ali ve Dostları , Zevceleri ve Çocukları canları ve malları, her nerede olursa olsunlar emniyette olacak. Bu şartları yerine getireceğine dair Muaviye, Allaha ahid vermiştir. Ne Hasan bin Ali ne kardeşi Hüseyin ve nede Ehl-i Beyt'den herhangi biri hakkında gizli aşikar fitne yapılmayacak ve zulüm edilmeyecek. Bu anlaşmaya filan filan …….. şehadet etmişlerdir. Ve kefa billahi şehiden" Bu ahdin imzalanmasından sonra İmam Hasan minbere çıktı ve bir hutbe irad etti: “Ey nas biliyorsunuz ki Allah (c.c ) Ceddim Resuluhlah ile sizi hidayete kavuşturdu , sizi delalet'den ve cehalet'den kurtardı ve zelil iken sizi onunla aziz kıldı , az idiniz onunla sizi çoğaltdı . Muaviye haksız olarak bizim hakkımıza tecavuz etti, Bizimle münazaa etti ve hakkı kabul etmedi. Ben, ümmetin salahını ve fitnenin kesilmesini nazar-ı itibara alarak, siz bana biat etmiş olduğunuz halde kan dökülmemesi için Muaviye ile bu anlaşmayı yaptım. Artık blmiyorum bu sizin için fitnemi olur , yoksa bir müddet rahatmı edersiniz? “ Hocam acaba Muaviye bu şartların hangisini yerine getirdi? Kur'anın ahkamına göremi davrandı? İbni asakir’den : İmam Alinin kardeşi Akil, Hz. Ali ye geldi ve : “çok sıkıntılı birdurumdayım , bana biraz borç ver “ dedi. Hz. Ali cevaben “ Bende senin gibiyim, varacek hiçbir şeyim yok “ dedi. Akil “Beytül Maldan ver “ dedi. O zaman İmam Ali Akilin kolundan tuttu çarşıya götürdü . Bir dükkanın önünde durdu. “ Kilidini kır, istediğini al “ dedi . Akil “Sen beni hırsız mı yapmak isityorsun ?” dedi. Hz.Ali "Beytül Mala el uzattırarak sen beni hırsız yapmak istemiyormusun?” bunun üzerine akil “anlaşıldı , senden fayda yok , Muaviyeye gitmekten başka çarem kalmadı “ dedi. Akil Muaviye ye gitti. Muaviye ona yüz bin dirhem para verdi ve ona : “Minbere çık Aliyi nasıl bıraktığını ve beni nasıl bulduğunu halka anlat. “ dedi. Akil minbere çıktı , Allah a hamdüsenadan sonra söze başladı: ”Aliyi Allahın Kitabın'dan ve Resulünün Sünnetin'den kıl kadar ayrılmaz vaziyet’de bıraktım. Muaviyeyi ise tam tersine buldum. Ali dini için beni terk etti, Muaviye ise Dünyası için beni terci etti” dedi. 541. Sayfasında Ziyad'ın Hakim Gıfariye "Ganimetlerin dağıtılması ile ilgili Halifenin talimatını gönderdiğinde" Gıfarinin verdiği cevab; "Bence Allahın Kitabı Halifenin mektubun'dan önce gelir" diyerek halka ganimeti dağıtdığını yazıyor. Şamil İslam Ansiklobedisi Saltanat babında Kur'an ve Sünnete aykırı hallerini yazmakdadır detaylı bilgi alabilirsiniz. 580. Sayfasında Yezidin dinsiz şarap içen biri olduğunu Medinelilere anlatıldığını yazıyor. (insan evladını tanımazmı Onun tek gayesi Saltanat kurmak) Muaviye Hz. Ali Efendimizin taraftarlarına Alevi diyerek, onlara eza verib türlü bahanelerle şehit etmemişmidir. Çok sevdiği zalim , fasık, dinsiz oğlunu sahabenin büyükleri kıbleteyne secde edenler, O Efendimizin aziz dostları var iken Saltanat kurmayacağına dair Hz. Hasan Efendimizle yapmış olduğu anlaşmada; "Allaha ahid verdiği halde" zorla yerine geçirmemişmidir. Efendimizin, "Benden sonra hilafet otuz senedir sonra Melik-i Adut gelecek Saltanat Kuracak" diye buyurdukları mü'minler'den seçme ve seçilme hakkını kaldırıp Efendimizin Sünnetini yıkan Melik-i Adut Muaviye değilmidir. Hz. Hasan Efendimizi şehit eden eşi Cade acaba kendi kafasından mı bu cinayeti yaptı? Yoksa başkaları adına mı, bu cinayeti işledi. Açık mektupta sizlere sormuş olduğum Zatlar Kitabında "Muaviye'nin defalarca Hazreti Hasan Efendimizi zehirlet'diğini en sonunda cade ile Efendimizi şehit ettiklerini" yazmaktadırlar. Sayın Hocam yazdığınız 4. madde; “Bazı kaynaklarda yazdığına göre Sıffın vakası ardından gelen hakem olayı sonunda Hz. Ali nin Muaviye ve taraftarlarına beddua etmeye başladığını, bunu duyan Muaviyede Hz. Ali ve taraftarlarına da beddua ettiği söyleniyor. Fakat meşhur tarihçi ve hadis ailmi İbn-i Kesir in bu rivayetlerin gerçek dışı olduğunu belirtmiştir.” Demişsiniz. Acaba Hz. Ali Efendimiz bu Büyük Fidneyi çıkaranlara , islamı ikiye ayıranlara hayırlı duamı edecekti ? Teşekkürmü edecektı? Sayın Hocam dikkat edin; Kısas-ı Enbiya sayfa 496 da Hakem olayında anlaşma metni yazılırken “ Mü'minlerin Emiri Ali ile Muaviye arasında bir kararnemedir” diye yazılınca, As oğlu Amr "O sizin Emirinizdir, ama bizim Emirimiz değildir. Mü'minlerin Emiri kelimesini siliniz" diyince Kays oğlu Ahmed “bütün halk bir birini kırsa biz mü'minlerin emiri ünvanını silemeyiz” diyince Hz. Ali bir süre durakladıkdan sanra, Hz. Ali kendisi sildi ve “Allah-u ekber. Aynen öyle olduğu gibi, aynen öyle olduğu gibi………. Allaha yemin ederim ki ben Hudeybiye gününde Resulullahın Katibi idim. Anlaşmanın başına Muhammed Resulullah diye yazdım. Kafirler sen Resulullah değilsin. Kendi adını ve babanın adını yaz dediler . Resulullah “Resulullah kelimesini kaldır" dedi. Benim ona gücüm yatmez dedim. O kelimeyi bana göster dedi, bende gösterdim. Onu kendi eli ile sildi ve “ yakında sanada böyle bir teklif yapılır sende uyarsın “ diye buyurdu. Asr oğlu Amr “Subhanallah, bizi kafirlere benzetiyorsun, biz ise Müslümanız" diyince Hz. Ali ona “Ya sen ne zaman fasıklara yardımcı, Müslümanlara ihanet edici olmadın “ dedi. Onun üzerine Asr oğlu Amr “ Bundan sonra seninle bir mecliste bulunmam “ dedi. Hz. Ali de “ Ben Cenab-ı Haktan dilerim ki benim meclisimi senden ve senin gibilerden temizleye" dedi. Hakem olayında Hz. Ali Efendimiz onlara fasık diyor, kafir muamelesi yapıyor. Siz ise Sahabedir diyorsunuz.Acaba kim kime İftira ediyor? 503. sayfasında Hz. Ali Efendimizin çok müteessir olduğundan onlara beddua ettiği yazılıyor. Ve Muaviye de hz. Ali ve taraftarlarına beddua ettiğini söylüyor. 509. sayfasında Ebubekir in oğlu Muhammedi şehid edib yüz elli kadar taraftarıy la beraber hayvan gübresinde yaktırdığını duyan Hz. Ayşe validemiz ; Namazlardan sonra Muaviyeye ve Amr ibni As'a lanet etmeyi adet edindiğini yazıyor. Hocam bu yazılanlar'da iftiramıdır? Evet Hocam "5.maddenizde Hz Ali ile Muaviye arasında siyasi anlaşmazlık yüzünden kavga çıkmış, büyük acılar yaşanmıştır. Ehli Sünnete göre Hz. Ali haklı, Muaviyenin ictihatı - isyanı hatalıydı. Fakat bu acı olaylar, Muaviye ve diğerlerini Sahabelik şerefinden düşürmez. Fazilet sıralamasında Sahabenin ancak 11. sırasında yer alsada Muaviye ve hiç bir Sahabeye hakaret etmeye hakkımız yoktur" demişsiniz ve " Ömer Nasuh Bilmenin "Ashabı Kiram" kitabını tavsiye etmişsiniz” Evet ; Muaviye’nin siyaseti meydanda'dır. Kısas ı Enbiya nın 470. sayfasında Muaviye Şurahbil’e oyun oynayarak kandırdı ve tüm Şamlılarıda inandırdı. ” Hz. Ali Efendimiz Hz.Osmanı öldürtmüş.” diye yazıyor. Ama ne Siyaset Efendimize iftira ediyor Aynı Eserin 473. Sayfasında Muaviyenin yanındakiler mal ve mevki için gelenlerdir diye yazıyor. 475. Sayfasında Muaviye nin Hz Osmanın kanını bahane ettiğini maksadının saltanat kurmak, Emir olmak olduğu yazılmaktadır. 478. Sayfasında Şam civarında ilim adamı kalmamış olanlarda ölüm korkusundan konuşamıyorlar. Hz. Ali ilmen en eftal kişidir diye yazılıdır. (Elbetde O Hakikatı herkezden iyi bilir. Efendimizin Sünnetinden kıl kadar ayrılmaz canlı kur'an'dır ) 479. Sayfasında Hz Ebu Eyüb e gelerek "Sen Resulullah ile birlikte olarak Allaha ortak koşanlar ile bir zamanlar savaştın şimdi müslümanlar ile çarpışmak üzere buraya geldin " dedikleri zaman "Resulullah bana ahdi bozan ve cevr ve zulüm den ve haktan dönerek, topluluktan çıkıp ayrılan kimseler ile dövüşmemi emretti."diye cevap vermiştir. Onun için Sıffine geldiğini ve Muaviyenin zihni'ni Emirlik sevdası sarmıştır diye söylediğini yazıyor. Sahabelerin büyükleri Hz.Ali Efendimizin yanına toplanmışlar. 488. Sayfasında Yasir oğlu Ammar ; Bunların maksadı Dünya sevdasıdır. Osmanın kanını istemiyor diyor ve savaşa girişiyor. Amr ibni As'a "Sen dinini Mısır valiliğine satdın" diye söylüyor. 489. Sayfasında Ammar Kur'anın nüzülü için ve şimdide muhafazası için savaştığını söylüyor ve orada şehit olduğunu yazılıyor. Ammar ı şehit edenlere Amr ibni as'ın "Siz Cehennemliksiniz" dediğini ve Muaviyenin ona kızdığını yazıyor 490. Sayfasında “Ammar ı buraya gönderen öldürdü“ diye Muaviyenin siyaset yaptığını yazıyor.(Hz.Ali Efendimiz Muaviyenin bu sözünü duyunca “Hz. Hamzayı da Resulullah mı öldürdü” diye mukavelede bulunmuştur.” 491. Sayfasında Hz. Ali Efendimiz Muaviyeyi savaş meydanına çağırması ve Amr ibni As'ın haydi Alinin karşısına çık diğinde; Muaviye Amr a “ Benden sonra Emirliği tamah ediyorsun ( beni öldürsün de sen Emir ol öylemi?) diye söylendiğini yazıyor. 493. Sayfasında Muaviye yenileceğini anlıyınca Amr ibni As'ın teklifini kabül edib "Kur'an ı mızraklara taktırıyor" ve "sizleri Kur'ana davet ediyoruz diye siyaset yapıyor. (işte Dini ilk siyasete alet eden siyasetci) Hz Ali "Ben Kur'an Ehliyim onlar hile kuruyorlar, Bende Kur'ana uysunlar diye vuruşuyorum." dediğini yazmaktadır. 503. Sayfasında hakem olayında yaptıkları hileleri yazıyor. 508. Sayfasında Muaviye; Amr ibn-i As'ın Hz. Ali Efendimizin Mısır valisi olarak atadığı Eşter i bal ile zehirlediğini duyunca “Amr ın baldan askeri var“ diye serseriş ettiğini yazıyor. Muaviye nin siyasetine bu kadar örnek kafidir. Efendimiz veda hutbesinde Emirleriniz Kur'an ve Sünnetten ayrılmadıkça itaat edin diye buyuruyor. Acaba Hz. Ali Kur'an ve Sünnete göre hareket etmiyormuydu ? Kuran-ı Kerim de Allah (C.C) “Allaha, Resülüne ve Emirinize itaat edin “ diye buyuruyor. Efendimizin Müellife-i Kulübe ismini kayıt ettiği ( şüpheli imanlılar ; islama zarar vermesinler diye, aylık bağlanılan ve ganimetin çoğunu onlara taksim edilerek, gönülleri islama ısındırmaya çalışılan kişiler) Muaviyenin Emir el Mü'minine itaat etmediği bir gerçektir . Ne zaman halifeye isyan ictihat oluyor. Bir de çıkardığı fitneden dolayı sevab mı alacak. Hz. Ömer Halid bin Velid i görevinden alıp Ebu Ubeydeyi Baş Kumandan tayin edince derhal itaat ediyor. Bana vazife verin hizmet hakkadır. Geçmişte yaptığım hataları telafi edeyim, elbetde Emir el Mü'minin Ömer bizden iyi bilir diye Ebu Ubeyde ye vazifeyi teslim ediyor. Hz. Ali Muaviyeye seni Şam valiliğinden aldım dediğinde “ Ne Seni tanırım ne de Hilafetini, Osmanın kanını senin boynunan alacağım" dememişmidir. Bir de Peygamber Efendimizin zalim topluluk dediği bağilere biz lanet etmiş değiliz. Çünkü Allahın zalimlere yaptığı lanet kafidir. Ömer Nasuh Bilmenin “Yezidin İstanbula hizmeti vardır İstanbula sefer yapmıştır onun aleyhinde konuşmayınız “ demesi Ehlibeyt katili , minberlerde Hz. Ali Efendimize , Ehlibeytine, onları sevenlere lanet eden ve onlara eza eden, zalimi faskı koruması onun nasıl bir zihniyet taşıdığını gösteriyor. Sizin Ömer Nasuh Bilmeni kaynak göstermeniz ne kadar doğru olur.. Sayın Yusuf ÖZCAN açık mektubda size sorduğumuz hadislerin salahiyetini bize söylermisiniz. Ehli Sünnetin kitaplarına aldıkları bu vakalar olmuşmudur? olmamışmıdır ? yoksa bu zadlar Ehli Sünnet değillermidir. Hz. Ali ve Ehlibeytini seven ve onların yolundan gidenlere Alevidir diyerek hakaret eden Muaviye gibi; Bunlara Alevimi diyeceksiniz. İnternet sitemize yazmanızı rica ederiz Ümmet i Muhammed Sizin ilminizden istifade etsin, İnsanlık yararlansın! Allah bizi yalanlarla ,hilelerle , fitne çıkartan zalim , baği , adut, fasık , münafık kişileri sevip mehd etmekten muhafaza etsin. "Zalimi mehd ,aşr ı alemi titretir." Hs. [Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...] |
|
|
|
|
|
#8 | |
|
Kardeş
Üyelik tarihi: Aug 2010
Mesajlar: 2
Tesekkür: 0
1 Mesaja Tesekkür Edildi
Tecrübe Puanı: 2 ![]() |
Alıntı:
yani sadece o sayfaları okumayı önerene kadar tamamını önerseydin de milleti yanıltmaya çalışmasaydın daha iyi olmaz mıydı?... ona karşı çıkan kimsenin sonra ondan helallik istediği sayfayı da önerseydin ya...yazık... yeşil efendinin adının geçti çoğu siteyi araştırdım her yerde aynı kaynağı vermişsin fakat Allah zalimin eliyle bile dinini yüceltir sen istemesende.... sayen çok geniş bir kaynağa sahip oldum o tezi okuyarak... eğer ön yargısız tezi okursanız ne demek istediğimi anlarsınız... Allah bizi kör cahillerin şerrinden korusun. |
|
|
|
|
![]() |
| Tags |
| efendİ, hazretlerİ, muhammed, yeŞİl, Şemseddİn |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| NÛR MUHAMMED BEDÂYÛNÎ HAZRETLERİ | bulut_bey79 | Tasavvufi Kıssa/ Menkibeler | 2 | 07.08.09 09:24 PM |
| MEVLÂNÂ MUHAMMED RUKIYYE HAZRETLERİ | bulut_bey79 | Hakk Dostları | 0 | 24.08.08 07:30 PM |
| "Delâil-ül-Hayrât" ve Muhammed Cezûlî HAZRETLERİ | bulut_bey79 | Tasavvufi Kıssa/ Menkibeler | 0 | 29.04.08 08:59 PM |
| AHMED MEKKİ EFENDİ HAZRETLERİ | bulut_bey79 | Tasavvufi Kıssa/ Menkibeler | 1 | 24.04.08 07:12 PM |
| KÂDI MUHAMMED ZÂHİD HAZRETLERİ | bulut_bey79 | Tasavvufi Kıssa/ Menkibeler | 0 | 23.04.08 09:27 PM |