Yuvamız Mutlu ve huzurlu bir aile ortamı isteyenler için...

   

Cevapla
Seçenekler
Okunmamış 05.01.06, 04:38 AM   #1
Hizmet
Kardeş
 
Hizmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2005
Nerden: (Manisa-Akhisar) (İstanbul-Kadıköy)
Mesajlar: 353
Tesekkür: 0
11 Mesajına 13 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10
Hizmet is an unknown quantity at this point
Standart Çağdaş Hayat ve Kadın

BATI VE BATI TAKLİTÇİLERİNİN SONU
forumankebut.net - Çağdaş Hayat ve Kadın
ABD ,sex bataklığına sürüklenebilecek gençleri evlilik öncesi ilişkiden korumak için yılda 117.000.000 $ harcıyor , önümüzdeki yıl bu para 135.000.000$2a yükseltilecek ( Vatan Gazetesi : 09.09.2003) : DSP-MHP-ANAP KOALİSYONUNDA SAĞLIK BAKANI OSMAN DURMUŞ'A GELEN HEMŞİRELER BİRLİĞİ BAŞKANI KADIN " EVLİLİK ÖNCESİ KIZLARIN CİNSEL DENEYİM KAZANMALARI (!) GEREKTİĞİNİ İLERİ SÜRMÜŞTÜ ...!

ÜRPETEN SAPIKLIK :

Almanya'da çocuk pornosuna karşı tarihin en büyük operasyonu yapıldı. 1.500 polis aynı anda 500 ayrı eve baskın yaptı. 26 bin sapık içinde öğretmenlerin de bulunması bomba etkisi yarattı.Alman polisi internet tarihinin en büyük çocuk pornosu şebekesini çökertti.Toplam 1.500 polisin katıldığı "Avcı" kod adlı operasyonla 500 ayrı eve baskın yapan Alman güvenlik güçleri, akıllara durgunluk veren bir yeraltı organizasyonunu açığa çıkardı. Yapılan açıklamada, Amerika'dan Avustralya'ya kadar 166 ülkede faaliyet gösteren 26 bin 500 sapığın kimlik bilgilerinin ele geçirildiği belirtildi.Rahipler-polisler bile sapık :Alman emniyetinden yapılan açıklamada, aralarında rahipler, öğretmenler, hatta polislerin bile bulunduğu şebekenin, internet üzerinde 38 ayrı "çocuk pornosu grubu" oluşturdukları ve resim ile videoları bu gruplar üzerinden yaydıkları vurgulandı. Operasyonun en üzücü tarafı ise çocuk pornosundan para kazananlar arasında çocuklarla ilgili işlerde gönüllü olarak çalışanların da bulunmasıydı. Sapıklardan birinin bilgisayarında 4 aylık bir bebeğin bile pornografik amaçlı resmi bulundu.Sadece ABD'de de son 2 ay içinde çocuk pornosundan bin kişinin gözaltına alındığı açıklandı.( Vatan gazetesi : 28.09.2003)

ÇAĞDAŞ ÜNİVERSİTE'DEN BİR ALINTI :" ...Boğaziçi Üniversitesinde okuyanlar bilir.Öğrenci işleri müdürümüz vardı, Metin B....Güzel kızlara düşkündü . Bizlerde krediye ihtiyacımız olunca,ders bırakmak-ilave etmek istersek " File çorap çeker , hafif dekolte yapar , ayakkabıları da geçirdiğimiz gibi alırdık soluğu Metin Hoca'da.Biraz da flörtöz konuştunuz mu işiniz halloldu demekti..." (Sabah : 04.10.2003 )

NAMUS KELİMESİNİN KANUNLARDAN ÇIKARILMASINI İSTEYEN ÇAĞDAŞ (...) KADINLARA DUYURULUR : Batman'da fakir bir ailenin 12 ve 13 yaşındaki iki kız çocuğunun 3 yıldır binlerce erkeğe satması...( 04.10.2003 tarihli gazeteler ) Mardin'de 64'ü rütbeli 341'i er toplam 405 asker için tecavüz davası açıldı... ( Hürriyet : 04.10.2003)Ahlak ve Namus olmadan toplum ancak hayvanlaşır !

Çocuk Vakfı, 20 Kasım 2001 tarihinde bütün dünyada kutlanacak olan Dünya Çocuk Hakları Günü nedeni ile RİSK ALTINDAKİ DÜNYA ÇOCUKLARI RAPORU hazırladı :

... Afrika'da çocuklara yönelik seks turizminde artış var. Seks turizmi açısından Senegal en önemli merkez. Onu Gambiya, Togo, Benin izliyor. Çocuk pornografisinde de artış gözleniyor. Diğer merkezlerin aksine Gambiya'ya gelenler Avrupalı kadınlar ve onlar da erkek çocuklarla ilişki kurmak için burayı tercih ediyorlar. Güney Afrika'da Angola, Mozambik, Kenya gibi ülkelerden getirilen 38 bin çocuk seks pazarında kullanılıyor.Afrika'da çocuğun kaçırılarak ticarî cinsel istismara maruz bırakılmasını önlemeye yönelik hukukî engellemeler ise yeterli değil. Belirtildiğine göre Asya-Pasifik ülkelerinden Nepal'den Hindistan'a her yıl 150 bin kadın ve kız çocuğu kaçırılıyor. Kamboçya seks turizminin merkezlerinden biri. Sadece Çin'de çeyrek milyon kadın ve kız kaçırılıyor. Yeni Zelanda'da 11 yaşında seks pazarında kız çocuklarına rastlanıyor. Polis raporlarına göre yakalananların %44'ü 14 yaşının altında. Avustralya'da da çocuk pornografisi artış göstermiş. Çin ve Tayland'da bu işi meslek haline getirmiş mafyaların varlığından sözediliyor. Hindistan ve Pakistan insan kaçıranlar için hem bir merkez hem de Bangladeş, Sri Lanka, Nepal ve Afganistan gibi ülkelerden kaçırılanlar için kullanılan transit bir yol olarak ifade ediliyor. Taylandlı Rin daha 9 yaşındayken annesi tarafından seks pazarına alıştırılmış. Bu bölgeden kaçırılan çocukların bir kısmı seks pazarının bir parçası oluyorlar. Pek çok çocuk organ nakli için kaçırılırken bazı çocuklar ucuz işçi olarak da kullanılıyorlar. Zayıf sınır güvenliği ve hukukî düzenlemelerdeki eksikler bu sorunla mücadeleyi güçleştiriyor. Latin Amerika'da bazı çocuklar aileleri tarafından seks pazarına zorlanırken bazıları da daha iyi yaşam şartlarına kavuşmak ümidiyle gittiği büyük şehirlerde ya aç kaldığı için ya da refah seviyesi yüksek bir yaşamı sürdürmek için fahişelik yapıyor.Guatemala'da çocuklardaki AIDS oranında artış var. El Salvador Limanı, çeşitli ülkelerden buraya gelenlerin çocukların seks pazarına sürüldüğü bir merkez. Bu ülkede erkek çocukların da pazarlandığı söyleniyor. Nikaragua ve Honduras'tan kaçırılan çocuklar genellikle Guatemala'ya getiriliyorlar. Diğer ülkelerin aksine Meksika'da çocuklara yönelik cinsel sömürünün faillerinin devletin kendi vatandaşları olduğu söyleniyor. İddialar bu ülkede 16 bin çocuğun cinsel istismara maruz kaldığı yönünde. Bu ülkede çocukların gece kulüplerinde de çalıştırıldığı belirtiliyor.Kosta Rika'da seks turizminin müşterilerinin genellikle Amerikalı, Kanadalı, Japon ve İtalyan olduğu iddia ediliyor. Yakalananların çoğu gelişmiş ülke vatandaşları.

Çocuk kurultayında sunulan bir rapor ülkemizde ‘fahişeliğin’ yaşının 15’e kadar düştüğünü gösterdi. Sadece İstanbul’da 500 çocuk ‘seks işçisi’ olduğu açıklandı ... Dünyada 3 milyonun üzerinde çocuk fahişe olduğu tahmin ediliyor. Bu alanda Asya ülkeleri başı çekerken onu Latin Amerika ve Afrika izliyor. Yine bir başka gerçek de her yıl Avrupa ülkelerine Uzak Asya’dan çocuk fahişelerin gönderildiği iddiaları... Raporda çocukların ‘seks işçisi’ olarak pazarlandığı yerler de sayılıyor. Barlar, masaj salonları, özel evler ve bazı otel, motel gibi konaklama yerleri başlıca cinsel sömürü mekanları. Rapora göre, çocuk fahişeliğin artmasında parçalanmış aileler büyük bir rol oynuyor

NOT:ABD 'de günde 1900 kadına tecavüz ediliyor (Amerikan tecavüz merkezi), her 23 dakikada bir cinayet , her 49 saniyede bir saldırı gerçekleşiyor. ABD'de kadın nüfusunun %50' si kocasından veya bir erkekten dayak yiyor. (5.8.90 :milliyet)

BATIDA SOSYAL DEPREM :.AVRUPA’DA EVLİLİK DIŞI ÇOCUK SAYISI:DANİMARKA % 48,İNGİLTERE 5 30 , ALMANYA % 18 , FRANSA % 14’TÜR…

. İSPANYA’DA İLKOKUL 4 VE 5. SINIF ÇAĞINDA 80 BİN KIZ ÇOCUĞU HAMİLE BIRAKILMIŞTIR

. BOŞANMA ORANI RUSYA’DA % 33, İNGİLTERE2DE % 32 ,FRANSA’DA % 19’DUR

.ANNE BABASI İLE BERABER YAŞAYAN AİLE SAYISI DEVLETİN SAĞLADIĞI EKONOMİK TEŞVİKLERE, VERDİĞİ ÖZEL İZİNLERE RAĞMEN AVRUPA’DA % 8 ‘DİR.

.ZAMANIN BAŞKANI CLİNKTON’UN 15 DANIŞMANI EŞCİNSELDİR.ABD’DE 20 MİLYON EŞCİNSEL VARDIR. BU DA NÜFUSUN % 10’UDURBU ORAN YUNANİSTANDA % 17 ‘DİR YANİ ALTIDA BİRDİR.

AİLESİ İLE İLGİLENMEYEN AVRUPA HALKI ŞU AN KEDİ KÖPEK BESLEMEYE ADETAQ MAHKUM OLMUŞLARDIR !

LOLİTA İHTİLALİ

Dünkü Milliyet'in 3. sayfasında bir haber: "12 yaşındaki kız internette tanıştığı adama kaçtı."
Sayfayı çevirin:
Edirne'de sevişirken görüntülenen liseli kızın fotoğrafları... Ve günlerdir Mardin'den Sivas'a kadar Türkiye'nin dört bir yanından 12 - 13 yaşında küçük kızlara tecavüz haberleri...
Madalyonun bir yüzünde ağzı salyalı sübyancılar var.
Peki diğer yüzünde?..
Alttan alta inanılmaz bir "ergen ihtilali" yaşadığımızın farkında mısınız?
* * *
Son zamanlarda bir lise mezuniyet balosunda bulundunuz mu hiç? Gitseniz, gördüğünüz ağır makyajlı, cesur dekolteli, yüksek topuklu, cep telefonlu kızların 16 - 17 yaşında olduğuna inanabilir miydiniz acaba?
Levent'te bir estetik kliniğinde görevli bir uzmanla görüştüm. Dinlediklerime inanamadım:
"14 - 15 yaşında kızlar, ana babalarından habersiz gelip kaşlarını kaldırmak, fazla yağlarını aldırmak, selülit tedavisi yaptırmak istiyor"muş.
Geçenlerde bir kız elinde Angelina Jolie'nin fotoğrafıyla gelmiş ve "Bununki gibi dudak istiyorum" demiş.
18'lik bir lolita da göğüslerini büyütmesi için yalvarmış.
"En büyük istekleri" neymiş biliyor musunuz?
Zara'nın ya da Diesel'in 34 bedenine sığmak...
Bunun için yarışıyorlarmış:
"Çünkü televizyonda gördükleri mankenler 34 beden giyiyor. Onu giyebilmek için 44 kilo kalmaları lazım. Bunun için resmen aç geziyorlar. Gün boyu yedikleri, bir kase yoğurt, iki tas salata, sigara, kahve ve kola... 500 kaloriyle yaşamaya çalışıyorlar. O yüzden vücutlarında demir, sodyum eksikliği var. Yanlış beslendikleri için vücutları hızla deforme oluyor, müdahale için de bize geliyorlar."
Uzman, bunun son 3 yılda gözlenen bir "patlama" olduğunu söylüyor:
"Ben de anneyim, 18'lik 'lipolu' (yağ aldırmış) kızları görünce dehşete kapılıyorum. Biriktirdiği 300 - 500 milyonla gelip 'Dudağımızı şişir' diyenleri 'Bırakın dudağınızı da gidin kafanızı şişirin' diye geri yolluyorum."
* * *
Genelde üst gelir grubundan hastaları bulunan bir jinekoloğun gözlemleri daha da çarpıcı:
"Genç nüfusta müthiş bir uyanma var" diyor. 17 - 18 yaşlarında lise öğrencilerinin kürtaj için başvurduğunu söylüyor ve bazı gözlemlerini aktarıyor:
Batı'da ergenlik yaşı 16 - 17'den 11 - 12'ye geriledi.
Amerika'da 10 yaşa kadar düştü.
Genç kızlar annelerinden çok daha erken adet görüyor artık...
Bunun, iklimden beslenmeye kadar pek çok nedeni olabilir ama en önemli nedenlerinden biri "psiko - seksüel uyarımın artması"...
Yani, okulda, çevrede ve özellikle de medyada cinsel teşhirin yaygınlaşması... Baştan çıkarıcı klipler, uyarıcı filmler, cinsellik yüklü diziler, çıplaklığa çağıran reklamlar, beyinde ergenliği erken uyandırıyor, cinselliğin keşfini hızlandırıyor.
Özellikle varlıklı kesimden gençler, lise çağında, özentiyle büyük ve seksi görünme derdine düşüyor. Karşı cinsi de sadece bir seks nesnesi olarak görüyor.
Anneleri mi? Onlar da kızlarının ponponlu çorapları ve lastik ayakkabılarıyla genç görünme çabasında...
Küçükler büyük, büyükler küçük görünmek için yarışıyor adeta...
* * *
Kimseyi suçlamayalım; bu tablo bizim eserimiz:
İyi bir kalça sahibi olmanın, iyi bir kafa sahibi olmaktan daha fazla prim yaptığı bir ülkeden ne bekliyordunuz ki? Kafasını çalıştıranların kafasını koparırken, kalçasını çalıştıranları baş tacı eden bir toplumda nasıl çocuklara "Göğsünü değil, kütüphaneni büyüt" öğüdü verebiliriz ki?
Yasak çare değil...
Beyin faaliyetine itibar kazandırmaya ve öncelikler konusunda topyekün bir hesaplaşmaya ihtiyacımız var. ( MİLLİYET : Can Dündar )


SANAT (!) DÜNYASINA KÜÇÜK BİR BAKIŞ :

Medyada yer bulmayana ekstra işlerde ekmek yok. Adına kısaca ekstra denilen; düğün, bayi toplantısı, açılış-kapanış ve festival konserlerine çağrılabilmek için medyada ortalarda olmak gerekiyor. Ekstranın güzelliği de dolarla verilmesi ve sıfır vergi verilmesi. Düğünde tuvalette elinize sokuşturulan bir tomar dolardan maliyenin haberi nereden olacak ki... Veren zaten ben verdim demiyor ki.Alan razı veren razı... 5 bin dolardan başlıyor (en kıytırığı bu kadar para almadan şehir dışına çıkmaz), 50 bin dolara kadar çıkıyor. En fazla alanlar ise Tarkan, Sezen Aksu ve Hülya Avşar... Önemli olan şu sıralar en çok ekstra işe giden yani dolarları çuvalla toplayan Gülben'i zayıflatıp yok etmek... Ve yerine Petek Dinçöz'ü getirmek....Gülben şimdi hem acemi hem de sahipsiz. Bir süre böyle kurda kuşa yem olarak atılacak. Tabii iki yıla kalmadan da anasının evine gönderilecek. Yerine de başka bir hatun getirilecek. Sakın acımayın. Bu doğanın kanunu. Gülben de arkasına iş adamı Erol Evcim'i aldığı zaman İbrahim Tatlıses ve Kadir İnanır'ı kullanmış, Hülya'ya rakip gösterilmişti. Bu sayede 'star' olmuş, kaç daha yetenekli akranı şarkıcıyı sollamıştı.

Ekstra kraliçelerini! incelemeye devam edelim.

Petek Dinçöz galiba bu şansını yitirdi. En büyük hamisi Star'ın patronu Hakan Uzan, bu kadar işinin arasında onunla uğraşamaz. Aşkın Nur Yengi de kendi kendini bitirdi....
Son aylarda müthiş bir atak yapan Ebru Gündeş çok popüler. Ebru'nun sahnesi de iyi. Ama konuşup, gülünce sanki... Birden çocuk oluyor. Oysa ekstra işinde seksi olmak çok önemli. Özellikle de sadece erkeklerin katıldığı bayiler toplantılarında... Ebru'yu sadece zevkle dinliyorlar ama o sahnede iken hayal kuramıyorlar. Ayrıca yanına gelip fotoğraf çektirmek de var değil mi? Sonra amca gidip karısına hava atacak.

Öyle veya böyle sahnede seksi. Estetikli göğüsleri işe yarıyor. ( Aykut Işıklar : TERCÜMAN :04.09.2003 )

Bu habere para karşılığı satılan mankenleri (...!...)...vs ekleyebilirsiniz...!



ÇAĞDAŞ HAYAT ( !) VE KADIN :
Çağdaş olduğu iddia edilen hayat tarzında kadınlar ,kendilerinin dış görünüşleri ile değer kazanacakları konusunda ikna edilmiş durumda bulunmaktadırlar.Bilgi,görgü,zeka'dan önce uzay çağının ,21. yüzyılının kadınının (!) değeri sarı (bazen kızıl...! ) saçlar ,ikide bir değişen vücut ölçüleri daralıp bollaşan, bazen yırtık, bazen sökük ...ama daima modacılarla kumaş tröstlerinin anlaşması ile çoğu da cinsel tercihini tuhaf şekilde yapan kreasyoncularca hazırlanmış moda elbiselerini giyen ,kendince karar vermesine izin verilmeyen makyaj, giyim, ...hatta hayat tarzına, yaşam tarzına ( yani dinine) başkalarının karar verdiği evlendiği kocasının yanında yüzünde salatalık maskesi , saçlarında bigudi ...vs ile dolaşan ve kocası ile yatağa bu halde iken girerken sabah evden çıkarken , kocasından ayrılırken makyaj yapmaya çalışan süslenen, kokular sürünen kadın ne kadar hayatında hür ve doğru karar verme hakkına sahip olabilmektedirler acaba...?Örneğimize devam edelim ;her çağdaş kadın aynı şeyi yapsa, eşinin yanında savaş boyalarını sürünmüş gibi dolaşırken dışarıya çıkarken süslense eşleri ,hayat arkadaşları hanımından uzaklaşıp gözü dışarıya kaymaz mı ?Öyle ya eşine değilde dışarıdaki insanlar için süslenen kadın eşini ne kadar kendine bağlayabilir...? Kocasıda tıpkı kendi eşi gibi ,eşi için süslenmeyen ,başkaları için farkında olmadan süslenen diğer kadınlara ilgi duysa ,aynı şeyi başka erkek kendi eşine karşı hissetse toplumda aile ,ahlak ne hale gelir ,öyle değil mi!Flörtle başlayıp ,aşkla alevlenen ,evlilikle sonuçlanan çağdaş evlilikler ;ihanet,kısa süren evlilikler , boşanmalar asrı olan asrımızın temel kaynağı bu ters mantık olmasın sakın...! Hatalı olan ne kadın ne de kocadır, hata iki cinsede modern hayat diye bu tuhaf ve ters mantığı kabul ettirenlerdir!

İslam'da ise kadın dışarıda örtünür , süsünü ,çekiciliğini evde eşine saklar.Tabiiki aynı durum erkek içinde söz konusudur!

Yine acaba neden hostes bacılar onlarca erkeğe hizmet ederken , yemek ikram edip ,yastık kabartıp , kemer bağlarken... medeni olurlar da evlenip işini terkedip sadece eşine hizmet etmeye karar verince tenkide uğramaktadır."Hayatını güvence altına almak,ekonomik özgürlük..." sözlerinin arkasında doğru ve güvenilebilen bir eş ,hayat arkadaşı bulunamaması gibi bir mantık yatıyor olmasın sakın?

Sokakta kızımızın beline bir erkek kolunu dolasa ona kızarız da adı " dans " olunca bu harekete neden tepki göstermeyiz acaba !!?? Adı "Moda " olunca yırtık,çıplak,tuhaf elbiseleri neden doğal karşılarız ! Kızımız veya oğlumuz " don " ile dışarıda dolaşsa buna karşı çıkarız da adı " mayo veya şort " olunca neden buna karşı çıkmayız !

SUNUCU -MANKEN İPEK TENOLCAY . " MİNİ ETEK GİYİP , İNCE ÇORAPLA GEZİYORSAN BAŞKALARIYLA FLÖRT EDİYORSUNDUR.İLTİFATLAR , BAKIŞMALAR ALDATMA DEĞİL Mİ ?" ( MİLLİYET :11.01.2003)

ÇAĞDAŞ OKUL - HAYAT VE GETİRİLERİ


Eğitimli kadınlar cinsel şiddet mağduru... (Milliyet:12.06.2003)

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Adli Tıp Enstitüsü'nce, üniversite öğrencisi ve mezunu kadınlarla yapılan bir araştırma, katılımcıların büyük bir bölümünün cinsel şiddet türlerinden en az birisine maruz kaldığını ortaya koydu. İÜ Adli Tıp Enstitüsü'nden Prof. Dr. Mustafa Fatih Yavuz ile yüksek hemşire Zehra Kayı, 591'i üniversite öğrencisi olan 700 kadınla, ''Kadın üniversite gençliği ve mezunlarına yönelik cinsel saldırı'' konulu araştırma yaptı.
Araştırma sonucunda, katılımcıların yüzde 84'ünün laf atma, açık-saçık konuşma, röntgencilik, teşhircilik, sarkıntılık, ırza geçme gibi ''sözel, görsel, dokunsal'' cinsel şiddet türlerinden en az birisine maruz kaldığı belirlendi. Bunlardan yüzde 44.8'inin, basit cinsel içerikli dokunuştan zorla cinsel ilişkiye kadar uzanan ''dokunsal şiddet'' türlerinden birini yaşadığı tespit edildi.
Cinsel şiddet türleri arasında ilk sırayı yüzde 81.3 ile sözel ve dokunsal olanlar aldı. Araştırmaya katılan yaklaşık her 5 kadından birinin teşhircilik eylemiyle karşı karşıya kaldığı ortaya çıktı. Cinsel saldırı boyutundaki eylemlerin yaklaşık yarısında fiziksel şiddet kullanıldı. Yine eylemler sırasında korkutma-tehdit ile kandırma da ilk sıralarda yer aldı.

İLK SIRADA SEVGİLİLER VAR
Araştırma, sanılanın aksine, cinsel şiddet eylemlerinin yabancılar değil, çoğunlukla tanıdık kişiler tarafından gerçekleştirildiğini ortaya koydu. Buna göre, saldırganların yüzde 95'inden fazlası tanıdık.
Çalışmaya göre, ilk sırada sevgili düzeyindeki erkek arkadaş, ikincisi sırada nişanlılık ve sözlülük ilişkisi geliyor. Üçüncü sırada ise ensest ilişki türleri var.
Araştırmada, sevgili düzeyindeki erkek arkadaşların daha çok görsel ve dokunsal cinsel şiddet türü uyguladığı dikkat çekti.
Saldırganların çok büyük çoğunluğunu ise ortalama 25 yaşındaki erkekler oluşturdu. Eylemin gerçekleştirildiği yerler arasında ilk sırayı saldırganın evi aldı.
Çalışma, eylemler nedeniyle adli makamlara başvuru oranının ise hemen hemen yok denecek kadar az olduğunu da ortaya koydu. Buna göre, adli makamlara iletilen cinsel şiddet türleri teşhircilik, cinsel içerikli dokunma ve cinsel birleşmeye teşebbüs eylemi ile sınırlı kaldı ve oranı yüzde 2-3'ü geçmedi.
Bu tür eylemleri yaşayanların, çaresizlik ve suçluluk hissiyle utanma duygusunu yaşadığı da belirlendi.

TAHMİN EDİLENİN DAHA ÖTESİNDE...

Araştırma sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Yavuz, cinsel şiddetin toplumdaki tüm bireyler için bir sorun ve tehlike olduğuna işaret etti.
Prof. Dr. Yavuz, ''Bu çalışma, toplumumuzda cinsel şiddet boyutlarının tahmin edilenlerin de daha ötesinde olduğunu ortaya koyuyor'' dedi.
Mağdurların adli makamlara başvurmama nedenleri arasında ilk sırayı toplumun olumsuz yaklaşımının aldığına işaret eden Prof. Dr. Yavuz, bunu; ispatlayama ve saldırganın misilleme yapma korkusunun takip ettiğini ifade etti.
Prof. Dr. M. Fatih Yavuz, ''Cinsel şiddet eylemlerine maruz kalma oranının yüksekliği, karşı karşıya olduğumuz sorunun büyüklüğünü de gösteriyor. Adli makamlara yansıma oranlarının çok düşük olması da, bu soruna hukuksal, sosyolojik ve medikal açıdan ciddiyetle ve yoğun bir şekilde önem verilmesi gerektiğini ortaya koyuyor'' diye konuştu.

NOT : NOT : AŞAĞIDAKİ YAZI BİR İSLAM ALİMİNİN YAZISI DEĞİL,AKSİNE BİR YABANCI YAZARIN EVLİLİĞİN HAYAT BOYU MUTLU ŞEKİLDE SÜRMESİ İÇİN YAZDIĞI EŞLERE TAVSİYELERDEN OLUŞAN BİR KİTAPTAN ALINMIŞTIR !( Z. ZİGLAR : HAYAT BOYU FLÖRT )

KARŞI CİNSTEN İNSANLARLA ARKADAŞLIK


… Karşı cinsten insanların uzun süreli çalışma ilişkilerinde olaylar genellikle sinsice gelişir.Kişi ”Karşı cinsten filanca kişiyle sadece arkadaşız” dediklerinde kesinlikle kendilerini aldatmaktadırlar.Bazen doğru gelebilir yada ilişkinin başında doğru gelebilir. Oysa pek çok durumda karşı cinsle kurulan arkadaşlık bir süre sonra, diğerinin zekası yada mesleki yeteneğine duyulan saygıya bağlı olarak arkadaşlıktan öte bir şey haline gelmeye başlar.İlişki adım adım daha açık ve güvenilir bir nitelik kazanır.Küçük şeyler paylaşıldıkça bir takım tesadüfler ve ortaklıklar sonucunda daha yakınlaştığınızı fark edersiniz.

Eğer evliyseniz eşinizle aranızdaki farklılıklar yavaş yavaş su yüzüne çıkmaya başlar. Bir bakmışsınız ki yeni arkadaşınızla her şeyde uyuşurken ,eşinizle hiçbir konuda uyuşmaz hale gelmişsiniz.Tabii sonunda diğer insanla (arkadaşınızla) uyum faktörü yada fiziksel çekicilik nedeniyle hormonlar faaliyete geçer ve kaçınılmaz olay nihayet gerçekleşir.Olmasını asla tasarlamadığınız şeyler olur. Konunun trajik yanı Çoğu cazip şeyin zamanla felaket getireceğinin başta inkar edilmesidir.

Karşı cinsten biriyle gözlerin SANİYENİN ONDA BİRİ KADAR BİR ZAMANDA uzunca birleşmesi , koridorda yanından geçerken özel bir itina göstermek,herhangi bir yerde tesadüfen çarpışmak,TOKALAŞIRKEN veya bir şey alıp verirken ellerin bir iki saniye daha uzun tutulması,… bunlar ve bunun benzeri ipuçlarını görmemezlikten gelmek … bu gibi şeyler kırmızı bayraklardır böyle durumlarda kendinize “zararsız flört “ olamayacağını hatırlatın.

Eğer evli iseniz olan şeyi dürüstçe kabul edin – mazeret aramayın – ve eşinize bağlılığınızı hatırlayın. İş yerinizdeki arkadaşınızla veya sekreterinizle bir kere yemeğe çıksam ne olur , demeyin : Boşanmaların yüzde yetmişi aynı iş yerinde veya yakın iş birliği halinde çalışan şahısların yakınlaşması sonucu oluşuyor.yüzde ellisi de eşlerden birinin bir alış veriş merkezinde veya otoparkta karşı cinsten biri ile tanışması ve o kişiye karşı ilgi duyması ile gerçekleşiyor.

Kısacası sekreterinizle veya işbirliği içinde olduğunuz karşı cinsle iş yemeğine veya bir yerde buluşmanızın size hiçbir kazancı olmaz , ama kaybedeceğiniz çok şey olur!

İşin gerçeği bu konuda duyarlı öğütler vardır :” evlilikten önce iffet , evli iken sadakat gerekir.”

Karşı cinsten biri ile çalışmanız gereken durumlar olacaktır. Bu durumu önleyemeyebilirsiniz ama kendi düşünce ve konuşmalarınızı pekala denetleyebilirsiniz.

Temel sorun , dostluk ile flört arasındaki çizgiyi aştığınız zaman sonuçta bir şeylerin yaşanabilecek olmasıdır.yaşananlarda kötü sonuçlar doğurur.

REKLAMLAR VE KADIN HAKLARI :
- BIR PARTIDESINIZ ,SIZI NASIL FARKETMELERINI SAGLARSINIZ ? ...GÜLÜMSEMENIZE GÜVENEREK ( DISLERINIZLE ! )

- FARKEDECEKLER (SAÇLARINIZI ...)

- BAKALIM ILK KIM BIRISININ DIKKATINI ÇEKECEK ? ... ( TABII KI EN DEKOLTE GIYINIP, SAÇLARINI AHENKLE DANSETTIRENLER...)

KRAVAT RAKLAMINDA BUZ PATENI YAPAN MINI ETEKLI , KRAVATLI ( ! ) BAYAN, MAYO ILE GÖZLÜK REKLEMI YAPAN

MANKEN ( ! ) LER , ...; GÖZLER BAYRAM ETTI , ÜRÜN DEGIL , MANKEN ILGI TOPLADI HABERLERI ...

Sömürülmek isteyen "çağdaş(!) yaşamı savunmaya devam etsin ...taki GERÇEK yüzünmüze çarpana kadar.

HA SAHI ! ! , HIÇ KADIN SÖMÜRÜSÜ YAPAN SAHIBI ASIRI DINCI BIRI OLAN MAMÜL REKLAMI GÖRDÜNÜZ MÜ ?...

Ne ilginçtir , " sevgilinizin çıplak resmini gönderim , yayınlayalım" diyen genel yayın yönetmeni , kendi eşinin çıplak resminin yayınlamayı reddediyordu bir özel kanaldaki sohbette...!!!

15 YAŞINDA ÇAĞDAŞ HAYATIN KURBANI OLDU ! MERSİN'de evlenme vaadi ile kandırılan liseli 15 yaşındaki N.Ö., sevdiği gencin kendisini terk etmesinin ardından fuhuş batağına düştü. N.Ö.'yü ïpara karşılığı pazarlamak, zorla cinsel ilişkiye girmek, oral ve grup toplu seks yapmağı iddialarından aralarında sendikacı, öğretmen, işadamı, muhasebeci, muhtar ve eski bir bürokrat eşinin de bulunduğu 11 kişi yakalandı. 2 kişi ise aranıyor.
Olay, Yeni Mahalle'de oturan 46 yaşındaki anne Hamide Ö.'nün Cumhuriyet Savcılığı'na verdiği şikayet dilekçesi ile ortaya çıktı. Dilekçenin Emniyet Müdürlüğü'ne havale edilmesi üzerine Ahlak Masası operasyon başlattı. İfadesini gözyaşları içinde veren N.Ö., başından geçen olaylar zincirini tüm ayrıntısına kadar anlattı.
`EVLENECEKTİK'
Genç kız geçen aralık ayında komşuları olan Gökhan Nayman'la tanışıp arkadaşlık yapamaya başladığını belirterek, ``Gökhan ile arkadaşlığımızda evine gittik. Burada bir süre oturduktan sonra bana evleneceğimizi, mutlu bir yuvamızın olacağını söyleyerek benimle sevişmeye başladı. Ben de evleneceğimiz için sesimi çıkarmadım. Daha sonra benimle evlenmeyeceğini söyleyerek ayrıldı. Ben de korktuğum için kimseye bir şey söylemedim. Daha sonra beni terk edip ortada bıraktı. Bu olaydan sonra barda tanıştığım Garip Öztürk benimle evleneceğini söyledi. O da bir süre benimle olduktan sonra kayıplara karıştı'' dedi.
Yaşamı kararan genç kız ifadesinde öz teyzesi N.'nin evinde de eski İl Daimi Encümen Üyesi, Selüloz-İş Sendikası Silifke Şube Başkanı ve MHP milletvekili aday adaylarından İ.Y. ile tanıştığını ifade ederek, ``Bir gün Silifke'ye gittiğimde İ. ile karşılaştım. Beni bürosuna çıkarttı. Orada ilişkiye girdikten sonra bana 30 milyon lira para verdi'' diye konuştu.
....... İşçi Nejat Ö. ile evli olan anne Hamide Ö.'nün şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında N.Ö.'nün verdiği ifadelerden sonra polis, genç kızla ilişkiye giren sendikacı, öğretmen, işadamı, emlakçı, muhasebeci, muhtar ve aracı kadınları yakalayarak gözaltına aldı. Garip Öztürk ile İ.Y., T.K., M.A., B.K., G.T., H.K., M.T., O.T., R.Y., M.A. gözaltına alınırken; polis N.Ö.'yü evlenme vaadiyle kandırıp birlikte olan Gökhan N. ile ilişki kurduğu B.A.'yı ise arıyor.
Milliyet :20 Eylül 2003 Cumartesi

BİZLER GAZETELERDEKİ BU TÜR İĞRENÇ OLAYLARA , HABER NİTELİKLİ YAZILAR GÖZÜYLE BAKMAYIZ,BAKAMAYIZ !AKSİNE AYNI OLAYLAR BAŞKA GENÇ KIZLARIN- SİSTEMİN KURBANLARININ - BAŞINI GELMESİN DİYE HAREMLİK-SELAMLIK'I TAVSİYE ETMEKTE, SAVUNMAKTAYIZ!!!

AYRICA YUKARIDAKİ MAĞDUR AİLE DE BİR GÜN BAŞLARINA BÖYLE BİR ŞEY GELECEK DİYE BEKLEMİYORLARDI. AYNI OLAYIN BAŞINA GELMESİNİ İSTEMEYEN TÜM TOPLUMA HAREMLİK-SELAMLIK'I SAVUNMALARINI TAVSİYE EDİYORUZ...SENDİKACI,ÖĞRETMEN,MUHTAR,İŞADAMI,ASKER ,POLİS...HEPSİ OKUMUŞ İNSANLAR AMA EĞİTİM ,NEFSE UYMAYA-ZİNA ETMEYE HATTA ZALİMLİĞE-SAPIKLIĞA-SÜBYANCILIĞA ENGEL DEĞİL...!

KISACA "HANGİ ÇAĞDAYIZ , 21.YY , ...VS LAFLARININ İÇİ BOŞ , HEDEFİ KADIN-KIZLARI ERKEKLERİN SOFRASINA YEM YAPMAKTAN BAŞKA BİR İŞE YARAMIYOR !



ÇAĞDAŞ KADINLARIN SON HALİ ...!

SOSYETENİN ÇAPKINLIK ABLUKASI:
SON DÖNEMDE EVLİ BEYLERİN KAÇAMAK YAPARKEN SIK SIK UĞRADIĞI MEKANIN ÇIKIŞINDA PAPARAZZİLERE YAKALANMASI, SÖYLENTİLERE GÖRE ACEMİ ÇAPKINLARIN EŞLERİNİ HAREKETE GEÇİRDİ. MAGAZİN İLAVELERİNDE KAÇAMAK YAPAN EŞLERİNİ GÖREN KADINLAR ARTIK MEKANIN EN SADIK MÜDAVİMLERİ OLUP ÇIKTI.ÖĞLE SAATLERİNDEN İTİBAREN GRUPLAR HALİNDE GELEREK ELLERİNE ÇAY VE KAHVELERİNİ ALARAK BRASSERİE'Yİ MESKEN TUTAN SOSYETİK HANIMLAR, MEKANDAN AYRILMAK BİLMİYORMUŞ. SAATLERCE BİR UMUTLA EŞLERİNİ YAKALAMAYI UMAN KADIN MÜŞTERİLER YÜZÜNDEN KISA SÜREDE MÜŞTERİ PORTFÖYÜ DE DEĞİŞMİŞ. İDDİALARA GÖRE MEKANA ARTIK ERKEKLER ADIM ATMAZKEN NEREDEYSE TÜM MASALARI KADINLAR PARSELLEMİŞ DURUMDA.( AKŞAM : 24 NİSAN 2005 )



- FRANSA'DA ŞİDDETE MARUZ KALAN KADINLARIN SAYISI % 95,
- ABD'DE HER YIL 4.000 KADIN DÖVÜLEREK YAŞAMINI YİTİRİYOR,YILDA ORTALAMA 4.000.000 KADIN DA EŞİ TARAFINDAN DÖVÜLÜYOR VE HER 15 DAKİKA'DA BİR KADIN TECAVÜZE UĞRUYOR ...!


" BİR SÜRÜ ÇOCUK SAHİBİ BİR EV HANIMI OLMAYI NE KADAR ÇOK İSTERDİM...NE ÜN , NE PARA , NE GÜZELLİK .SADECE DÜZGÜN BİR HAYAT , ÇOCUKLAR, HER AKŞAM EVE DÖNÜŞ SAATİ BELLİ BİR KOCA..." AFİFE JALE ( İLK TÜRK KADIN TİYATROCU'NUN , PSİKİYATRİST MAZHAR OSMAN'A SÖYLEDİĞİ SON SÖZLERİNDEN ... ÇAĞDAŞ YAŞAM TARZININ YOK ETTİĞİ BİR HAYATTAN SON KESİNTİ...!MAZHAR OSMAN:LİZ BEHMOARAS;REMZİ YAYINLARI ) AFİFE JALE'NİN İLK KADIN TİYATRO'CU DİYE REKLAMI YAPILIP , GENÇLERE ÖZENDİRİLİRKEN UYUŞTURUCU MÜDTELASI ,MUTSUZ , FAKİR VE FAHİŞE OLARAK YALNIZ BAŞINA ÖLDÜĞÜNÜ BİLİYOR MU İDİNİZ ...?(MİLLİYET: CAN DÜNDAR: 13.02.2004).SİSTEM İSE ONU HİÇ KORUMADI...TIPKI AŞAĞIDAKİ OKUYACAĞINIZ BURÇİN VE DİĞERLERİ GİBİ...İŞTE BİZ BUNA KARŞIYIZ !!!

BUNU YAZMAMIZIN NEDENI , TESETTUR EMRINI İSLAM'IN KADIN'I CİNSEL META OLARAK GÖRDÜĞÜ İDDİASINDA BULUNAN MİLLİYET GAZETESİ GENEL YAYIN MÜDÜRÜ SAYIN YILMAZ'A GERÇEKLERİ BİR KEZ AHA HATIRLATMAK...

ALIN SİZLERE BATIDAN SON HABER :HOMO-LEZBİYEN-METROSEKSUELLİK...BİTTİ , SIRADA "SWİNGER " GRUPLARI ( EVLİ AMA EŞ DEĞİŞTİREN SAPIK TOPLULUKLARI) VAR, ; PARİS,AMSTERDAM,BRÜKSEL,SAN FRANCİSCO,NEW YORK... BAŞ KENTLERİNDEN.....MEDENİYETİN GELDİĞİ SON NOKTA !(VATAN GAZETESİ :14.03.2004)

ÇAĞDAŞLIK ; FAHİŞELİĞE EVET AMA NAMUSLU HAYATA HAYIR ...!
TÜRKİYE'DE ERKEK KADIN NÜFUS ORANI :
ERKEK:35.171.000
KADIN:35.362.000 ( POSTA:06.05.2003) ;
FAZLA KADIN SAYISI 200.000 CİVARINDA...YANİ ŞERİAT DEVLETİNDE ŞARTLARINI YERİNE GETİRDİKTEN SONRA EN ÇOK 200.000 ERKEK II . BİR EŞ ALABİLECEKTİ..GÜNÜMÜZDE FAHİŞELİK YAPAN, METRES HAYATI YAŞAYAN KADIN SAYISI HEMEN HEMEN 200.000 CİVARINDADIR -VESİKALI, RESMİ 100.000 CİVARINDA ...EN AZ BİR O KADAR DA RESMİ OLMAYAN VAR...EN AZ !...PARA KARŞILIĞI, VÜCUDUNU SATAN VEYA EVLİLİK DIŞI İLİŞKİYE ZORLANAN KADINLARIN SAYISI KADAR KADIN İSLAM DEVLETİNDE II. EŞ OLARAK NAMUSLU VE TEMİZ BİR AİLE HAYATI YAŞAYACAKLARDI... ÇAĞDAŞLIK ; FAHİŞELİĞE EVET AMA NAMUSLU HAYATA HAYIR MI OLUYOR ŞİMDİ ...! DETAYLI BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ


ALIN SİZE ÇAĞDAŞ HAYATTA KADININ SON GELDİĞİ NOKTA :
İLİŞKİLERDEKİ ZORLUK NELER YAPTIRIYOR" YAKINDA KÖPEĞİ İLE EVLENENELER OLACAK "

ALMANYA'NIN FRANKFURT ÜNİVERSİTE KLİNİĞİ SEX BİLİMİ BÖLÜMÜ DİREKTÖRÜ PR. DR . VOLKMAR SİGUSCH (64) :"İNSANLARIN ÇOK YAKIN BİR ZAMANDA PARTNER OLARAK EV HAYVANLARI İLE EVLENECEKLERİNİ " İDDİA ETTİ.GÜNDEN GÜNE ARTAN EGOİZM İNSANLARIN PARTNER İLİŞKİLERİNİ ZORLAMAKTA .BU YÜZDEN DE İNSANLAR SEVGİLERİNİ, HEM CİNS VEYA KARŞI CİNSLERİNE DEĞİL, KEDİ - KÖPEK GİBİ EV HAYVANLARINA VERMEYİ TERCİH EDİYOR...
GÜNLÜK YAŞAMA BAKILDIĞINDA DA EV HAYVANLARINA ŞU ANDA ZATEN BİR ÇOK İMKAN TANINIYOR.KÖPEKLERE İSİM VERİLİYOR, BERBERE GÖTÜRÜLÜYOR, DOKTORDAN RANDEVU ALINIYOR, PSİKOLOĞA GÖTÜRÜLÜYOR VEYA MİRAS BİLE BIRAKILIYOR...KÖPEKLERLE NE ZAMAN EVLENİLEBİLECEĞİ KONUSUNDA İSE PR. DR. VOLKMAR SİGUSCH " EN ÇOK 10 YILA YAKIN BİR ZAMANDA BUNUN GERÇEKLEŞEBİLECEĞİNİ " SAVUNUYOR...
YORUMA GEREK VAR MI...! HOMOSEKSÜELLİK-LEZBİYENLİK-GRUP....BİLE AŞILDI...ENSEST İLİŞKİ ZATEN YAYGIN...SIRADA ZAVALLI HAYVANLAR VAR...SONRA...!? SODOM-GOMORE HELAK OLMAYI HAK ETTİĞİNE GÖRE YENİ BİR HELAK DALGASI İNSAN KILIKLI ZAVALLILARI - VE ONLARA ENGEL OLMAYAN BİZLERİ ( GÜNÜMÜZ EYKE HALKINI )- BEKLİYOR...! ( HÜRRİYET : 08.06.2005)

İngİlİz kadIn, yunusla evlendi...
- NE YAPSIN , ÇEVRESİNDE "İNSAN "KALMAYINCA...!:( -

İsrail’de bir İngiliz kadını, 15 yıl önce "ilk görüşte aşık olduğu" yunusla evlendi. İsrail’in güneyindeki Eilat’ta düzenlenen törende, 41 yaşındaki İngiliz vatandaşı gelin Sharon Tendler, dizlerinin üzerine çökerek, damat "Cindy"ye bir öpücük kondurdu ve ona ringa balığı hediye etti.Düğünden sonra Londra’ya dönen Tendler, bu hareketinin kötü niyetli bir şey olmadığını, yunusun, hayatının aşkı olduğunu söyledi.Tendler, "Bu, kötü bir şey değil. Bunu, onu gerçekten sevdiğim için yaptım, ama bir erkeği sevdiğim gibi değil. Benim bu hayvan için hissettiklerim saf bir sevgi" dedi. Evlendiği yunusun, diğer yunuslardan "birçok çocuğu" olmasını dileyen Tendler’in, aşık olduğu yunusu görmek için yılda birkaç kez İsrail’e geldiği belirtildi.( Milliyet :01 Ocak 2006 )


"Evlilik antrenmanı" uzadıkça "maç" daha da kısalıyor
Evlilik öncesi uzun ilişki çiftlerin ebedi uyumunu artırmıyor, tersine bozuyor. Yıllarca flört ettikten sonra evlenip kısa sürede boşananlara göre evlilik öncesinin uzun sürmesi, tarafların evliliğe hiç sır bırakmayacak kadar birbirini tanımasına yol açıyor. Keşfedecek bir şeyin kalmadığı evlilikler de macerasız, sıkıcı oluyor ve problemlerin öne çıkmasına neden oluyor. Dolayısıyla görücü usûlünden kopuş ve kentlerde yaşanan uzun flörtler sonrası kurulan yeni evlilik müessesesi, sanılanın aksine giderek kısalıyor.( Aktüel, Sayı:24 )
TABII KI KADIN VE ERKEK EVLILIK ONCESI BIRBIRLKERI ILE - BELLI SINIRLAR ICINDE !- KONUSUP TANISACAK...! AMA " FLORT " VE SISTEMIN EMPOZE ETTIGI CAGDAS HAYAT (!) HER YERDE OLDUGU GIBI BURADA DA IFLAS ETTI ...!

Erkekler "Hayatım hâlâ hazır değil misin" yakınmasında haklı çıktı. Araştırmaya göre, kadınlar dışarı çıkmadan önce 90 hazırlık yapıyor...Erkekler her zaman kadınların kendilerini bekletmesinden şikayet eder. Kadınlar ise bu konuda daima inkar yolunu seçer. Ancak İngiltere'de yapılan bir araştırma erkeklerin bu konuda "haklı" olduğunu ortaya koydu. Lastminute.com adlı bir internet sitesinin 3 bin yetişkin üzerinde yaptığı araştırmaya göre, kadınlar hayatları boyunca dışarı çıkmadan yaptıkları hazırlıklar için 2 yıl harcıyor. ( Vatan GAzetesi : 11.11.2005 )
Bayanların içine düşürüldüğü ikileme bakar mısınız...!Hem eşi için süslenmiyor - çünkü dışarı çıkarken , eşinden çok başka insanlar için süslenmek zorunda bırakılıyor , hem de ömürlerinden iki yıl çalınıyor...!Bari eşi için yapsa da evlilikler ve saadet uzasa...!Aynı durum erkekler için de tabii söz konusu...!



Sevgililerimden (... ! ) yediğim dayakları hep gizledim
Manken Deniz Akkaya’yla röportaj
Yüzünüze ne oldu?- Dayak yedim.Nasıl yani?- Bildiğiniz dayak yedim. Üstelik bu ilk değil. Şaka yapıyorsunuz!
- Yok, hayır. Her seferinde gizledim. Çünkü ‘Deniz Akkaya dayak yemiş. Erkek arkadaşı onu dövmüş. Bir tokat patlatmış. Kulağı duymaz olmuş’ diye ortalıkta konuşulması, kendime yakıştıramadığım bir şey. Susmayı tercih ettim. Ama artık yeter! Bir değil, iki değil. Nereye kadar susacağım? Bir de şunu fark ettim: Bu tür şeyleri dışa vurmak gerekiyor. Sen çıkıp anlatırsan, başkaları da anlatıyor...Pardon pardon!.. Bu hikaye tam olarak nedir, önce onu anlayalım...- Tek taraflı bir kavga. İtiş kakış ve sıkı bir Osmanlı tokadı. Morlukların önemi yok, geçer. Ama sol kulağım artık çok /_newsimages/687154.jpgzor duyuyor.Sebebi nedir bu kavganın?- Şimdi söyleyeceğim, güleceksin: Eve geç gelmem. Ben işim olmadığı zaman erkek arkadaşımdan önce evde olmaya özen gösteren biriyim. Evde yemek olsun diye de çırpınırım. Yani öyle başına buyruk biri değilim. Ama geçen pazar eve geç geldim. Sen misin böyle yapan...Bu ilk değil dediniz...- Değil. Bir başka erkek arkadaşım da yüzümü anahtarla çizmişti. Hatta Hülya Avşar, ‘Yüzündeki o şey, geçmeyecek’ dedi. Onun programına çıkmıştım o aralar. O an gerçeği söylemek aklımdan geçti ama sonra vazgeçtim, ‘Ha o mu? Kedi tırmaladı’ dedim. O olaydan sonra psikolojik destek aldım. Ve şunu öğrendim: Sadece gecekondudaki kadınların başına gelmiyor. Bizim gibi kadınlar da dövülüyor, itilip kakılıyor. Bir başkası da parmağımı arabaya sıkıştırdı..Bu insanlar, sizin hayatınıza girmiş adamlar, yani eski sevgilileriniz... Öyle mi?- Evet ama hepsi dayakçı değildi tabii! Sadece bazıları. Ortak özellikleri de: İyi okullarda okumuşlar, hatta master filan yapmışlar. Eğitim diyoruz ya, eğitim de sökmüyor. Bir süredir bu meseleyi etrafımdaki kadınlarla konuşuyorum: Ben anlattıkça, onlar da anlatıyor. İnanılmaz hikayeler... Kaldı ki, tokadı yiyip oturunca, yüzümde iz kalacak mı, hangi fondotönle nasıl kapatabilirim diye düşünüyorum.Siz bu adamları çok mu arıyorsunuz?- Bilmiyorum ki. Belki de ben hayatıma yanlış insanları sokuyorum. Belki de değil, öyle. Ama inanıyorum ki, benzer saldırılara maruz kalan pek çok şöhretli kadın var. Onlar mutlu aile tablolarını bozmamak için söylemiyorlar. ( Hürriyet : 14 Kasım 2005 )
İşte Deniz'in medyada bilinen aşkları:Uğur Kozanoğlu- Koray Kasap- Murat Cevahir- Okan Bayülgen- Gökhan Çil- Teoman-Erdal Acar- Yılmaz Erdoğan- Faik Ergin- Berent Aydemir- Mehmet Söğütlüoğlu- Levent Penso- Ali Dinçer- Ferda Anıl Yarkın- Aşkın Topallar- Yavuz Bingöl- Engin Yakut- Kargo Koray- Murat Aslan- Alican Ulusoy- İgal Erbaş- Ali Rıza Özderici (AKŞAM:15.11.05 ) Sevgililerimden (... ! ) yediğim dayakları hep gizledim
Manken Deniz Akkaya’yla röportaj Yüzünüze ne oldu?- Dayak yedim.Nasıl yani?- Bildiğiniz dayak yedim. Üstelik bu ilk değil. Şaka yapıyorsunuz!
- Yok, hayır. Her seferinde gizledim. Çünkü ‘Deniz Akkaya dayak yemiş. Erkek arkadaşı onu dövmüş. Bir tokat patlatmış. Kulağı duymaz olmuş’ diye ortalıkta konuşulması, kendime yakıştıramadığım bir şey. Susmayı tercih ettim. Ama artık yeter! Bir değil, iki değil. Nereye kadar susacağım? Bir de şunu fark ettim: Bu tür şeyleri dışa vurmak gerekiyor. Sen çıkıp anlatırsan, başkaları da anlatıyor...Pardon pardon!.. Bu hikaye tam olarak nedir, önce onu anlayalım...- Tek taraflı bir kavga. İtiş kakış ve sıkı bir Osmanlı tokadı. Morlukların önemi yok, geçer. Ama sol kulağım artık çok /_newsimages/687154.jpgzor duyuyor.Sebebi nedir bu kavganın?- Şimdi söyleyeceğim, güleceksin: Eve geç gelmem. Ben işim olmadığı zaman erkek arkadaşımdan önce evde olmaya özen gösteren biriyim. Evde yemek olsun diye de çırpınırım. Yani öyle başına buyruk biri değilim. Ama geçen pazar eve geç geldim. Sen misin böyle yapan...Bu ilk değil dediniz...- Değil. Bir başka erkek arkadaşım da yüzümü anahtarla çizmişti. Hatta Hülya Avşar, ‘Yüzündeki o şey, geçmeyecek’ dedi. Onun programına çıkmıştım o aralar. O an gerçeği söylemek aklımdan geçti ama sonra vazgeçtim, ‘Ha o mu? Kedi tırmaladı’ dedim. O olaydan sonra psikolojik destek aldım. Ve şunu öğrendim: Sadece gecekondudaki kadınların başına gelmiyor. Bizim gibi kadınlar da dövülüyor, itilip kakılıyor. Bir başkası da parmağımı arabaya sıkıştırdı..Bu insanlar, sizin hayatınıza girmiş adamlar, yani eski sevgilileriniz... Öyle mi?- Evet ama hepsi dayakçı değildi tabii! Sadece bazıları. Ortak özellikleri de: İyi okullarda okumuşlar, hatta master filan yapmışlar. Eğitim diyoruz ya, eğitim de sökmüyor. Bir süredir bu meseleyi etrafımdaki kadınlarla konuşuyorum: Ben anlattıkça, onlar da anlatıyor. İnanılmaz hikayeler... Kaldı ki, tokadı yiyip oturunca, yüzümde iz kalacak mı, hangi fondotönle nasıl kapatabilirim diye düşünüyorum.Siz bu adamları çok mu arıyorsunuz?- Bilmiyorum ki. Belki de ben hayatıma yanlış insanları sokuyorum. Belki de değil, öyle. Ama inanıyorum ki, benzer saldırılara maruz kalan pek çok şöhretli kadın var. Onlar mutlu aile tablolarını bozmamak için söylemiyorlar. ( Hürriyet : 14 Kasım 2005 )
İşte Deniz'in medyada bilinen aşkları:Uğur Kozanoğlu- Koray Kasap- Murat Cevahir- Okan Bayülgen- Gökhan Çil- Teoman-Erdal Acar- Yılmaz Erdoğan- Faik Ergin- Berent Aydemir- Mehmet Söğütlüoğlu- Levent Penso- Ali Dinçer- Ferda Anıl Yarkın- Aşkın Topallar- Yavuz Bingöl- Engin Yakut- Kargo Koray- Murat Aslan- Alican Ulusoy- İgal Erbaş- Ali Rıza Özderici (AKŞAM:15.11.05 )

İŞ DÜNYASINDA KADINLAR

" Kadınlar iş dünyasında niye erkeklerin oyununa tam olarak katılamıyor? Bu soru hep sorulur, hep ayrımcılıkla ilgisi kurulur. Oysa bana sorarsanız, kadınlar ve erkekler milim milim eşit haklara, olanaklara sahip olsalar bile kadınlar, erkekler dünyasında erkekler gibi 'top koşturamaz'. Çünkü hisleri vardır, olup biten en küçük şeylere dair bir hisleri. Bu da 'hissiz bir dünyada' yorucudur elbette. Kadınlar bu yüzden daha çok yorulur. Hatta bu yüzden kadınların erkekler dünyasında erkekler gibi (!) top koşturamamaları iyidir. Çok sağlıklıdır. Başarının esas olduğu bir toplumda bu sözler kulağa iyi gelmeyebilir ama kadınların 'başarısızlığı' (?) insanlık adına iyi bir şeydir. Serena'nın oturup kendini gözden geçirmesi, erkeklere komik, zayıf ve 'kafa karıştırıcı' gelecek düşüncelere dalması iyidir. Çünkü Beckham'ın ve erkeklerin kafası hiç karışık değildir. Nasılsa hayatta bir gol daha atmak onları kendine getirir ve bütün sorunları çözer. Gol atamamasına rağmen güçlü hissedecek erkekler bu yüzden hep çok nadir olacaktır! Erkekler, kendilerinden beklenen 'duygusuzluk' mitine rağmen nadiren insan kalacaktır! " (Ece Temelkuran,Milliyet :05 Temmuz 2004) TABİİ Kİ KADIN'DA ÇALIŞABİLİR AMA BİZDE AYNI ŞEYİ SÖYLÜYORUZ KADIN DUYGUSALDIR- DOĞASI GEREĞİ - VE BU YARATILIŞ GEREĞİ KENDİNE UYGUN ALANLARDA ÇALIŞMALIDIR...TEDAY İSLAM VE KADIN HAKLARI DOSYAMIZDA!


MANKENLİK NEDİR ?
BİR GAZETE HABERİ : " MANKEN ÇAĞLA ŞIKEL 3.5 AY ÖNCE GAZİNOCULAR KRALININ OĞLU ... DAN AYRILDI....DİZİSİ BAŞROL OYUNCUSU İLE FLÖRT ETTİ.ŞİMDİDE ... HOLDİNG PATRONUNUN YEĞENİ İLE AŞK YAŞIYOR..." ( POSTA : 12.04.2004).MANKENLERİN TC'NİN KURULUŞ TARİHİ VEYA ATATÜRK'ÜN DOĞUM TARİHİNİ ...VS BİLMEDİKLERİNİ BİLİYOR MU İDİNİZ?PEKİ ONLARI BU ADAR PARA KAZANDIRAN - AMA AZ VERGİ ÖDETTİREN - ÖZELLİKLERİ NE ACABA ...?!

KOCAM ÇALIŞSIN BEN EVİMİN KADINI OLAYIM

İNGİLTERE'DE YAPILAN BİR ARAŞTIRMA, İYİ BİR EĞİTİM ALIP İŞ HAYATINA ATILAN KADINLARIN PARLAK BİR KARİYER YERİNE EVİNDE OTURUP ŞAKİN BİR YAŞAM SÜRMENİN HAYALİNİ KURDUĞUNU ORTAYA ÇIKARDI .
İNGİLTERE'DE 30 YAŞLARINDA, ÇALIŞAN 1500 KADINLA YAPILAN BİR ANKET, KADINLARIN BÜYÜK BİR BÖLÜMÜNÜN İŞ HAYATINDAN SIKILDIĞINI GÖSTERDİ. KADIN DERGİSİ NEW WOMAN'IN ANKETİNE KATILANLARIN YÜZDE 61'İ MUTLU BİR EVLİLİK YAPMANIN, SAKİN BİR KASABAYA YERLEŞEREK EVİNİN KADINI OLMANIN HAYALİNİ KURUYOR. ÜÇTE İKİSİNDEN FAZLASI "PARAYI ERKEK KAZANMALI" DİYOR. KADINLARIN ÖNEMLİ BİR BÖLÜMÜ İSE KARİYERİN O KADAR DA ÖNEMLİ OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYOR. ULUSAL AİLE VE EBEVEYN ENSTİTÜSÜ'NDEN VİCKİ SHOTBOT BU ARAŞTIRMAYI "MODERN KADININ UYANIŞI" OLARAK GÖRÜYOR. SHOTBOT'A GÖRE BU UYANIŞIN NEDENİ KADINLARIN ARTIK İSTEDİKLERİ HER ŞEYİ ELDE EDEMEYECEKLERİNİ ANLAMIŞ OLMASI. ANKETTEN ÇIKAN DİĞER ÇARPICI SONUÇLAR İSE ŞÖYLE: 10 KADINDAN 9'U ÇİFTLERİN BİR ARADA OLMAK İÇİN YETERİNCE ÇABA GÖSTERMEDİĞİNE İNANIYOR. İLİŞKİDE EN ÖNEMLİ ŞEYİN BAĞLILIK OLDUĞUNU SÖYLEYENLER YÜZDE 95'KEN, CİNSELLİK DİYENLER YÜZDE 5'TE KALARAK AZINLIĞI OLUŞTURUYOR.
BİZ MECBURİYETTEN ÇALIŞIYORUZ!
İNGİLİZ KADINI ÇALIŞMAKTAN BIKTI. PEKİ YA BİZİM KADINLAR? KÜÇÜK ÇAPLI BİR ANKET YAPTIK. BİZDE DE İLGİNÇ SONUÇLAR ÇIKTI! ... (VATAN : 11/03/2005 )
BİZ DESEK NE GERİCİLİĞİMİZ KALIR NE KADIN DÜŞMANLIĞIMIZ...İNGİLTERE BİZDEN ÇOK ÖNCE KADINLARI ÇALIŞTIRMAYA BAŞLAMIŞTI...İŞTE TÜRK KADINININ 100 YIL SONRASI...



Bodrum'da Saygı Çevik, ayrılmak isteyen liseli sevgilisi E.A.'nın çıplak görüntülerini internette yayımladı
Turizm ve eğlencenin başkenti Bodrum'da yeni bir "Gamze Özçelik vakası" yaşanıyor.
26 yaşındaki Saygı Çevik, kendisinden ayrılmak isteyen 16 yaşındaki lise öğrencisi sevgilisi E.A.'dan intikamını, çektiği çıplak görüntüleri internette yayarak aldı. Çıplak fotoğraf ve görüntüleri CD ile çoğaltılıp porno sitesinde yayımlanan genç kızın ailesinde ise dram yaşanıyor. ÇoğaltıldıLise öğrencisi E.A.'nın ayrılmak istemesi üzerine Çevik, önceden çektiği görüntü ve fotoğrafları çoğaltıp elden ele dolaştırdı. Görüntüler internetteki bir porno sitesinde de yayımlandı. Genç kızın emekli asker babası kalp krizi geçirdi, annesi sinir krizi geçirerek hastanelik oldu. Liseli kız da akrabaları tarafından başka bir kentteki klinikte tedavi altına alındı. Bodrum'u terk etmek zorunda kalan ailenin Çevik hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmasıyla ağustosta ortaya çıkan olay üzerine gözaltına alınan Çevik, görüntülerin gizli ve zorla çekilmediği anlaşılınca, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.( Milliyet :12 Kasım 2005 / Cumartesi )

BİR KURBANIN ANATOMİSİ - Adını hatırlayan var mı...!? , zavallı ! -
BURÇİN BİRCAN :

20 yaşında uyuşturucudan ölen Burçin Bircan, günlüğünün son satırlarında "Yatacak yerim yok, kokuyorum. İyice çirkinleştim. Tanrım bir kurtarıcı gönder" diye yalvarıyor.Mezarlıkta cesedi bulunan 20 yaşındaki yüz güzeli Burçin Bircan, tuttuğu günlükte adeta kendisini ölüme götüren süreci anlatmış. Burçin Bircan'ın 20 Ekim 2003'ten yeni yılın ilk gününe kadar yazdığı "Ölüm hikâyesi" şöyle:
20 EKİM: ESKİ BURÇİN GİTTİ
"Hangi aydayız, ayın kaçı bilmiyorum. Yıllar sonra pis bir eroinmanım. Kimin yanında yerim olabilir ki? Banu öğrendiğinde evi terk etmemi istemiş. Melike telefonlarıma çıkmıyor. Sokaktayım. Evden kaçalı 5 yıl oldu. Kötü krizler atlatıyorum. Hastayım, saat öğleden sonra 3 suları. 4 - 5 gibi Recep'le (Recep Duman, uyuşturucu satıcısı) buluşacağım. İnşallah beni tedavi edecek. Ailem yıllardır 'Bu senin hayatın, kararını ver' deyip duruyordu. Şimdi 20 yaşındayım. Bana 'Geri gel, Deniz'le evlen, kurtul' diyorlar. Artık çok geç annecim, babacım. Artık o küçük, mutlu, hayatı seven Burçin yok."
25 Ekim: "Arkadaşlarım Beşiktaş'ta ev tutmuş. Ne resimlerimden, ne gönderdiklerimden haber gelmedi. Önder eve kabul eder sanıyordum ama maalesef beni çok beğeniyor. Favorisi olduğumu söylüyor."
4 KASIM: BEŞ PARASIZIM
"Yine evim yok. Sokaktayım, yani her gün banyo yapacak bir yer arıyorum. Haftada bir kez yıkanıyorum. Onu da yapabilirsem. Tam eroinman oldum. Yıllardır kurtulmak istiyorum. Ailemi aradım. Ama onlar beni kabul etmediler. Tek istedikleri Deniz'le evlenmem. Eroinmanım, o çocuğu da kirletemem. Bu yüzden ondan uzak duruyorum."
"Evim yok. Bir işim de. Param da yok, sevgilim de. Hiçbir şeyim yok. Bütün eşyalarımı, bilgisayarıma kadar sattım. Sadece tablolarım ve giysilerim Burcu'nun deposunda. En samimi arkadaşım, dostum. Banu bile beni istemiyorsa işim bitti demektir. Geçenlerde Taylan aradı ve beni evinin kapısından kovduğuna pişman olduğunu, yanıma gelmek istediğini söyledi. Evim olmadığı için ona gel diyemedim. Cavidan hâlâ pasaportumu vermemekte ısrarlı. Annemi arayıp İzmir'e dönmek istediğimi, orada çalışıp evimizde kalmak istediğimi, sokakta kaldığımı söyledim. Ama babam inatla kabul etmiyor."
"Herkes oruç tutuyor, herkes ailesiyle orucunu açıyor. Bazen reklamları izlerken, ailemle sahura kalktığımız günler aklıma geliyor. Boğazıma yumruk tıkıyorlar sanki, lanet olsun. Çıkıyorum şu b..tan yaşantıdan. Üstüm başım leş gibi. Kaç haftadır üstümde aynı kıyafetler var, utanıyorum. Gece kulübe bile gitmiyorum, acayip çirkinleştim, zayıfladım, kendimden nefret ediyorum. Bazen annemi istiyorum. Ona sarılmak, koklamak, dokunmak. Ama yok, kim bilir nerelerdedir? Tanrım bana öyle birini yolla ki, beni kendimden bile çok sevsin, elimi tutsun. Beni bu pislikten çıkarsın."
14 KASIM: HER ŞEYİMİ SATTIM
"Bilgisayarım, cep telefonum, param, kameram, her şeyimi eroin almak için sattım. Beni bu pisliğe alıştıran, Nedim (Doğan) pisliği, şimdi benden daha mutlu ve ailesiyle... Kurtulmak ve yeniden mankenliğe başlamak istiyorum. Çok mutsuzum. Sebebi, ben Burçin Bircan'dım. Türkiye birincisi olup sonra Dominik Cumhuriyeti'nde dünya üçüncüsü seçildikten sonra bu iğrenç, beş kuruşluk insanların şiddetine maruz kalmam haksızlık!
Bir yere gelmiş olmama rağmen, nasıl oluyor da ben bir b.. yapamıyorum? Tabii her şey o pislik kadın Cavidan Kutlu yüzünden. Ona ömrümün sonuna kadar beddua edeceğim. Allahım, Ramazan gününde diliyorum ki, bir anda her şey tersine dönsün ve inanılmaz bir yükselişe geçeyim."
1 OCAK: SON YAZI...
"Balıklı Rum'da geçen 20 günün sonunda Önder beni çıkardı. Dün yeni yıldı, beni Müge'nin evine bıraktı. Beni Balıklı Rum'a yatıran Önder, artık başımın çaresine bakmam gerektiğini söyledi."
Bircan, bu yazıdan yedi gün sonra, Kozlu Mezarlığı'nda, kolunda iğne delikleriyle ölü bulundu.
'Nasıl bu hale düştüm?' Kozlu Mezarlığı'nda kolunda iğne delikleriyle ölü bulunan 20 yaşındaki Burçin Bircan'ın günlüğünde, yaşadığı çaresizlik hemen hissediliyor. Ne gidecek yeri ne de parası olan Burçin, bu hale düşmesini de haksızlık olarak nitelendiriyor. Kendisini Nedim Doğan'ın uyuşturucuya alıştırdığını da yazan Burçin, "Her şeyimi sattım. Hep o Nedim pisliği yüzünden" diyor ve onun ailesiyle mutlu olmasına isyan ediyor.
Hastanede de günlük tutmuş
'Dünya iyisi bir adam yatırdı beni buraya, çok zengin ama bir o kadar da gönlü cıvıl cıvıl bir insan' diye başlıyor Bircan'ın hastane günlerini anlattığı günlüğü... Balık Rum Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde yılbaşı öncesi yaşadığı anıların arasına uyuşturucuyla ilgili şu çarpıcı satırlar da yer alıyor: "Neler dönüyor burada, eroin getirtenleri mi dersin, hap getirtenleri mi dersin, esrar getirtenleri mi! O kadar yasa varken nasıl becerdiklerini ben bile anlamıyorum. Hemen bir sigara yakıyorum." Yurtdışından bile tedavi için gelenlerin olduğunu aktaran Bircan, gelme nedenini komik bulduklarını ise şöyle anlatıyor: "Kiminin gelme amacı çok komik. Adam buraya gelip kanını temizletip çıktığında daha iyi kafa yaşasın diye gelmiş! Süper ya! Böyle adamlar hâlâ yaşıyor demek ki!"

İKİ ÜÇ YIL ÖNCESİNİN YÜZ GÜZELİ, ŞİMDİNİN UYUŞTURUCU MÜBTELASI,PARA KARŞILIĞI VÜCUDUNU SATAN VE BİR GECE MEZARLIK YANINDA CESEDI BULUNAN ÇAĞDAŞ HAYAT(!)'IN KURBANLARINDAN BİRİ:Adli Tıptan gelen ön rapor dehşet verici. Büyük bir olasılıkla Burçin Bircan canlı canlı ölüme terk edilmiş. Yani Kozlu Mezarlığı'na getirilip atıldığında henüz yaşıyormuş genç Burçin. Bunu yumuşak topraktaki sürüklenme izlerinden, giysilerinin arkasındaki sıvanmış çamurdan ve bu sırada yukarı doğru sıyrılan gömleğinden anlıyorlar. Ayrıca kızın tırnaklarını çamura geçirip, çırpındığı ve olduğu yerde debelenerek can verdiği ihtimali de yüksekmiş bu yüzden. Kim bu motosikletli :genç Sızan bilgilere göre Burçin Bircan son haftalarda motosikletli ve uzun saçlı bir gençle birlikteydi. Bu genç, Bircan'a hem uyuşturucu hem de madde temin etmek için gereken parayı bulacağı seks partnerleri sağlıyor ve komisyon alıyordu. Bazı görgü tanıkları ölüm olayının olduğu gün Burçin'i bu gençle birlikte gördüklerini belirtti.Çöpsakal Nedim :
Yine edinilen bilgiler arasında Burçin Bircan ve şu an cezaevinde olan sevgilisi Orhan Aras'ın içinde bulunduğu kadronun lideri olarak Çöpsakal Nedim adlı bir başka gencin daha arandığı anlaşıldı. Dudaklarının altında üçgen şeklinde küçük bir sakal parçası olduğu için Çöpsakal Nedim olarak çağrılan bu gencin eski bir sabıkalı olduğu, 2 yıl önce üzerinde çok sayıda ecstacy hapı yakalattığı, 8 ay cezaevinde kaldığı anlaşıldı. Cinayet masası ve narkotik dedektiflerinin 2 gündür her yanda baskınlar yaparak aradıkları Çöpsakal Nedim'in memleketi olan Mersin'e kaçtığı belirlendi. Burçin Bircan'ın yarışma kazandıktan sonra verilmesi gereken ödüllerini vermeyip, üzerine yatmakla suçladığı bir organizatör. Burçin'in son röportajlarında "Benim bu hale gelmemin sebebidir" demesini ihbar kabul eden emniyet birimleri savcılığın da bilgisi dahilinde Cavidan Akyol'u şubeye davet edip uzun uzun sorguladılar. Bu arada Burçin'in uzun süre Akyol'un asistanı olan yine uzun saçlı, sırtı boydan boya dövmeli bir gençle de ilişkisi olduğu, ortak arkadaşları olan bir transseksüelle hep birlikte bazı paralı seks alemlerine katıldıkları öğrenildi. Talihsiz bir kadın :
Bu arada Cavidan Akyol'un eşi Süha Kutlu'nun da yıllar önce yine bir uyuşturucu aleminde aşırı dozdan öldüğü, yanındaki iki kız kardeşten Esrahan'ın ise halen AMATEM'de (Alkol Ve Madde Bağımlıları Tedavi Merkezi) yattığı anlaşıldı. Süha Kutlu Ahu Tuba'nın da ilk eşi olarak ünlenmiş bir playboydu. Ta o zamanlarda bile narkotik polisinin şüpheliler listesinde olan Kutlu birkaç kez gözaltına alınıp, delil yetersizliğinden serbest bırakılmıştı...!

ŞÖHRET DÜNYASININ (...) İÇ YÜZÜNÜ ÇOK İYİ BİLEN AYKUT IŞIKLAR'DAN
Para ve şöhret meraklısı kızlar!.. Bu örnekleri mutlaka öğrenin
Ben birisi veya bir konu hakkında iddialı konuşuyorsam mutlaka bunun altında; uzun yıllarda yaşanmış birçok olay hatta kendi yanlışlarımdan oluşan bir zincir vardır. Kısacası buna tecrübe diyoruz. Laf olsun diye yazı yazmam, konuşmam...
Yazılarıma yıllardır tiryaki olanlar hemen hatırlar.
Her zaman genç şarkıcı veya artist adayı kızlara 'Aman sakın evli bir sevgilinin sözlerine ve hareketlerine güvenmeyin. Belki kısa zamanda bazı somut şeylerin sahibi olabilirsiniz. Ama bunların bedelini ilerde fazlasıyla sizden alır erkek milleti. Hele pili iyice bittiği zamanlar... Bırakın başarı geç olsun ama sizin olsun' diye kaç kez yazdım.
Ve kimsenin yazmaya cesaret edemeyeceği örnekleri gösterdim.
Türkan Şoray, kendinden 30 yaş büyük evli barklı bir adama 26 yılını verdi. Peki sonra yani kendisi yaşlanınca ne oldu? Yıllarca 'evim' dediği mekanı mahkeme kararı ile satın aldı. Bu parayı temin etmek için de TV dizilerinde Haluk Bilginer'e yardımcı oyunculuk yapıyor.
Yapımcı-yönetmen Memduh Ün'e hayatını adayan Fatma Girik'in para-pul derdi yok. Ama o kocaman boş evin duvarları bazen üzerine doğru gelmiyor mu? Torunları koşuşsa, evde her zaman yaşam sesleri olsa daha iyi olmaz mıydı? Şimdi kime, neyi konuşuyordur. Çok merak ediyorum, evine misafir geliyor mu?
Pakize Suda, İzmir'den geldiği ve çok güzel olduğu günlerde, şayet Beyaz Kelebekler grubunun davulcusu Turgut Akyüz'e âşık olmasa idi... Şimdi belki çok zengin bir şarkıcı olup, Marmaris'te ada sahibi olabilirdi. Veya çocukluk arkadaşı Sezen Aksu gibi yüzlerce bestesi olan bir müzisyen... Rahmetli Turgut da evli idi. Sonuçta Pakize'nin gençliği uçup gitti.
Perihan Savaş, İbrahim Tatlıses ile geçen yıllarını anımsayınca acaba ne düşünüyor? 'İyi ki yaşadım, çok mutlu günler' mi diyor yoksa, keşke o zaman sadece işime baksaydım da bir kenara para koysaydım. Bak şimdi böyle TV'lere koşturmazdım' mı diyor.
Muazzez Ersoy'u bu alemde bir yere getiren 14 yıllık büyük aşkı Metin Güneş, şimdi mutlu yuvasında yaşıyor. Çocuklarını gezdiriyor. Belki de Ersoy'un afişlerini duvarlarda görünce 'heyecanlı bir macera' diye sadece gülüyor. Hayat kavgası devam eden Ersoy ise sanki yeni şarkıcı gibi, kendini tekrar halka kabul ettirmeye çalışıyor. Çünkü bu mantık olmazsa, ardından gelen gençler üzerine basıp geçerler. Özel yaşamında mutlu mu, bilmiyorum. Bu yaştan sonra olsa ne olur ki...
Emel Sayın hayatının en verimli ve olgun olması gereken günlerinde bir hukuk profesörüne âşık oldu. Adam evli idi ve müthiş bir eşi vardı. Zirvedeki bir sanatçı olmasına rağmen inanılmaz hakaretler işitti, kötü günler-geceler geçirdi. Günah değil mi o geçen zamana?..
Gülben Ergen 17 yaşında bir tavernacının çevresinden faydalanmak istedi, yatağına girdi... Görüyorsunuz tam 10 yıl sonra bunun bedelini ödüyor. O günlerde kim bilir ne planları vardı? İlyas Atak adındaki tavernacının kaşına gözüne âşık olduğunu sanmıyorum. Siz?
Dün gazetelerde bir haber vardı. Genç solistlerden Esra Özmen'in müzisyen sevgilisi meçhul kişiler tarafından vurulmuş. Esra bunun eski sevgilisi tarafından yapıldığını iddia ediyor. Eski sevgili de Selçuk Çobanoğlu adındaki evli bir iş adamı. Esra'dan da en az 20 yaş büyük. Yıllarca aynı evi paylaştılar. Adam maddi manevi yardımlar yaparak Esra'yı bu duruma getirdi. Şimdi tabancalar, kurşunlar konuşuyor. Böyle olacağını tam bir yıl önce açıkça yazmıştım.
Bir başka örnek...
Hani Emel Sayın ile Mehmet Ali Erbil'in başrol oynadığı 'Aşkım Aşkım' TV dizisinde bir güzel garson vardı. Aptal sarışın rolündeki garson. Mutlaka tanıyorsunuz, ismi Yeliz Yeşilmen... Aslında yetenekli bir oyuncu... Ama çok sabırsız. Ve kendini o kadar çok akıllı sanıyor ki... Aynen Gülben Ergen gibi... Bu aleme İbrahim Tatlıses tarafından sokuldu. Nedense Tatlıses ondan nefret eder.
Gazetelere yansıyan son evli sevgilisinin eşine göre...
'İlk olarak Yunus Bülbül'ün yuvasını yıktı. Daha sonra Ceyhun Başaran adındaki işletmecinin... Şimdi de Ali Uğur Akbaş adındaki iş adamı ile birlikte imiş. Her an her şey olabilirmiş.'
Şimdi size soruyorum. Star sanatçı olacağım diye, küçücük yaşında hayatından en az 3 evli (hepsi de babası yaşında) erkek geçen bir genç kız...
Sizin gözünüzde ne kadar saygın olabilir? O kızı günün birinde hangi aklı başında, mert bir delikanlı sever? Ve evlenip çocuk sahibi olmayı ister? Hadi buldu diyelim. Çocuklarından da utanmaz mı insan?..
Genç kızlar, ne olur küçük kızlara meraklı adamların tatlı sözlerine inanmayın. Bu işlerin sonu mutlaka hüsran oluyor.
...... ve ismi şu dakika aklıma gelmeyen benim için özel ve çok güzel şarkıcı kardeşlerim...Size sesleniyorum.
Neyinize güvenip de şarkıcı olmaya kalkışıyorsunuz? Başka işiniz yok mu sizin? Hele bazılarınız adam gibi adam bulup evlenmiş... Anne olan bile var aranızda...'Gazetecilere ve TV'cilere arkadaşlarınız hakkında dedikodu ver' desek kaçarsınız. Zaten siz gazetecilere yalakalık yapmasını da bilmezsiniz. İspiyon, iftira yok sizde...TV müdürlerine veya dizi yapımcılarına gidip 'Abi beni meşhur etsene' demezsiniz.
Gazetelerin pazar ilavelerine kapak olmayı da beceremezsiniz. Adına 'prodüksiyon' denilen işi (rüşvetin kibarcası) yapan aracıları da tanımazsınız. Zaten onları tanısanız iş kolay. 3 bin dolara bile kapak kızı olunuyor. Ayrıca bu işi üstlenecek pek çok çapkın ay pardon sponsor firma da var. Hadi parayı bulup, adresine ulaştırdınız diyelim...,
.....bugünlerde TV reklamlarında çocuklara ninni söyleyen ahlak abidesi Nilüfer'in... Hem nişanlısını, hem de eşini başka erkeklerle aldatırken yakalandığını bilmiyorsak, Pınar Altuğ'a kızmaya hakkımız yok. Genç kuşak bilmez. Nilüfer'in maceralarını piyanist nişanlısı Rıza Silahlıpoda ve yapımcı eşi Yeşil Giresunlu'ya sorabilirsiniz. Pınar Altuğ, bence Nilüfer'e göre rahibe gibidir.Sahnelerin diğer idolleri Ajda Pekkan. Sezen Aksu, Muazzez Abacı ile Gönül Yazar'ın özel yaşamlarını ne kadar biliyorsunuz? Kaç kez evlendiler, hayatlarına hangi erkekler girdi?Tam olarak doğruları bilmiyorsanız, Muazzez Ersoy, Ebru Gündeş, Sibel Can, Gülben Ergen, Sibel Turnagöl'ün özel yaşamını hiç karıştırmayın. Çünkü insafsızlık olur. Ablalarının yanında çırak kalırlar. Eskiler zamanında TV yoktu, gerçekleri yazacak gazeteci yoktu. Yazanlara da hastane odasında 'geçmiş olsun. Gazetecilik hali, her gazetecinin başına gelebilir' dendi.Türk sinemasının en saygın sanatçısı, yani 'Kraliçesi', 'Sultanı' kabul edilen Türkan Şoray Hanımefendi, 26 yıl evli bir erkekle aynı evi paylaşmışsa... Sinemanın 'erkek Fato'su Fatma Girik, 40 yıldır Memduh Ün ile nikâhsız yaşıyor.
....Sınav röportajlara başlar. Ünlü mankenlere, ilkokul mezunu olan herkesin bildiği veya bilmesi gereken genel kültür soruları sorarak, ne kadar cahil ve kültürsüz olduklarını halka göstermeye çalışırlar...Örneğin Atatürk'ün ne zaman doğduğunu, öldüğünü bilmeyen o ünlü mankenlerimizi hep bu sayede öğrendik.Yanılmıyorsam en son 'Cumhuriyet'in kaçıncı yıl dönümünü kutlayacağız? sorusuna yanıt aranmıştı. 30 kişi bir türlü doğru yanıtı bulamamıştı. 'Ben Almanya'da büyüdüm. Bu yüzden bilmiyorum' diyen mankeni siz de ibretle izlemişsinizdir. Bir tanesi de pat diye '10. yıl' dedi. Hemen bir yakın arkadaşı araya girdi 'Olur mu kızım. Onuncu Yıl Marşı'nı ben Kenan Doğulu'dan en az 5 yıldır dinliyorum. Kenan 5 yıl önce bu besteyi yapsa, demek ki Cumhuriyet en az 15 yıl önce kurulmuş ' dedi....Atv'de sabahları 'Hayat Bu', Kanal D'de 'İşte Hayat'... Star TV'de bir benzeri...Hepsinde konuşan, ağlayan ve yüzlerine bazen maske takan kadınlar. Onların kocaları, delikanlı sevgilileri...Artık 25 santimlik mini eteği ile karşımıza çıkan, saçma sapan konuşmalar yapan şarkıcı hanımları söylemiyorum. Bunların bazıları 15 yaşında erkek çocuk annesi...Akşamları ise başka bir alem... Elinizdeki uzaktan kumanda aletinin hangi düğmesine bassanız, karşınızda kocasına nasıl çiş yaptırdığını anlatan Hülya Avşar, eski sevgilisinin kendisi için yaptığı beste ile dalga geçen her yeri ortada bir kadın, porno kaseti firari iş adamının kasasında bulunan bir şarkıcı, resmen vücudunu satarak hayatını kazanan pek çok şarkıcı, artist ve manken... Böyle yüzlerce örnek sayabilirim.Bunlar mı Atatürk Devrimleri'ni savunan, çağdaş Türk kadınları? diye soruyor kendi kendine?... Kendini çağdaş sanan, aslında kara cahil olduğunu bile bilmeyen insanlar eğitilmediği, kontrol altına alınmadığı sürece...Kimse Anadolu veya büyük kent varoşlarında oturan kadınların türbanına karışmasın. Zaten 80 yıl karıştılar da ne oldu
Hizmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 30.08.09, 03:39 PM   #2
hakancayir
Erkek Üye
 
hakancayir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 5.788
Tesekkür: 0
936 Mesajına 1.413 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 12
hakancayir is on a distinguished road
Standart Cevap: Çağdaş Hayat ve Kadın

Bir Neslin Dramı!

Şule Yüksel Şenler "Birleşen Yollar"daki namaz sahnesini anlatıyor.;

Alıntı:
"Çekim sırasında da Türkan Şoray'la birlikteyiz. Duygularında da çok güzel gelişmeler oldu. Fakat bunların doruk noktası namaz sahnesindeydi;

Feyza'nın hidayet sahnesi...

Ellerimle örttüm başını, namazı nasıl kılacağını tarif ettim. Bir hayli çalıştıktan sonra namaz sahnesi çekimi başladı.

Seccadesini seriyor ve namaz kılıyor... Büyük bir ahşap konakta çekiliyordu film. Tam Tahiyyat'a oturduğu sırada kamerada bozukluk oldu. Rejisör;

'Hiç yerinizden kıpırdamayın, hemen devam edeceğiz' dedi.

Ortada sessizlik...

Türkan Hanım, namazı bıraktı; yan olarak oturdu.

Öyle bir alem içinde ki... Etrafında kimseyi görmüyor;

'Şule Hanım, Şule Hanım...Nerdesiniz?'dedi.

Hani âmâ bir insan el yordamıyla oturacağı yeri arar ya aynen öyle. Türkan Hanım bir şey mi oldu dedim. Baktım siyah gözlerinde yaşlar irileşmişti.

'Şule Hanım namazın rol icabı olanı insanı bu kadar etkilerse ya...'

Sözlerinin sonunu getiremedi,

'Size yapamam, diyordum ama nasıl olacak bu? Bu halimle nasıl namaz kılacağım'

Birden fenalaştı ve;

'Şule Hanım çok rica ediyorum. Herkes dışarı çıksın'

Hepimiz dışarı çıkıp kapıyı kapattık. Gazeteciler de yanımızda, herkes ne olacağını merak ediyor.

İçerden,önce yavaş yavaş hıçkırık sesleri.... Daha sonra; .

"Anneeeem..' diye bir feryat. Koca konak inledi.

'Annem, önümde bu nurlu yollar varken, ... mahşerde iki elim yakandadır annem...'

Hıçkırıyor ve avazı çıktığı kadar bağırıyor. Düşünebiliyor musunuz? Herkes hıçkıra hıçkıra ağlıyor. Bir müddet sessizlikten sonra kapı açıldı. Gözleri şiş şiş...

'Türkan Hanım, isterseniz gelin, bir saat dinlenin, sonra devam ederiz 'dediler.

'Hayır, lütfen, devam edemeyeceğim. Ben birazdan giyinip geliyorum.'dedi ve içeri girdi. Çıkarken, daha önce hacdan gelip ona hediye ettiğim büyük şalı başına örtmüş, dolamış, yanıma geldi.

Yalvaran gözlerle karşımda durup:

'Şule Hanım, bakın, rica ediyorum, bugün hiç değilse karşıya geçene kadar beraber olalım.' Ellerimden tutarak;

'Şule Hanım, size yalvarıyorum, hiç değilse Karaköy'e kadar...'

"Tamam" dedim ve arabaya bindik. Başını sağ omzuma koydu. Hıçkıra hıçkıra ağlıyor. Ellerimi tutarak;"

" Şule Hanım, biliyor musunuz ne kadar duyguluyum. Aslında Feyza benim... Feyza benim ancak sesimi hiçbir yere duyuramıyorum, duyuramam da..."
[Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]

ve bir ses Bu Ağlamayı Dindirmek İçin Yavru" diye feryad ediyordu edenlerle beraber. [Linki sadece üyelerimiz Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]

Şimdi bana müsaade et de, şu bâdirede Bahadır'ın olayım. Mızrabımı senin için vurup, feryâdımı rûhuna duyurayım. Bu fırtına ve bu yangında, gerektiği an imdâdına koşamadığım için de, kaldırım taşı gibi şu mücrim başımı ayaklarının altına koyayım ve bütün mücrimler adına senden özür dileyeyim: Bir keyf uğruna varlığına sebebiyet verenleri, etine kemiğine bağlanıp gönlünü unutanları, bir geçici dem için ebediyetine kıyanları, ruhuna hoyratlık aşılayıp sefâletini hazırlayanları affeyle yavrucuk!..

ama ben de affedemiyorum nesli bu hale getirenleri.
hakancayir isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
Çağdaş, hayat, kadın


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Çağdaş kulakların fast food´u rap müzik... hafız20 Kültür-Sanat 0 08.04.09 05:04 PM
ŞEYH HAYAT EL-HARRANİ (HAYAT BİN KAYS BİN REHHAL BİN SULTAN EL-ENSARİ) Muratçiçek Hakk Dostları 0 18.09.08 12:04 PM
Şeytan ve Çağdaş Takipçileri LeoparGS Pırlanta Okumalar 0 07.07.08 01:47 PM
ÇAĞDAŞ FİTNELER: ŞEHVET, SERVET VE ŞÖHRET fatihhh En Mühim Konular 3 08.05.08 09:26 PM
ÇAĞDAŞ HAYATI BENİMSEMİŞ AİLELERE ! Hizmet Yuvamız 0 05.01.06 04:54 AM


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283